30 bin kişilik Sakıp Sabancı portresi

Sakıp Sabancı'nın kaybının 10. yılı dolayısıyla Kutluğ Ataman benzersiz bir video üretti. 30 bin kişinin vesikalık fotoğrafından oluşan iş için 9 bin ekranlık sistem 3 yılda kuruldu. Kutluğ Ataman, bu işinde Sakıp Sabancı'nın 'insansever, sıcak kişiliğine' odaklanıyor.
30 bin kişilik Sakıp Sabancı portresi

Sakıp Sabancı, ölümünün 10. Yılında Kutluğ Ataman’ın çarpıcı bir video işiyle yaşatılıyor. Kendi teknolojisini üreterek yaratılan eser Sakıp Sabancı Ailesi’nin siparişi üzerine yapıldı. Yaratım ve üretim süreci üç yıl süren iş, bugünden itibaren S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı. Dün müzede düzenlenen toplantıda, sanatçı Kutluğ Ataman, SÜ Sakıp Sabancı Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Yönetim Kurulu Üyesi Sevil Sabancı ve Müze Müdürü Nazan Ölçer yapıtın ortaya çıkış sürecini anlattılar. 

Kamuoyunda çok tanınan ve sevilen bir işadamı olan Sakıp Sabancı’yı anlatan eser, onun ‘önce insan’ felsefesinden yola çıkarak hazırlanmış. Eserin temelini çeşitli nedenlerle Sakıp Sabancı’yla bir araya gelen 30 bin kişinin gönüllü olarak verdiği vesikalık fotoğrafları oluşturuyor. Fotoğraflar, bu projeye özel olarak hazırlanan ekran sisteminde bir araya geliyor ve Sabancı’nın ‘paylaşımcı, sıcak kişiliğini, insanlara olan sevgisini ve saygısını’ anlatan özel bir portreye dönüşüyor.

Sakıp Sabancı adlı iş müzede kendisine ayrılan özel salonun tavanında, adeta havada uçuyormuş gibi gözüken, akışkan bir form. Uzaktan bakıldığında bir mozaik etkisi de yaratan iş, 9216 adet küçük LCD ekrandan oluşuyor. Teknik altyapısı Larves Artware Solutions adlı şirket ve Fatih Tosun liderliğindeki bir ekip tarafından üç yılda hazırlanan iki ton ağırlığındaki eser dünyanın en büyük video işlerinden de biri kabul ediliyor. Ekranlar yan yana ve alt alta 64’lü setlerden oluşan, 144 modül halinde birbirine bağlanmış. Her biri 30 bin vesikalık fotoğrafı bilgisayardan rastgele çekiyor ve bir resim yavaşça kaybolurken yerine diğeri beliriyor. Böylece binlerce resmin kıpırdadığı, insanların birbiri ardına yüzünü gösterdiği, canlı, enerjik ama saygılı ve etkileyici bir görsel etki ortaya çıkıyor. Eser bu yanıyla da Sakıp Sabancı’nın Türkiye’de teknolojiye yaptığı katkılara atıfta bulunuyor.

Eser, S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin ardından, Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde izleyicilerle buluşacak. Sergileneceği mekânlarda binanın mimari özelliklerine göre yeniden tasarlanacak çalışmanın, Türkiye’den sonra dünyanın önde gelen müzelerinde de sergilenmesi planlanıyor.

ENERJİSİNİ YANSITIYOR

Güler Sabancı: Sakıp Bey’in olağanüstü bir enerjisi vardı. Herkesle konuşurken gözünün içine bakar kendini özel hissettirirdi. İnsanları çok severdi, çok kucaklardı. Biz de Sakıp Bey’in 10. yılına hazırlanırken bir komite kurduk. Komitenin başkanlığını Sevil Sabancı üstlendi. Önce bir film yapalım diye düşünüldü; film yapalım deyince zaten aklımıza hemen Kutluğ Ataman geldi. Sakıp Bey’in enerjisini, insanlara dokunmasını, insanları kucaklamasını yansıtan bir eser Sakıp Bey’i de yansıtır dedik. Sevil Hanım’a, bütün Sakıp Sabancı ailesine, Nazan Hanım’a ve müze ekibine çok teşekkür ediyorum. Tabii ki en büyük teşekkürüm ise Sakıp Bey’i kıpır kıpır enerjisiyle, her şeyiyle ona dokunan insanlarla birlikte yaşatan böyle bir eseri yarattığı için sanatçıya, Kutluğ Ataman’a…

Nazan Ölçer: Sakıp Bey’in enerjisini yansıtan, geleceğe dönük bakışını, çağdaşlığını yansıtan bir iş yapılmasına karar verildi. Tabii ki Kutluğ Ataman düşünüldü. Sonuçta Ataman bizi tam da düşündüğümüz gibi benzersiz bir eserle baş başa bıraktı.


‘LİDERİ LİDER YAPAN İNSANLARI GÖSTERMEK İSTEDİM'

Kutluğ Ataman: Sakıp Sabancı’yla hiç tanışma fırsatım olmadı. Bu tür sipariş edilmiş işlerde de zorlandığımı biliyorum. Aldığımda da çok düşündüm, ‘Nasıl yapabilirim?’ diye. Bir Sakıp Sabancı belgeseli dışında apayrı bir şey çıkartmak gerekiyordu. Benim için bir lider, ünlü, başarılı bir işadamı olması, binlerce insanın hayatını değiştirebilmiş olması, Türkiye’nin gidişatını değiştirebilmiş olması, tek başına yapabileceği şeyler değil. Hiçbir lider tek başına lider olamaz, mutlaka arkasında ikna ettiği, kendi vizyonunu kabul ettirdiği birileri olmalı. O insanların bir şekilde içlerinde hissetmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ben birazcık da lideri lider yapan insanları göstermek istedim. Sakıp Sabancı’nın şu ya da bu şekilde dokunmuş olduğu, ister bir işçi bir yönetici olsun, isterse yurtlarında kalmış öğrenciler olsun... Onun dokunduğu herkesten gönüllülük çerçevesinde vesikalık resimlerini istedik. 30 bin katılımcı gerekiyordu, buna ulaşınca işi yapmaya başladık. Bu, teknolojik açıdan çok zorlayıcı bir işti. 

Ortaya bir elektronik aygıt çıktı ve aslında bunu sıfırdan yarattık. Türkiye’de böyle bir aygıtın yapılmış olması da çok önemli. İki tonluk bir eser ve Sakarya’da ürettik. Çağdaş bir mozaik olduğunu düşünüyorum. İnsanlar bir araya gelip Sakıp Sabancı’ya teşekkür ediyorlar. Havada uçan likit bir form ortaya çıktı. 

Bütün bu parçaları birbirinden ayırıp başka bir eser haline getirebiliyoruz. Anadolu’da başka mekanlara gidecek ve orada başka bir form haline getireceğiz ve inşallah 10 yıl boyunca güzel bir macerası olacak.