Beyoğlu kime ait?

'Beyoğlu sakinleri bugün sokağa çıkıp bildiri dağıtacak'

Beyoğlu’nun yeni imar planı, semti epey hareketlendirdi. Koruma Amaçlı İmar Planı’nın Beyoğlu’nda turizm alanlarını genişleteceğini, semte yeni otoparklar ve binalar ‘kazandıracağını’ pek çok semt sakini ilk defa Radikal’den duymuş oldu. Semt dernekleri plana itiraz etmekte kararlı. Haftalardır toplantılarla, internet üzerinden yazışmalarla buna hazırlanıyorlar. Cihangirliler bugün sokaklara çıkıp yazdıkları bildiriyi elden dağıtacak. Markette, kasapta, manavda elden dağıtıp daha çok kişiyi kampanyalarına katmayı hedefliyorlar. 14 Şubat’ta da itiraz dilekçesini topluca Belediye’ye vermek niyetindeler.
* * *
Derneklerin endişeleri ve itirazları temelde üç noktada toplanıyor. En birincisi, bu planın kendilerine hiç danışılmadan hazırlanması; buna çok kızıyorlar. Sonra, Cihangir gibi konut alanlarının tam anlamıyla kafe-bar-lokanta işgaline maruz kalıp oturulmaz hale gelmesi; kimse semtini terk etmek istemiyor. Ve çoğu yeşil alan olan bütün boşluklara az ya da çok birer bina yapılacak olması; yani ortak alanların ranta dönüşmesi ihtimali...
Derneklerden bağımsız, bireysel olarak belediyeye gidip bilgi almak isteyenler de oradan öfkeli ayrılıyor. Belediye, planın tamamını edinmek isteyenlerden 1580 TL istiyor. Sadece sahibi olduğunuz evin civarını, oradaki bilgisayardan incelemek ücretsiz. Tabii uzman işi bu planlara bakıp da anlayan yok. Ama kendi evinin işyerinin etrafındaki boşluğa bina yapılacağı için itiraz dilekçesi verenler var. Bunların sayısı şimdilik 48. ‘Planı duvara astık, gördük görmedik demeyin’, gayet eski usul bir yöntem ve belediyenin daha açık bir politika izlemesi gerekiyor. Nitekim tepkiler üzerine Başkan Ahmet Misbah Demircan devreye girdi ve planın bugünden itibaren belediyenin internet sitesine konacağını duyurdu. Aslında bir adım daha ileri gidip burada yaşayan insanlarla toplantılar yapmaları ve planladıkları geleceği onlara teker teker anlatmaları gerekiyor.
* * *
Beyoğlu, bütün İstanbul’u ilgilendiren bir yer. Ama semtin gelecek planlarıyla kimse fazla ilgilenmiyor. Çünkü herkes burayı alışveriş, kültür ve eğlence merkezi olarak görüyor. Belediye de, semtin tarihi merkezini çöküntü alanı olmaktan çıkarıp daha fazla gelir getirecek bir yere dönüştürmekte kararlı. Sadece İstiklal Caddesi’nden hafta içi her gün 2 milyon kişi geçiyor. Caddenin çevresindeki tarihi bölgenin tamamında gece nüfusu, yani yaşayanların sayısı ise 103 bin! İşte bu iki rakam arasındaki büyük fark, burada yaşayanların neden kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olamadıklarını da gayet iyi açıklıyor.

Reklam olsun diye sevişme sahnesi
Hande Ataizi ve Cihan Ünal’ın seviştiği, Tiyatro İstanbul yapımı ‘Özel Hayatlar’ hâlâ konuşuluyor. Oysa oyun, haftalardır sahnelenmiyor bile. Bu haftaki oyun da nedense iptal edildi, İlk oyun 12 Şubat’ta.
* * *
O meşhur fotoğraflar tabii ki oyun, oyuncuları ve tiyatronun kendisi biraz daha meşhur olsunlar diye özellikle basına servis edildi, bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Ödenekli, özel ve alternatif üç farklı tarz tiyatrodan birer örnek vereyim. Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen ‘Tehlikeli İlişkiler’, Tiyatro DOT’un yeni oyunu ‘Festen/Kutlama’ ve Tiyatro 0.2’nin sahnelediği ‘Bazı Sesler’...
Bu oyunlarda da sahnede öpüşülüyor, soyunup sevişiliyor. Tamam bu işi Hande Ataizi yapmıyor ama onların da meşhur oyuncuları var. Peki hiç bu sahnelerin fotoğrafını gördünüz mü? Hayır. Çünkü çekilmedi, gazetelere gönderilmedi. Yani bu bir tercih meselesi.

.