Dipten gelen dalga

Çok satan roman dünyasında internet üzerinde yazılıp okunan romanlar kendini gösteriyor. Wattpad yazarları arasından liseli kızların hayran olduğu 16-17 yaşında gençler var...
Dipten gelen dalga

“Geçen hafta sonu burada kıyamet koptu. 16-17 yaşında kızlar yerlerde oturmuş… Kötü Kız mı Çocuk mu, onu bekliyorlarmış… Bu yeni gençler çok başka, yepyeni yazarlarla geliyor…” diye heyecanla anlatıyordu yılların yayıncısı. 20 yıldır katıldığı İzmir Kitap Fuarı’nın ilk günü onu en çok heyecanlandıran şey 21 yaşındaki yazar Büşra Küçük ve onun fanatik okurları olmuş. 

Benim gittiğim ikinci hafta sonu da benzer bir hareketlilik vardı. Bu kez çok daha genç, 17 yaşında bir yazar için Epsilon Yayınları’nın önünde uzun bir genç kız kuyruğu oluşmuş, Alya Öztanyel’i bekliyorlardı. Bu iki yazarın en önemli ortak yanı ‘genç’ olmaları değil, ‘yazma biçimleri’. Onlar bir sosyal paylaşım sitesinde yazmaya başlayıp, binlerce okurun hayranlığını kazandılar. Kağıda basılı, kitapçıda satılan kitap, ancak yayıncılar onları fark ettiğinde geldi...

İzmir Kitap Fuarı'nda Alya Öztanyel için adeta izdiham vardı.

 

Söz konusu site, Wattpad. 35 milyon kullanıcıya, 75 milyon hikayeye ev sahipliği yapmakla övünüyor. Ben olsam ben de övünürüm… Burası, anlatacak hikayesi, okuyacak merakı olanların buluştuğu bir yer. İçinizden geldiği gibi oturup yazıyorsunuz. Her gün wattpad’e kısa bir bölüm koyuyorsunuz. Sizi bulanlar, okuyup beğenenler yani takipçilerinize, yeni bir bölüm eklendiğinde uyarı gidiyor. Onlar da kaldıkları yerden okumaya devam ediyor. Arada, yayıncı, kitapçı, eleştirmen filan yok. Siz ve okurlarınız karşı karşıyasınız.

Wattpad’de Türkçe yazılmış binlerce hikaye var. Çoğu 30 bölümden fazla ve artık roman kıvamında. Herkes kendi yaratıcılığı ve Türkçesi kadar yazıyor. Yazarlar arasında lise öğrencileri de var, yetişkinler hatta öğretmenler de… Hikayelerin kimi felaket, ilkokul kompozisyonu gibi. Ama kimisi en azından imla bakımından şaşırtıcı düzeyde. Okumak istediğiniz hikayeyi türüne göre seçmek mümkün. Aşk bir kategori değil, çünkü neredeyse her şey uygun miktarda aşk içeriyor. Yazdığınız metnin ne olduğuna siz karar veriyorsunuz; ‘aksiyon, bilim kurgu, fantastik, genç kız edebiyatı, kurtadam, mizah, rastgele, hayran kurgu’ seçeneklerden bazıları... Yazdıklarınıza okur bulursanız bol bol yorum da alabiliyorsunuz. Sonra dönüp bir şeyleri değiştirmek de mümkün. Çoğu kez yazarlar sunuş, hatta giriş kısımlarında okurlarına hitap ediyor, küçük açıklamalar yapıyor. ‘Biliyorum ilk bölüm biraz bayağı oldu, ama hızlı yazdım…’ filan diyen bile var. Dili, hikayesi çok kötü olanları da kimse okumuyor açıkçası. En popülerler, genelde belirgin biçimde daha ‘düzgün’. Ne olursa olsun, esas mesele burasının çok genç ve kıpır kıpır kaynayan bir hikaye üretim/tüketim merkezi olması.

Tabii yayıncılar bu verimli kaynağı keşfetmekte gecikmemiş. Kimi popüler hikayeler romana dönüşüp kitap oluyor. Sözleşme imzalarken konuyan bir fotoğraf, artık o popüler kitabın wattpad’den kaldırılacağı anlamına da geliyor. Yani okumaya devam etmek için kitabı almak gerek. Ama yazarlar wattpad’deki takipçilerini de boşlamıyor… Türkiye’de büyük bir fenomene dönüşen, hatta kendi yaptığı kapakta fotoğrafını kullandığı Brezilyalı mankeni bile ünlü yapan Büşra Küçük, bu alanın ağır topu. Onun kitabını Ephesus Yayınları basıyor. Portiga, Olimpos da Wattpad yazarları basan yayınevleri. Alana yeni ama iddialı biçimde girense çok satan kitapların güçlü markası Epsilon. 20 kitaplık bir seri tasarlıyorlar. İlk iki roman, ‘Alayına New York’ ve ‘Karanlık Lise’ İzmir Kitap Fuarı’nda okurlarıyla ortalığı karıştıran kitaplar oldu. Her ikisi de birer liseli kız hikayesi. İlkinde Aslı, bir değişim programıyla gittiği New York’ta Max’la tanışır. Diğerinde Güneş, hiçbir okulda tutunamamış öğrencilerin gittiği bir lisede yakışıklı, zengin, karizmatik ve yetenekli Demir’e tutulur… İnternet üzerinde ‘Alayına New York’un 17.5 milyon, ‘Karanlık Lise’nin ise 15.4 milyon okunduğunu söyleyeyim. (Not: Hikayeler ortalama 50 bölüm ve anlaşılan her bölüm bir ‘okuma’ kabul ediliyor…)

İzmir’e dönelim. 17 yaşındaki Alya Öztanyel, beş dakika kadar gecikince sıradaki okurları sabırsızlanıyor. Derken Alya çıkıyor.

Hayır, öyle bildik yazarlar gibi masanın arkasına geçmiyor. Masanın kenarına oturup okurlarıyla sarmaş dolaş fotoğraflar çektiriyor. Hep birlikte Karanlık Lise kitabını havaya kaldırıp poz verirlerken, menajerlik işini üstlendiği anlaşılan Alya’nın babası da fotoğraflar çekiyor. Epsilon Yayınları’nın sahibi Ömer Yenici ise heyecanlı. “Şu anda harıl harıl roman yazan 3 bin çocuk var” diye anlatıyor ve iddialı tespitlerde bulunuyor: “Bu dipten gelen bir dalga ve iddia ediyor bilinen o büyük yazarların bir çoğunu yıkıp geçecek!”

10 yıl önce eleştirmen Ömer Türkeş, Türkiye’deki roman patlamasını tespit ettiğinde bunu ‘anlatma ihtiyacındaki müthiş artışla’ izah ediyordu. Sonra her yıl yenisi kırılan rekorları kaydetmekten sıkıldı; biz de roman çetelesi tutmayı bıraktık. Ama bu arada anlatma ve okuma ihtiyacı, ya da başka bir deyişle ‘hikaye tüketimi’ öyle bir boyuta varmış durumda ki, şu anda internette Türkiye’nin yıllık roman rekoru belki de her gün tekrar tekrar kırılıyor… Hem de tamamen genç bir kitle tarafından!

Tabii ki yazma ve okuma pratiğini bu kadar yoğun yaşayan gençlerin kendilerine özgü bir dil ve edebiyat kuracaklarını hesap etmek gerek. Bu dalganın öncelikle ‘çok satan’ kitaplar dünyasını etkileyeceği söylenebilir. Edebiyat ise bu kuşaktan, internet yazarlığından etkilenecekse bile biraz vakit alacaktır. O nedenle kalıcı sonuçları şimdiden kestirmek güç. Ama bir dalganın yükseldiği kesin…