Etkinlik trafiği hep sıkışık kalsın

Açılış ceketimi giymiş, oradan oraya koştururken karşılaştığım bazı arkadaşlarım felaket bir trafikten dert yanıyordu. “Nişantaşı’nda arabaların önüne güzel kadınlar fırlıyor. Oradan Taksim’e zar zor ulaştım ki, İsrail maçı ve protestocuları çıktı karşıma. Aşağıya indim, Tophane ve civarı kilit...” Bu yakındıkları trafik sıkışıklığı, aslında İstanbul’un her yerinde etkinlik patlamaları yaşayan bir kent olmasından kaynaklanıyor ve yıllardır kurulan hayallerin de gerçekleştiğini gösteriyor.
Geçen hafta boyunca trafiğimiz yoğundu çünkü İstanbul Bienali açıldı. Her yıl olduğu gibi binlerce yabancı sanat insanı İstanbul’daydı. Kentin gündeminde sanat üst sıralara çıkarken, bütün galeriler ve müzeler müthiş sergiler açmaya koyuldular. Beyoğlu-Tophane hattında yerli- yabancı sanat insanları oradan oraya aktı.
İstanbul Modern ve Bienal’in açılış davetlerinde kentin zenginleri, yaratıcı insanları bu uluslararası grupla birlikte heyecanlı bir kalabalık oluşturdu. Bu kalabalık, İstanbul Modern’in terasından izledikleri yolcu gemileri, Nişantaşı’ndaki evlerine giderken karıştıkları alışveriş ve bir yandan Beşiktaş- Maccabi Tel Aviv maçı sonucuna göz atarken farklı ilgi alanlarının kesişim noktasında İstanbullu olmanın da tadını çıkartıyordu. Eylül sonunda Akbank Caz Festivali başlayacak, kulüpler dünya starlarını ayağımıza getirecek. Arada Design Week’e gidecek, Filmekimi’ne koşturacağız. 10-15 yıl önce de bu etkinlikler vardı ama kendi aramızda koşturuyorduk. Küresel kentler rekabetinde, yaratıcı endüstrilerin fark attığı, kentlerin böylece çekim merkezi haline geldiği söylenirdi. Bu kuram İstanbul için bir gerçeklik haline geldi.
Bir de bu enerji kentin bütün sanatçılarına ve insanlarına yayılsa, galiba o zaman ‘hayat bayram olacak’.