Fransa'nın 11 Eylül'ü: Mizaha karşı kalaşnikof

Daha geçen hafta Almanya'daki İslam karşıtı gösterilere yüz binden fazla insanın katılması bir tehlike çanı olarak görülmüşken şimdi milyonlar sokaklara dökülecek. Ne yazık ki bu Charlie Hebdo katliamı, Fransa'nın 11 Eylül'ü olarak hatırlanacak

“Allahuekber diye bağıran maskeli ve silahlı adamlar hicivci gazetenin Paris’teki ofisine baskın düzenledi ve kaçmadan önce 12 kişiyi öldürdü.”

Dün uluslararası ajans AP’nin geçtiği haber tam da bu cümleyle başlıyordu. Tarafsız kalmayı hedefleyen bir haber ajansının bu satırları, aslında Charlie Hebdo katliamının Batı dünyasında nasıl algılandığını ve ne kadar büyük bir travmatik etki bırakacağını daha ilk cümleden özetliyor. Bu dehşetli saldırı çok daha büyük bir etki yaratacak, ne yazık ki böyle.

Yıllardır Batı’da kabarmakta olan İslam karşıtlığını tedirginlikle izleyen herkes, o dalganın kısa sürede bir tsunamiye dönüşebileceğini, önüne katacağı her tür ılımlı düşünceyi, uzlaşma umudunu süpürerek geride acımasız bir radikalizm bırakabileceğini gayet iyi biliyor. Dün CNN Türk’te uzun uzun bu saldırının Müslümanlık ile bir alakası olmadığını anlatan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de hemen saldırı yerine giden ve bu saldırıyı bütün Müslümanlara mal etmemek gerektiğini söyleyen François Hollande da öyle. Ve eminim önümüzdeki günlerde Batılı ya da Doğulu pek çok aydın insanları sağduyuya çağıran yazılar yazacak. Umarız etkili olurlar...

Karikatürist Coco: El Kaide'yiz dediler


Charlie Hebdo, Fransa’nın en popüler mizah dergisi. Saldırıda hayatını kaybeden yayın yönetmeni Stéphane Charbonnier, Charb adıyla tanınan bir çizer. Dünyanın en çok kazanan en tanınmış çizerlerinden biri. Dergi ise bütün yayın hayatı boyunca eleştirel, alaycı hatta zaman zaman ‘kışkırtıcı’ olmuş. Dinle arası iyi değil. Belli ki Müslümanlara biraz fazla yükleniyor, ama ne Yahudilik ne Hristiyanlık onların sivri dilinden kurtulabiliyor. Türkiye’de bile iyi bilinen bir dergi. Çünkü neredeyse 10 yıl önce, 2006’da büyük tepki çeken Hz Muhammed karikatürlerini yayımlamış ve büyük bir krizin odağı olmuştu. Onca tehdit, aleyhlerinde açılan davalar Charlie Hebdo’yu hiç etkilememiş olmalı ki 2010’larda da Müslümanları kızdıran pek çok yayın yapmaktan geri durmadılar. Bütün o tartışmalar boyunca Charlie Hebdo kendini hep ‘basın ve ifade özgürlüğü’yle savundu. Ve milyonlarca kişi de onu bu nedenle destekledi, yayınlarını bu sayede sürdürebildi. Dolayısıyla dün gerçekleşen silahlı saldırı, Batı dünyası için hiç tartışmasız ‘basın ve ifade özgürlüğü’ne karşı düzenlenmiş bir katliam.

Paris'teki dehşet anları


Öldürülen kişilerin insanları gülümsetmeyi amaçlayan, en sert eleştiriyi bile belirli bir zekayla harmanlayıp ‘hiciv’e dönüştüren mizahçılar olması işin trajedisini daha da artırıyor. Üstelik bu mizah insanlarının Fransız polisinin tabiriyle iki ‘komando’ tarafından, tek tek hedef gözetilerek ‘vahşice’ öldürülmeleri hiçbir vicdana sığmayacak, hiçbir şekilde izah edilemeyecek bir olay. Mizaha karşı kalaşnikof, karikatüre karşı katliam. Kimse o katillerin arkasında durmaz, duramaz. Daha kötüsü bu fotoğrafın Müslümanlar hakkında olumsuz düşüncesi olan herkesi daha da keskinleştireceği tarafsız olanları da olumsuz etkileyeceği ve hepsini bir kez daha sokağa dökeceği belli.

Fransa'da Charlie Hebdo'ya saldırı: 12 ölü

Tabii ki saldırı çok profesyonel, tabii ki siyasi etkisi büyük, tabii ki çok ses getiren bir eylem. Dolayısıyla ister İslami bir örgüt olsun ister bir başkası, toplumları kışkırtmak, çatışmaları körüklemek için yapıldığı belli. Bunu bütün Müslümanlara mal etmeye hazır insanlar varken, provokasyon çok kolay. Evet, provoke olmaya kararlı, öfkeli, önyargılı, laf dinlemez, laf anlamaz bir sürü radikal var. Kimisi Müslüman kimisi İslam karşıtı.

Charlie Hebdo dergisi hangi karikatürleri yayınlamıştı?


Daha geçen hafta Almanya’daki İslam karşıtı gösterilere yüz binden fazla insanın katılması bir tehlike çanı olarak görülmüşken şimdi milyonlar sokaklara dökülecek. Charlie Hebdo katliamı, Fransa’nın 11 Eylül’ü olarak hatırlanacak. Basın özgürlüğüne, mizaha karşı yapılmış en büyük saldırı olarak tarihe geçecek. Biz doğuda yaşayanlar için yakın gelecek biraz daha zor olacak. Tetiğe gerçekten kimin bastığı ortaya çıksa da çıkmasa da bu cinayetlerin Müslümanlık adına işlendiği şüphesi her daim üzerimizde bir ağırlık oluşturacak. Biz gazeteciler bu ağırlığı biraz daha fazla hissedeceğiz. Çünkü görüşleri ve niyetleri ne olursa olsun Paris’teki Charlie Hebdo ofisinde hayatını kaybedenler bizim meslektaşlarımızdı. Bunu asla unutmayacağız;  ifade özgürlüğü tartışmasının yerini katliama bıraktığı bir dünyayı ne yazık ki çaresizlikle izlemeye devam edeceğiz.

Charlie Hebdo'dan IŞİD lideri Bağdadi karikatürü