Geleceğin kitap edebiyat dünyası

Türkiye'de e-kitap listelerinde bir numara olmak için iki bin satmanız yeterli. Tabii şimdilik...

Eski usul kitap için geri sayım geçen hafta başladı. Başbakanın tablet bilgisayar dağıttığı öğrencilere bir daha kimsenin kâğıda basılı kitap okutabileceğini sanmıyorum. Eğer Fatih projesi, Cumhuriyet’in pek çok başka milli eğitim projesi gibi kısa zamanda sarpa sarmaz da yürür giderse -ki bunun önünde epey engel var ama o ayrı bir tartışma-, eline ders kitabı bile almamış nesiller bilgisayarla olduğu gibi e – kitapla da doğal bir ilişki kurup, hiç tereddütsüz bu yöne akıp gidecekler.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu tabletlere kendi seçeceği okuma kitaplarını da yüklemesi bekleniyor. Yani ekrandan roman, öykü okumak için özel bir çaba göstermeleri gerekmeyecek. ‘Dijital doğanlar’ denilen bu yeni nesil için kitap sadece ekranda varolacak. Tamam farkındayım, son günlerin gözde tumturaklı, biraz ‘fütüristik’ tespitlerine dalmak üzereyim. Hepimizin üzerinde alışık olduğumuz kitap dünyasının değişecek olmasının tedirginliği var çünkü. Bizim gibi ‘dijital göçebeler’, e-kitap daha çok sattığında sanki kitap daha az okunacakmış gibi tuhaf bir endişeyle yapmacık bir teknoloji merakı arasında salınıp duruyor.
Aslında kitaba bir şey olacağı yok. Dijital formda hayatını sürdürmeye devam edecek ve kim bilir belki daha çok okunacak. Geçen yıl basılan kültür kitabı çeşidinin 30 bin, toplam tirajın 200 milyondan fazla olduğunu hatırlayalım. E-kitaptaki durum ise bununla kıyaslanacak gibi değil. ‘Amerika’da e-kitap satışları basılı kitabı geçti’ deniliyor ama aslında bu, Amazon.com’un satışlarına dair bir veri. Yoksa mesela ABD’de e-kitabın bütün piyasadaki oranı yüzde 13, İngiltere’de yüzde altı. Türkiye’de ise durum karşılaştırılamayacak kadar düşük.
En büyük e-kitap satıcısı idefixe.com’daki kitap çeşidi 3 bin 169. Kayıtlı müşteri sayısı 100 bini buluyor ama satışlar da öyle aman aman değil. Listenin bir numarasındaki Karatay Diyeti’nin satış rakamı iki bin; ardından gelen Gülse Birsel ve Steve Jobs kitaplarının ise bin beş yüz civarında. Ne olursa olsun yayıncılık dünyasında herkes 2015’e kadar bu rakamların çok değişeceğini biliyor.
Varlık ve Sabit Fikir dergileri bu ayki sayılarında sözleşmiş gibi e-kitap meselesini ele almışlar. Her ikisinde de Türkiyeli yayıncıların e-kitaba geçmekte biraz gönülsüz olduklarına değiniliyor. Ama daha ilginci nasıl bir kitap/edebiyat dünyasına sahip olacağımıza dair öngörüler. İşte Cem Akaş’ın Varlık’taki yazısından çıkarttığım bir özet:
Yazar olmak kolaylaşacak, tıpkı You Tube meşhuru müzisyenler gibi yazarlar çıkacak.
Kitap paylaşım siteleri ortaya çıkacak (yani bir nevi korsan!).
Yayınevleri sadece editörlük tasarım ve tanıtım hizmeti veren kuruluşlara dönüşecek.
Amazon gibi uluslararası şirketler Türkçe kitap da satacak ve yerel şirketleri epey zorlayacak.
Kitabın biçimi değişecek. Resim, müzik, video, animasyon, oyunlarla entegre kitaplar çıkacak.
Hem metin hem seslendirmesi hem çevirisi aynı dosyayla birlikte satılacak.
10 bin kitap içinden tek bir sözcüğün nasıl kullanıldığını arayıp bulmak bir anlık işe dönüşecek.

En çok satan e-kitaplar
1- Karatay Diyeti/Canan E. Karatay (Hayykitap)
2- Yazlık/Gülse Birsel (Turkuvaz)
3- Steve Jobs/ Walter Isaacson (Domingo)
4- Ve Steve Jobs Apple’ı Yarattı/ Michael Moritz (İş Kültür)
5- İsim, Şehir, Hayvan /Yılmaz Özdil (Doğan Kitap)
6 - Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı/Stephen R. Covey (Varlık)
7 - Rothschild Para İmparatorluğu/George Armstrong (Destek)
8 - Suç ve Ceza/Dostoyevski (Sonsuz)
9 - Dörtlükler/Ömer Hayyam/ (İş Kültür)
10 - İrrasyonel/Stuart Sutherland (Domingo)