Luviler, İsviçreli araştırmacı için bir Truva atı mı?

İsviçreli araştırmacı Eberhard Zangger, bir kez daha Troia dönemine dair iddialarıyla gündemde. 'Luvi Uygarlığı ihmal edildi ve Troia tekrar kazılmalı' diyen Zangger'in görüşleri Türkiye bilim çevrelerinde pek bir heyecan uyandırmıyor. İşin ilginci Zannger'in 15 yıl önce de 'Atlantis aslında Troia'dır' diye ortaya çıkmış olması...
Luviler, İsviçreli araştırmacı için bir Truva atı mı?

“Troia antik kenti aslında şu anda görünenin 100 katı daha büyük bir alana yayılıyor. Çünkü bu kent, bundan dört bin yıl önce Anadolu’da yaşayan ve haklarında çok az şey bilinen Luvi Uygarlığı’nın etkisi altındaydı. Luviler hakkında bir şey bilmiyor olmamız, tamamen politik. Yunan hayranı Batılı tarihçilerin işine böyle geldi. Anadolu’da hala kazılmayı bekleyen ama kimsenin ilgilenmediği pek çok Luvi kenti var. Eğer Troia ve bu kentler kazılırsa tarih değişecek…”

***
Bu sözler İsviçreli bir arkeoloji uzmanı olan Eberhard Zannger’e ait. Hafta sonu çeşitli yayın organlarında Luwian Studies, yani Luvi Araştırmaları Vakfı’nın kurucusu olarak bir dizi söyleşisi yayımlandı. Söylediğine göre vakfın tek finansörü kendisi ve hayatının amacı, M.Ö. iki binli yıllarda Türkiye’nin batısında Luvi Uygarlığı’nın yaşadığını kabul ettirmek… Konuyla ilgili Türk arkeolog Serdar Mutlu ile birlikte yazdığı bir makalesi de Mersin Üniversitesi’nin arkeoloji dergisi Olba’da yayımlanacak.

Zannger aslında bir jeolog. Yıllarca arkeolojik kazılarda jeolog olarak çalışmış. Bundan 20 yıl önce Yunanistan’daki kazılarda çalışıyormuş. İşin ilginci Türkiye onun adını ilk kez 90’larda duymuştu. “Troia aslında kayıp şehir Atlantis’tir” iddiasıyla gündemdeydi. O zaman da Troia’nın havadan radarlarla araştırılıp farklı yerde yeniden kazılması gerektiğini savunmuştu. Türkiye’de iş dünyasından ve Kültür Bakanlığı’ndan da ilgi gören bu iddiaya karşı Troia kazılarının efsane başkanı Prof. Dr. Manfred Korfmann, uzunca bir makale yazmak zorunluluğu duymuştu.

PEKİ ZANGGER NE DİYOR?
Zangger bu kez Luviler hakkında ilgi çekecek iddialar dile getiriyor. Diyor ki Luvi Uygarlığı hakkında pek bir şey bilinmiyor. Luviler hiçbir zaman merkezi bir devlet kurmadı ama küçük krallıklardan oluşa bir uygarlıktı. Tipik bir Bronz Çağı haritasında doğuda Hititler’in, batıda ise Miken, Minoa gibi Yunan kökenli uygarlıklarının arasında bomboş bir alan olması mümkün değil. Bu küçük krallıklar bir dönem Hititler’e tabi olsa da aslında bir uygarlık olarak tanımlanmaları gekeriyor. Zaten 1192’de Hititler’i yıkan büyük saldırıyı yapan, antik Mısır kaynaklarında geçen saldırgan ‘Deniz İnsanları’ da aslında Luvilerden başkası değil. Eski çağların en büyük anlatısı, yani Troia Savaşı ise Luviler’in güçlenmesine karşı saldırıya geçen Yunan kentlerinin bir saldırısı.


İsviçreli araştırmacı Eberhard Zangger.
Türkiye daha önce de Luviler ve Troia arasında bağlantı kuran yaklaşımları duymuş, Troia’nın Anadolulu olduğu yönündeki tezleri tartışmış iş “Troialılar Türk mü?” noktasına kadar gelmişti. Zangger benzer bir tarih tezi dile getirmekten bir adım daha ileriye gidiyor ve kazılar yapılırsa kendisini destekleyecek buluntuların çıkacağını savunuyor. Hem yerini hem derinliğini belirtiyor: “Troia’da Kara Menderes nehrinin taşkın ovasında 5-6 metre derinlikte. Anadolu’da ise 10 metre derinde.”


Zangger’in iddialarındaki Türkiye için kışkırtıcı bir yan da var. Diyor ki bugüne kadar tarihi antik Yunan hayranı Batılı tarihçilerin yazdığı. Anadolu’nun ve hatta Troia’nın hakkının yeterince teslim edilmediği…

BİLİM İNSANLARI: CİDDİYE ALINACAK GİBİ DEĞİL!
Bilim çevreleri ise Zangger’i fazla ciddiye almıyor. Söylediklerinin bilindik şeyler olduğu ve neticede bilimsel bir yanı olmadığı konusunda hemfikir vaziyetteler. Özellikle 15 yıl önceki Atlantis macerası, Zangger’in ‘Atlantis tutmadı, Luvi verelim’ diye anılmasına neden oluyor…

Troia'da  yıllardır çalışan ve 2013'den beri kazı başkanı olan Prof. Dr. Rüstem Aslan ile görüştüm. Zangger’i daha önceki Atlantis tartışmalarından hatırlayan Aslan, ciddiye alınacak bir yanı olmadığını söylemekle yetindi ve şunu ekledi: 'Prof. Korfmann (nam-ı diğer Osman bey) 15 yıl önce bilimsel dayanağı olmayan bu tür görüşlere karşı bir cevap vermişti. Bence Osman bey'in bu konuda da 'ölüsü yeter'. 

Prof. Manfred Korfmann’ın ölümünden iki yıl önce, 2003’de Zangger’e karşı yazdığı makalesi ise epey ilginç. “Düşüncelerinin medyadaki ilgisine muhtaç olan E. Zangger bilim adamlarının onu hiç dikkate almamasını bilmezlikten geliyor.” Troia’da Atlantis’i aramayı, Almanya’da Hansel ve Gratel’in evini aramaya benzeten Korfmann “12 yılda Troia’da çeşitli ülkelerden gelen 80 kadar bilim adamı çalıştı. Ama hiçbiri Zangger gibi bir Atlantis araştırması yapmak istemedi” diyor. Troia ve çevresindeki ovaların 20 yıldır araştırıldığını, hatta Troia’nın dünyada en iyi araştırılmış bölge olduğunu söylüyor. Korfmann’a göre Zangger’in inatla bu fikri savunuyor olması sonuçta bir ‘inanma meselesi’… Ve diyor Korfmann, ‘inanmak, bilmek değildir’.

Luvi Uygarlığı konusunda uzman bir isim, İstanbul Üniversitesi’nden Hititolog, Yard. Doç. Dr. Meltem Doğan Alparslan ile görüştüm. Meltem Doğan, “Luviler hiç de ihmal edilmiş değil. Daha bugün sabahtan akşama kadar öğrencilere Luvileri anlattım” diye söze başladı… Sonra Luviler’in iddialarda dile getirildiği gibi sadece Batı’da olmadığını, bütün Anadolu’ya yayılmış olduklarını anlattı. Hitit uygarlığı içinde çok önemliler. Hitit kralları Luvice isim taşıyor, Hititçe yanı sıra Luvice yazı da kullanılıyor. Luviler ve Hititler iç içe geçmiş gibi. Ama merkezi krallığın kuranlar Hititler. Hititler’in bir saldırıyla yıkıldığı ise daha önce çok söylenmiş ama kabul görmemiş bir görüş. Çünkü böyle bir yıkımın ve istilacıların hiçbir izi bulunamamış.
Meltem Doğan, Wilusa denilen kentin Troas’da yani Gelibolu yarımadası civarında bir yerde olduğunu ama bulunamadığını dolayısıyla Troia’nın Wilusa olduğunu söylemenin doğru olmayacağını söylüyor: “Orada bugüne kadar Hitit döneminden sadece bir tek mühür bulunması, bir Hitit ya da Luvi kenti olduğunu kanıtlamak için yeterli değil.” Dil ve isimler konusu açıldığında “İsviçreli beyefendi son derece cahil” demekten kendini alamıyor.

“Ören yerlerinde pek çok katman olduğu biliniyor. Ama bunların Hitit, Luvi ya da Bizans olup olmadığını anlamak için zamanla, itinayla kazmak geniş alanları açıp görmek gerek. Yani beş metre kazmayla somut sonuçlara ulaşmak diye bir şey yok…” Meltem Doğan’a göre “Arkeoloji zaman iste, sabır ister. Öyle kolay değil…”

1990’ların başından itibaren Atlantis’ten söz eden, kitaplar yazan Zangger’in 15 yıllık bir sessezlikten sonra Luviler’i anlatarak dönmesi gerçekten ilginç. Bu kez ne Kültür Bakanlığı’nın ne de bilim çevrelerinin ilgisini çekememiş görünüyor. Gerçi kendisiyle yaptığım görüşmede, önce medya ile kamu oyunun ilgisini çekmek daha sonra da bir sponsor bulmak istediğini anlattı.


Neticede insan sormadan edemiyor, “Acaba Atlantis ya da Luvi Uygarlığı, Zangger için Troia’yı fethetmeye yarayacak birer tahta at mı?” Eğer öyleyse Troia’da onu bu kadar cezbeden ne? Bilmiyoruz ama belli ki İlyada’nın büyüsüne kapılan ilk Alman Schilemann değildi, galiba sonuncusu da Zannger olmayacak…