Resim Heykel, 'çağdaş sanat' müzesi olacak

İstanbul Resim Heykel Müzesi için Emre Arolat iddialı bir proje hazırlamış. Müzenin, Tophane'deki antrepolardan birine taşınacağını geçen sonbaharda öğrenmiştik...
Resim Heykel, 'çağdaş sanat' müzesi olacak

İstanbul Resim Heykel Müzesi için Emre Arolat iddialı bir proje hazırlamış. Müzenin, Tophane’deki antrepolardan birine taşınacağını geçen sonbaharda öğrenmiştik. Ama Emre Arolat’ın nasıl bir mimari proje hazırladığı, nasıl bir müze kurulacağı, çalışmaların ne zaman başlayacağı bilinmiyordu. Neyse ki bu sorulardan ilkinin yanıtlarını bulduk. Arolat, bulunduğu kentle ilişkiye giren, canlı, işlevsel ve güncel eğilimlere uygun bir ‘çağdaş sanat müzesi’ tasarlamış.

Antrepo 5’le ödüle aday
Adı ‘İstanbul Antrepo 5 Çağdaş Sanatlar Müzesi’ olan proje, bize talihsiz resim heykel müzemizin gelecekte nasıl bir yer olacağını da gösteriyor. Dünyanın her tarafındaki yarışmalarda ödüller toplayan Emre Arolat mimarlık ofisi, bu projeyle Dubai’deki Cityscape Awards for Emerging Markets 2012 ödüllerine katılıp geleceğin Kültür Yapıları kategorisinde finale kalmış. (Aynı yarışmada finale kalan dört projesi daha var.)

Beş farklı projeyle, çeşitli kategorilerde finale kalmış. Çağdaş Sanatlar Müzesi ise Geleceğin Kültür Yapıları kategorisinde ödüle aday.
Türkiye sanat dünyasının acıklı hikâyelerinden birinin kahramanı olan Resim Heykel Müzesi, 8 yıldır kapalı. Çünkü restorasyonda. 1937’de Atatürk’ün talimatıyla Dolmabahçe’deki Veliaht Dairesi’nde kurulan müze, Mimar Sinan Üniversitesi’ne bağlı. Sekiz bin eserlik koleksiyonu, Türk sanat tarihinin temel taşı kabul ediliyor. 2006 yılında çatısını bile onaramayan müzeye hükümetten destek gelmiş, çıkan ödenekle restorasyon başlamıştı. İnşaat bir türlü bitmeyince geçen yıl Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün müdahalesiyle müzenin kaderi değişti. Radikal’de çıkan Abdullah Kılıç imzalı haberden, müzeyi ziyaret eden Cumhurbaşkanı’nın taşınma kararı aldığını, Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla Denizcilik Müsteşarlığı’na bağlı 5 numaralı Antrepo’nun müzeye tahsis edildiğini öğrenmiştik. Tabii müzenin 75 yıllık mekânından ayrılacak olmasına tepki gösterenler de olmuş, bu küçük sarayın Cumhurbaşkanı’na tahsis edilmesi için müzenin çıkartıldığı görüşü dile getirilmişti.

Belki Veliaht Dairesi müzeye bağlı kalabilirdi ama buranın çağdaş bir müze için uygun olmadığı da açık. Yıllardır İstanbul Bienali dahil pek çok sanat etkinliğini ağırlayan 5 numaralı Antrepo’nun bu işe tahsis edilmesi de akla yatkın. Yanındaki İstanbul Modern’le bir ‘müze adası’na dönüşecekler. Tabii, Galataport projesinin bu iki müzenin geleceğini nasıl etkileyeceği hâlâ tam belli değil ve bu konuda elimizde sadece Başbakan Erdoğan’ın “İstanbul Modern kalacak” yönündeki eski açıklaması var.

Yeni müzemize dönecek olursak, Emre Arolat’ın şeffaf bir bina tasarladığını görüyoruz. Tüm duvarları soyulup sadece beton kolonlardan oluşan ızgara benzeri yapısı korunmuş. Emre Arolat, projeye dair hazırlanan metinde bu ızgara benzeri ‘grid’i koruyarak binanın kentsel bellekteki yerini ve Sedad Hakkı Eldem’in eski Türk mimarlığındaki ‘çatkı’ya yaptığı referansı koruduğunu anlatıyor…

Tüneller şeffaf olacak
Müzenin sergi salonları ise bulunduğu liman bölgesinden esinlenilerek konteynirlerden oluşturulmuş. Eserler küratörler tarafından dönemlerine göre gruplanarak bu konteynir salonlarda sergilenecek. İzleyiciler salonlar arasında şeffaf tüneller ve merdivenler aracılığıyla gezerken şehir manzarasını da izleyebilecekler. Giriş katında bir ‘anıtsal boşluk’ bırakılıp buraya dükkânlar, restoranlar, toplantı odaları vs konulacak, ziyaretçilerin burada zaman geçirmesi sağlanacak. Binanın caddeye bakan cephesinin ise, ‘media-mesh’ denilen bir tür görüntülü duvarla kaplanması planlanıyor.

Modern ve klasik Türkiye resmini ağırlayacak ‘çağdaş’ bir müze tasarlanmış. Tabii bu müzenin yapılması için gerekli kaynak henüz ortada yok. Ne var ki Başbakan Erdoğan’ın da projeyi görüp onayladığı söyleniyor ve Mimar Sinan Üniversitesi artık sürecin başlamasını bekliyor.