Türkiye'nin ilk televizyon yıldızlarından biriydi

Levent Kırca, 1974'de Oyun Treni'yle adını duyurmuş, daha sonra da Olacak O Kadar gibi çok popüler televizyon programlarına imza atmıştı. Levent Kırca bir yanıyla izleyicisini güldürmek için her şeyi yapabilecek bir mukallit, öte yandan politik taşlamanın zirvesine çıkmış bir heccavdı...
Türkiye'nin ilk televizyon yıldızlarından biriydi

Levent Kırca, Türkiye’nin ilk televizyon yıldızlarından biriydi. 1970’lerde TRT’nin atılıma geçtiği, Türkiye toplumunun hayatına televizyonun girdiği o siyah beyaz yıllarda Levent Kırca da ekrandaydı. 1974’de Oyun Treni adlı bir çocuk programıyla başlamış televizyona. Evet, oyunculuğa tiyatroda adım atmış, sinema da yapmıştı, ama o her zaman Türkiye’nin televizyon yıldızlarından biri olarak kaldı. Müjdat Gezen, Uğur Dündar gibi ilk kuşak televizyon ünlülerinden biri de Levent Kırca’ydı. Popülerliğini saygınlığını televizyona borçlu olduğunu kendisi de iyi biliyordu ki ‘veda mektubu’na şöyle başlamıştı:  “1974’te TRT ile girdim hayatınıza. O günden bu yana bayağı bir zamanınızı aldım. 41 yıl.”

Oyun Treni’ni ben tabii ki hatırlamıyorum. Ama anneme bakılırsa pek severmişim. Şimdi Youtube’da eski kayıtlara baktığımda gencecik Köksal Engür ile Levent Kırca’yı sembolik bir tren dekoru içinde kavuklu ile pişekar, Hacivat ile Karagöz gibi atışırken izlediğimde anlıyorum ki benim kadar annem de severmiş… Levent Kırca, tiyatroda yetişmiş bir komedyendi. 1974’de TRT’de birlikte çalıştığı isimlerden biri, Haluk Şahin onun arkasından yazdığı yazıda Levent Kırca’nın oyunculuğunu şöyle tanımlamış: “Levent, Oyun Treni'ndeki rolünü devralan kardeşim Abdullah gibi "bol kepçe kahkaha" ekolündendir. "Kahkaha atmazsan paran geri" ekolü de diyebilirsiniz. Kökleri Orta Oyunu'na, Karagöz'e, Dümbüllü'ye gider. Bizim komedimizdir. Gerekirse küfür eder, gerekirse kadın kıyafetine girer, gerekirse şarkı söyler.” Evet, Levent Kırca bir mukallit, dört dörtlük bir komikti. Bir yanıyla izleyicisini güldürmek için her şeyi yapabilecek enerjik bir taklitçi komik ama öte yanıyla politik taşlamanın zirvesine çıkmış unutulmaz heccavdı. Sadece Türkiye’de değil dünyada da mizahın temel unsurlarından biri olan siyasi eleştiriyi, ülkenin en popüler kanallarında yıllar boyu sürdürdü Levent Kırca. Ona esas ününü kazandıran Olacak O Kadar, baştan sona toplumsal ve politik taşlama üzerine kurulu, hicvin ve ironinin her türünün yer aldığı bir programdı. Levent Kırca’nın saatler süren makyajlar yapıp kılıktan kılığa girdiği skeçler mutlaka bir de mesaj verirdi. Bazen bu mesaj uğruna doğrudan esprilere ve hatta kaba komediye yaslandığı da olurdu. Ama asla eleştiriden vaz geçmezdi. Televizyonda olduğunun o kadar bilincindeydi ki, hatırlarsanız Olacak O Kadar sanki bir televizyon haber programı gibi kurgulanmış, bir komediydi.

Levent Kırca’nın o basit dekorlar içinde tiyatrovari komedi programı ile bugünlerde çok popüler olan televizyon tiyatrolarının da öncüsü olduğunu söyleyebiliriz. Ama bunu söylerken aradaki o devasa farkı da biliriz: politik tavır. Ne yazık ki hepimiz artık öyle politik bir komedinin Türkiye televizyonlarında yayımlanamayacağını da iyi biliyoruz…

Levent Kırca bir süre sonra o muazzam popülerliğini ve kendine özgü komedisini daha bağımsız sürdürmeye gayret etti. Küçükçiftlik’te büyük çadırda bir tiyatro kurdu. Hatta o çadır bir ara kısa süreliğine bir televizyon kanalına bile dönüştü. Kameranın hep açık olduğu, sahnenin hiç bitmeyen, sürekli yayında bir canlı şov alanına dönüştüğü benzersiz bir televizyon denemesi... Oyunlarıyla turnelere çıktı, filmler çekti ve siyasete girdi. Hep politik bir kişilikti. Onu şatafatlı hayatıyla filan değil, oyunları, filmleri, politik çıkışları, polemikleri ve televizyon programlarıyla bildik, tanıdık, konuştuk. Öyle de uğurluyoruz.

Levent Kırca son yolculuğuna uğurlanıyor