Yeni Türkiye'de Çankaya Köşkü'ne ne olacak?

Erdoğan, fiili başkanlık sistemini sadece siyasi enstrümanlarla kurmayacak. Yeni Başbakanlık binası, yeni siyasi sistemin en önemli kültürel simgesi, imajı olacak.
Yeni Türkiye'de Çankaya Köşkü'ne ne olacak?

Cumhurbaşkanı, Başbakanlık binasına taşınırsa Çankaya Köşkü belki de AKM gibi kaderine terkedilecek.

Ankara’daki o meşhur binanın görkemine, güçlü cephesine hele geniş saçaklarına baktığımda aklıma hemen 1920’lerin Cumhuriyet mimarisi, 1. Milli dönemi geliyor. Her ne kadar yapanlar Selçuklu esintili olduğunu söyleyip bu devasa binanın Yeni Türkiye’nin simgelerinden biri olmasını hedefleseler de hafızayı sıfırlamak öyle kolay değil.

Ankara’da, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde geniş bir alana inşa edilen Başbakanlık Binası’nın inşaatı neredeyse bitti. İnşaatıyla çok tartışılan bu yapı, belli ki önümüzdeki günlerde işleviyle de tartışılacak. Tayyip Erdoğan’ın göz bebeği projelerden biri; inşaata ziyaretler düzenledi, mahkeme kararlarına direndi… En son Cumhurbaşkanı seçildikten sonra bile gidip son durumu yerinde tetkik ettiği yazıldı. Yani belli ki bu yapı pek yakında yeni Cumhurbaşkanlığı kampüsü olacak. Tabii ki bu ihtimal hep vardı, mesela Temmuz’da Ege Cansen Sözcü’deki köşesinde yazmıştı. Önceki gün de eski Cumhurbaşkanı’nın eşi tarafından ‘Sizin elinizi sıkmak istemiyorum’ diye refüze edilen Abdülkadir Selvi durumu adeta ilan etti. Selvi’nin yazısında Çankaya Köşkü, neredeyse Cumhuriyet’in bütün kötü hatıralarının simgesi bir karanlık şato gibi gösteriliyor. Onun hatıraları arasında ‘çilingir sofraları’, ‘Ali Şükrü Bey cinayeti’, ‘Fikriye Hanım’ın intiharı’, Dersim, 27 Mayıs, 28 Şubat, Kenan Evren, Ahmet Necdet Sezer var. Evet var; ama Laik Cumhuriyetçiler için kutsal sayılan önemsenen pek çok başka şey de var. Öte yandan Müslüman muhafazakarlar için de Turgut Özal var Abdullah Gül var… Kolektif bir hafızanın, asgari ortak kimliğin ihtiyaç duyduğu simgeler bunlar; iyisiyle kötüsüyle. Ama Yeni Türkiye kafası her şeyi sıfırlamaya öyle kararlı, her şeye sadece Tayyip Erdoğan’ın peşinde gezen bir çizgi çekmeye öyle hevesli ki kendi tarihini bile her gün yeniden başlatıyor.

Erdoğan da yeni binaya simgesel bir önem yüklüyor tabii ki. Kimileri AK Saray diyorlar, haklı olarak. Başkanlık konutu olarak Beyaz Saray’ı çağrıştıran bir yapı… en yeni, en büyük ve en güvenli olanı. Toplam 1000 odalık bir kampüs. İçinde binlerce kişinin çalışacağı, balistik silahlara, kimyasal ve nükleer saldırılara karşı korunaklı bir bina. Çevresi yüksek duvarlarla çevrili, ormanın ortasında bir üs.

Söz konusu orman da tırtıklana tırtıklana küçülen ve ağaçtan doğadan gittikçe uzaklaşan Atatürk Orman Çiftliği’nin ormanı. Çiftliğe ait arazinin SİT statüsünü değiştirip inşaata açan bakanlık kararı İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğinde zaten yapı epeyce yükselmişti. O zaman Başbakan Erdoğan inşaatın devam edeceğini, nasipse Nisan Mayıs gibi açacaklarını açıklamış ve artık kime sesleniyorsa ‘Güçleri yetiyorsa yıksınlar’ demişti… Sonra nedense inşaat gecikti, açılış yapılamadı. Sanki bina da Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanmasını bekledi.

Gül çifti Çankaya Köşkü’nü kullanmış ama onlar da ev olarak bu 30’lardan kalma eski, klasik binayı değil de daha yeni olan Dışişleri Konutu’nu tercih emişti. Yine de Hayrünnisa Gül’ün Köşk’ün dekorasyonuna, sanat koleksiyonuna epey ilgi gösterdiği biliniyor. Yani Güller Çankaya’yı benimsemiş, orayı kendilerine göre dönüştürmeyi tercih etmişlerdi. Erdoğan ise her zamanki köktenci tavrıyla, Çankaya’yı bir kenara itecek. Cumhurbaşkanlığı makamını yeniden yorumlayıp bir tür Başkanlık sistemi oluşturma yolunda, mekan ve mimari de devreye girecek. Süreç sadece siyasi enstrümanlar kullanılarak değil bu tür kültürel araçlar da devreye sokularak işleyecek. Fiili başkanlık ya da bazılarının çok sevdiği tabirle ‘seçilmiş cumhurbaşkanlığı’ dönemi kendi simgelerini üretecek. Erdoğan mimarinin simgesel önemini gayet iyi biliyor. Bu nedenle Çamlıca Camii yapılıyor, Taksim Kışlası yeniden inşa edilmek isteniyor. Yaratılacak yeni Cumhurbaşkanlığı algısında Yeni Başbakanlık Binası’nın da önemli bir rol üstlenmesi hedefleniyor. ABD Başkanlığı’nın simgesi olan, silueti kurumun logosuna dönüşmüş Beyaz Saray gibi. Erdoğan eskilerden kopup ‘kendi teamüllerini oluştururken’ Cumhuriyet’in görsel hafızasını da yeniden belirlemek niyetinde. Oysa ulusal simgeler yaratmak o kadar kolay olmasa gerek. Yoksa örnek aldıkları ABD tam 214 yıldır aynı silueti, yani Beyaz Saray’ı koruyup kollamazdı.

Yeni Başbakanlık binası, Cumhurbaşkanı’nın konutu ve ofisi olursa Çankaya Köşkü’ne ne olacak? Kim bilir belki de eski Cumhuriyet’in bir simgesi olarak uzun süre öylece bomboş kalacak; tıpkı AKM gibi...