47 yıl sonra aynı soru

Efendim, bendeniz 1942 doğumluyum. Soyadımızdan da anlaşılacağı gibi, falcılık bizim aile geleneğimizdir. Ben dedemi tanıdım ailenin en büyüğü olarak, o da kendi büyük dedesini görmüş.

Efendim, bendeniz 1942 doğumluyum. Soyadımızdan da anlaşılacağı gibi, falcılık bizim aile geleneğimizdir. Ben dedemi tanıdım ailenin en büyüğü olarak, o da kendi büyük dedesini görmüş. Demek en azından beş kuşaktır ama daha fazla zamandan beri İstanbulluyuz ve falcıyız.
Benim dedem kendi büyükdedesinden öğrenmiş bu sanatı ki o büyükdede Sultan Abdülhamid'in falcılığını da yapmış, benim dedem ise Sultan
Reşat'a kahve falı açmış bir kişi.
Dedem bana bu sanatı çok genç, hatta çocuk diyebileceğim yaşlarımdan itibaren öğretmeye başladı. Benim çocukluğumun ve ilk gençliğimin geçtiği yıllarda dedemin evi, şimdi oturduğumuz bu apartmanın yerinde olan üç katlı bahçeli bir ahşap evdi, sonra biz onu müteahhide verdik, sayesinde bu apartman yapıldı, az biraz da kira gelirimiz oldu. Neyse, lafı karıştırmayayım, dedemin evine o devrin Demokrat Partili çok sayıda kodamanı ve onların zevceleri de gelir, fal baktırırlardı.
Dün gibi aklımda, galiba 1959'un son günleriydi, devrin Başbakanı merhum Adnan Menderes'in yakını olduğunu sonradan öğrendiğim bir hanımefendi gelmişti bir sefer. Dedem onun falına baktı uzun uzun, sonra bu hanım benle de sohbet etti, dedem benim de falcılık geleneğini sürdüreceğimi söyleyince bana da latife olsun diye tek soruluk bir su falı baktırdıydı. Biliyor musunuz o hanımın cevabını öğrenmek istediği soru neydi: Asker darbe yapacak mı, yapmayacak mı?
Ben falda 'yapmayacak' cevabını görmüştüm ama herhalde düzgün bakamamıştım, çocuktum, tecrübesizdim, 27 Mayısta darbe oldu, bütün
o güzel insanlar hapislere düştü. Falı doğru bilseydim, darbe olacak deseydim, durum değişir miydi, rahmetli Menderes bir tedbir alabilir miydi, o gün bugün merak ettim, durdum.
Şimdi dün sabah Radikal gazetesinden arayıp Anayasa Mahkemesi'nin kararı için değil de askerin darbe yapıp yapmayacağı için papatya falı açmamı istediklerinde bütün bu hatıralar, rahmetli dedemin Adnan Menderes ve arkadaşları için ettiği dualar, idamlardan sonra evimizdeki yas havası, hepsi hepsi aklıma hücum etti adeta, gözlerim doldu.
Aslında bakmak istemiyorum bu fala. Darbe falan olmasın istiyorum. Bu istek içimde öyle kuvvetli ki, falımdan sağlıklı bir sonuç çıkmayacak, bunu da biliyorum. Ama çare yok, görev verildi, biz falcıların sorularımızı seçme şansımız olmaz, biz bir elçiyiz, bize ne sorulursa ona doğru cevabı vermek bizim görevimiz.
Hadi Bismillah diyelim, papatyamızın yapraklarını koparmaya başlayalım:
Darbe olacak, olmayacak, olacak, olmayacak, olacak, olmayacak... Vee son yaprak: Olmayacak.
Benim papatyalarım hiç yanılmaz. Umarım bu sefer de yanılmıyorlardır.