Benim ordum darbe yapmaz!

Akşam vakti İsmet Berkan aradı, benden artık fallarımı darbe ihtimali üzerine açmamı istedi, e ben de 'Tamam' dedim.

Bu sefer kara haber gece vakti geldi, tam yemek sofrasına oturmuş, mangalda pişirdiğimiz çipuramızı ayıklamaya başlamıştık ki, bizim oğlanın telefonu çaldı, İsmet bey arıyormuş.
Bir yandan elimi silmeye çalışırken bir yandan da telefonla konuşmaya başladım. İsmet bey, 'Abdullah Gül'ün adaylığı resmileşti' dedi, benden gayriihtiyari 'E o zaman ben de yazıları keseyim' cümlesi çıkmış.
İsmet bey itiraz etti, ilhamı o gün yazdığım ve sizin dün okuduğunuz yazıdan almış, 'Hayır hayır' dedi, 'Artık Gül'ün adaylığı için değil, askeri darbe ihtimali için fal açarsınız.'
'Ne yani' dedim, 'Memlekette ihtilal olmazsa sonsuza kadar yazacak mıyım, insanlar okumaktan sıkılmaz mı?'
Sıkılmazmış, ayrıca sonsuza kadar değil 28 Ağustos ve belki 30 Ağustos'a kadar yazmam yeterliymiş, Gül seçilip Köşk'e çıktıktan sonra artık yazmasam da olurmuş.
Ben bunları dinlerken bir baktım bizim bacanak benim meşguliyetimi fırsat bilip çipurayı didiklemeye başlamış bile, kısa kesmek için 'Tamam tamam' dedim Berkan beye, 'Yazarım.'
Tamam alelacele, öyle pek de üstünde düşünmeden 'Yazarım' dedim ama ne yazacağım, aldı mı beni bir düşünce...
Biz asker milletiz. Benim büyükamcam Çanakkale'de ve Dumlupınar'da savşmıştı, İstiklal Savaşı madalyasını gururla gösterirdi, tek üzüldüğü şey gazi olamamış olmaktı.
Ailemiz hep askere sevgiden de öte duygular beslemiş, ben de ne zaman bir tören olsa gözleri yaşarmadan edemeyen bir insanım. Askerliğimi serhad şehri Erzurum'da yaptım, gerekirse tezkere bırakmaya bile hazırdım, o kadar severek ve isteyerek yaptım yani.
Bu yaşıma geldim, ağzımdan asker aleyhine tek cümle çıkmamıştır. Sadece 27 Mayıs sonrası rahmetli Adnan ve Celal bey ile arkadaşlarının gördüğü muamele içimi açıtmıştır, onu da kahraman Mehmetçiğe ve onun komutanlarına yakıştıramadığım için.
Şimdi bir kulağı delik zevzek arkadaşımın karısının bilmemnesinin kuaförde duyduğu 'Gül cumhurbaşkanı olursa memlekette ihtilal olacak' lafı üzerine ben nasıl fal açarım? Bu güzide orduya darbeyi, ihtilali nasıl yakıştırırım?
Asla!..
Bizim ordumuz bu milletin gözbebeğidir ve onun içinden çıkmıştır. Atatürkçülük konusunda kimse onlarla aşık atamaz ama bu ordu aynı zamanda demokrasi âşığıdır, zaten ne zaman mecbur kalıp ihtilal yapsalar her seferinde demokrasiye dönülmüştür.
O yüzden ihtilal bekleyenler hüsrana uğrayacaklardır, eminim.
Bunlar benim samimi kanaatlerim. Bu kanaatle falımı açıyorum:
Darbe olacak, olmayacak, olacak, olmayacak, olacak... Ve son yaprak: Olmayacak.
Gördünüz işte. Unutmayın, papatyalar hiç yanılmaz ve yalan söylemez.