Büyükanıt ne dedi?

Bir yaprağı 'sözde' birini 'özde' diye yoluyorum, 'özde değil sözde...' Son: Sözde değil özde!..

Sabahtan beri bizim torunun dağınık odasında, ona babasının hediye ettiği bilgisayarın başında cebelleşiyoruz. Ben bunu bilgisayardan anlıyor sanırdım, meğer neredeyse benim kadar cahilmiş.
Bunun zoruyla ben yazıların altına adına imeyl denen illeti koydum ya, sağolun siz okuyucularım da bana mektuplar yağdırmışsınız. Onları okumaya çalışıyorum sabahtan beri. İnanın bu yüzden neredeyse doğduğumdan beri her gün yaptığım öğlen istiare uykusuna bile yatamadım, gözlerim kan çanağı bilgisayar başında oturdum bütün gün.
Bu illet de hastalık gibi, oturunca kalkamıyor insan bir türlü. Neden sonra gazeteden aradılar, 'Nerde kaldı yazı' dediler de anca akıl edebildim, eski usul dolmakalemle masamda bu satırları karalıyorum.
Bu okuyucu mektupları beni şaşırttı doğrusu. Kahir çoğunluk, dün sabahtan beri Genelkurmay Başkanımız Orgeneral sayın Yaşar Büyükanıt paşamızın ne demek istediğini papatyam yoluyla tahlil etmemi istemekte. Bir başka grup ise, Yaşar paşamızın basın toplantısında soru soran gazetecilerin bazılarının asker kökenli olup olmadığını benden soruyorlar.
Tabii biz asker milletiz, o bakımdan hepimiz asker kökenliyiz. Bir gün size Sıvas'ın Temeltepe'sinde geçen askerlik günleri anlatmaya başlasam gözleriniz yaşarır. Herhalde bu gazeteci beyler de askerliklerinin tadı benim gibi damaklarında kalmış kimseler, o yüzden ordumuzun her daim başımızda olmasını ve öyle kalmasını arzu ediyorlar. Orgeneral Yaşar Büyükanıt paşamızın 'Sözde değil özde' diyerek Tayyip Erdoğan beyefendinin cumhurbaşkanlığına karşı mı çıktığı, yoksa aynı cümle içinde 'Karar Meclis'in' diyerek bu işe hiç karışmadıklarını mı söylediği sorusunu cevaplamaksa kolay değil.
Önce ben biraz lafazanlık edeyim bu konuda, sonra papatyamın hakemliğine de başvuracağım.
Bana kalırsa Büyükanıt paşamız, 'sözde değil özde' dedikten sonra 'Karar Meclis'in, ben yasal olarak bu kadarını söyleyebilirim' demekten başka yapabileceği bir şey yoktu. Yoksa, 'Falanca Cumhurbaşkanı olmasın' demek, doğrudan askeri darbe yapılmasını gerektiren bir söz olurdu, herhalde bu da basın toplantısıyla ilan edilmezdi.
O yüzden, ben Büyükanıt paşamızın 'Darbe yapmayacağım ama Cumhurbaşkanı da cumhuriyetimizin temel ilkelerini özde benimsemiş birisi olmasını arzu ederiz, öyle olmazsa sonra duruma bakarız' demek istediğini düşünüyorum.
Bakalım papatyam bu konuda ne düşünüyor?
İlk sorumu 'sözde değil özde' diye soruyorum, ikinci sorumu 'özde değil sözde' şeklinde.
'Sözde değil özde', 'özde değil sözde', 'sözde değil özde', 'özde değil sözde'... Vee son yaprak: 'Sözde değil özde.'
Papatyalar yanılmaz sevgili okurlarım!