Çık-ma-ya-cak!

Neredeyse 10 yıldır görmediğim bir arkadaşım aradı dün sabah. Kendisiyle lise yıllarımdan beri tanışırım, bizim hanım duymasın ama birlikte fincan kırmışlığımız da vardır zamanında.

Neredeyse 10 yıldır görmediğim bir arkadaşım aradı dün sabah. Kendisiyle lise yıllarımdan beri tanışırım, bizim hanım duymasın ama birlikte fincan kırmışlığımız da vardır zamanında.
Bu arkadaşım benim gibi yapmadı, liseden sonra Mektebi Mülkiye'ye devam etti, sonra kaymakam oldu, vali oldu, şimdi de devlette önemli bir mevkide.
Bunun babası hacıdır, herhalde o yolla bu hükümetle de iyi geçinmeyi bildi, onu yüksek görevlerde tuttular, herhalde güvenilir buldular.
Neyse, bu arkadaşım sabah telefonda, "Bak sana ne diyeceğim, boşuna fal açıyorsun, Erdoğan Köşk'e çık-ma-ya-cak" dedi. Evet, aynen böyle heceleye heceleye. 'Nereden biliyorsun?' diye sordum, "Birinci elden" dedi. 'Nasıl yani, Tayyip bey mi söyledi sana?' dedim, "O kadarını sorma" dedi. Sonra telefon kapandı.
Memleketin okumuş yazmış bütün evlatları işi gücü bırakmış papatya falı açıyor, yazı tura atıyor ya da düpedüz atıyor! Papatya falını bırakınız benim gibi erbabı açsın. Çünkü hep söylüyorum, bu iş öyle basit bir yaprak koparma işi değildir. Yaprağı hangi niyetle kopardığınız, o sırada yüreğinizin temiz olup olmaması gibi çok önemli şeylere dikkat etmek gerekir.
Bakın dün Murat Yetkin bey söylediler, gazetemizin Ankara Bürosu'nda bir anket yapmışlar, sadece üç kişi Tayyip beyefendinin cumhurbaşkanı olacağını söylemiş.
Bunlar hep görüşler, hepsine de saygılıyım ama hiçbiri papatya falının yerini tutmaz, onu da söyleyeyim.
Sabah arayan arkadaşımın hatırına papatyamızın yaprağını 'Çık-ma-ya-cak' diyerek koparayım.
Çık-a-cak, çık-ma-ya-cak, çık-a-cak, çık-ma-ya-cak, çık-a-cak. Ve son yaprak: Çık-ma-ya-cak!
Papatyalar yalan söylemez.