Olmak da zor olmamak da

<arabaslik>Ben yine şanslıyım</arabaslik></br><b>Köşe</b> yazdığımdan beri memleketin yükü sırtıma bindi. Ancak AKP anketini duyunca yine de Erdoğan'ın yerinde olmadığıma dua ettim.

Hep diyorum, benim siyasetle tek ilişkim seçim zamanlarında gidip oy kullanmaktan ibaret. Oy kullanırken de umumiyetle sevgili karıma sorarım 'Kime oy veriyoruz' diye ve o kimi söylerse ona veririm. Geçen seçim, Bülent Ecevit'e oy veren üç-beş kişiden ikisi bizdik mesela. Yani oylarımızın da Türkiye'yi bırakın yansıtmayı, Türklerin siyasi tercihlerine yakın bile olmadığını söyleyebilirim.
Ama bu köşe yazarlığı hastalık gibi bir şey. Hem artık kendimi eskisinden daha önemli biri sanmaya başladım hem de siyasetten futbola kadar her konuda söyleyecek şeylerim olduğunu düşünmeye.
İşin kötüsü böyle düşünen sadece ben de değilim. Etrafımdaki herkes de, başta bizim torunla babası olmak üzere konu komşu, gelen giden, berberde karşılaştıklarım, bizim emektar kapıcı, bakkal ve çırağı, yani benim küçük dünyamda tanıdığım herkes, benim her konuda söyleyecek bir şeyim olduğuna inanmaya başladı. Eskiden bana saati bile sormayanlar bugün, 'Sence Avrupa Birliği'ne girecek miyiz?' diye cümleye bodoslamadan girebiliyorlar. İşin daha da kötüsü ben de bütün bu sorulara, konuyu bileyim bilmeyeyim cevap yetiştiriyorum.
Eskiden gazetelerin magazin ve spor sayfalarından başkasına bakmazdım, zaten evimize de ancak kupon kesileceği zaman gazete girerdi. Şimdi her gün en az beş gazete okuyorum. Bir bilseniz bu beni ne kadar yoruyor. Memleketin bütün yükünü sırtımda taşıyorum sanki.
Dün gazeteden aradılar, günün haberlerini anlattılar. Bir habere göre, Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendinin bugüne kadar görüştüğü milletvekillerinin kahir çoğunluğu ona cumhurbaşkanı
olmasını söylemiş. Buna karşılık parti teşkilatı ile yapılan ankette teşkilatın yüzde 70'i 'Çıkmasın Köşk'e' demiş. Halkın ezici çoğunluğu da Tayyip beyin cumhurbaşkanı değil başbakan olarak kalmasından yanaymış.
Bir başka habere göre, Ankara'da toplanan 300 binden fazla kişi, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasındansa askeri darbeyi tercih ettiklerini söylemişler.
Şimdi bu haberleri dinleyince sırtımdaki yük biraz daha büyüdü
sanki. Öyle ya, Tayyip bey Köşk'e çıkmaya karar verse bir türlü, çıkmamaya karar verse başka türlü.
Çıkacak olsa, kendi partisinin ve halkın isteğinin tersine hareket etmiş olacak. Çıkmayacak olsa Ankara'da toplananlara zafer kazandırmış olacak.
İyi ki onun yerinde değilim, diye düşündüm. Ne zor bir karar.
Ben en iyisi papatyama döneyim ve ona sorayım: Olacak, olmayacak,
olacak, olmayacak, olacak...
Ve son yaprak: Olmayacak.
Papatyalar yanılmaz sevgili okurlarım.