Papatyalar yanılmaz

<b>Gazetelerde </b>okudum, Tayyip bey Halep yolunda, "Memlekete nerede daha iyi hizmet edeceksem o makamda olurum" demiş. Öyleyse bugünkü falımızı 'Olmayacak' diye başlatalım...

Bir ahbabımızın oğlu yurtdışında tahsilden döndükten sonra kısa bir süre bir gazetede çıraklık ettiydi, oradan ayrılıp adam gibi bir iş bulduğunda da, 'Bu millet iğneciden korkar gibi gazeteciden korkuyor' dediydi.
Şimdi ben de, tekliflere kanıp bu Radikal gazetesinde yazmaya başladım ya, hemen eş dosttan bana dedikodular yağmaya başladı. Anlaşılan herkes, gazetecileri 'iğneci' gibi kullanmak ve başkalarını korkutmak istiyor.
Bakın, dün sabah bizim evin kırk yıllık temizlikçisi Hacer hanım, gelininin geçen hafta gittiği kuaförde duyduğu bir dedikoduyu anlattı. Bu kuaför dedikodusu çok mühimdir, zamanında fal bakmaya kuaförlere çok gidip geldiğim için yakinen bilirim, genellikle doğru çıkar.
Bizim Hacer hanımın gelininin anlattığına göre, onların kuaföre muhterem Başbakanımız Tayyip Erdoğan beyefendinin yakın danışmanlarından birinin hanımının yengesi de geliyormuş. İşte o anlatmış, AKP'nin milletvekilleri, hatta adına grup başkanvekili mi ne diyorlar, hani Meclis TV'de çıkıp çıkıp bağıranları bile geliyormuş bu danışmana, 'Bizim patron cumhurbaşkanı olacak mı?' diye soruyormuş.
Danışman dediğin gariban biri, nereden bilsin koca Recep Tayyip Erdoğan'ın son kararını? Hem bakalım Tayyip Bey kendisi biliyor mu kararını?
Benim AKP'li vekillere ve özellikle de onların hanımlarına tavsiyem, öyle kapı kapı danışman danışman dolaşacaklarına, geceleri kahve köşelerinde olacak-olmayacak diye çene yarıştıracaklarına gelsinler, her gün 40 kuruş versinler ve bir Radikal gazetesi alsınlar, benim köşemden okusunlar Tayyip Bey aday olacak mı, olmayacak mı?
Dün gazetelerde okudum, Tayyip bey, Halep'e giderken uçakta gazetecilere (galiba o yeliş kazaklı gazeteci beye) 'Memlekete nerede daha iyi hizmet edeceksem o makamda olurum' mealinde bir şey söylemiş. Öyleyse bugünkü falımızı, 'Olmayacak' sorusuyla başlatalım, bakalım ne çıkıyor...
Olmayacak, olacak, olmayacak, olacak... Ve son yaprak: Olmayacak!
Sevgili okurlarım, papatyalar yanılmaz!