Tayyip bey çıkmayacak mı yoksa?

Telefonlarım susmak bilmedi. Nereden buluyorlarsa evimizin telefonunu artık herkes arıyor.

Telefonlarım susmak bilmedi. Nereden buluyorlarsa evimizin telefonunu artık herkes arıyor. Dün sabah birisi Mehmet Ağar beyefendi adına aradığını söyleyip, 'Bizim barajı geçip geçmeyeceğimizin falına da bakar mısınız' dedi. Pek çoğu Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendi ile muhterem refikaları Emine Erdoğan hanımefendinin bunca yıllık mutlu evliliğine neden laf ettiğimi sorguladı, bir de beni bir temiz dövmekle tehdit etti.
Ey yüce Allahım ben ne bela aldım böyle üstüme. Bütün suç İsmet Berkan beyefendinin, dönsün Almanya'dan, ilk iş ondan zam isteyeceğim,
vermezse de bu yazarlık hevesine son vereceğim.
İnanır mısınız, yolda yürüyemez oldum sevgili okurlarım. Zaten bu köşede çıkan resmimden hiç memnun değilim, bana benzetemiyorum bir türlü ama yine de insanlar beni tanıyor. Pazar günü ailecek bir Beyoğlu'na çıkalım dedik, iki adım atamadık, her önüne gelen yolumu kesiyor, benden bedavaya fal bakmamı talep ediyor. Bu iş canıma tak etti, eski sakin ve huzurlu hayatımı geri istiyorum.
Ben kim, Tayyip bey ile Emine hanımın mutlu evliliklerine laf etmek kim? Bendeniz minik bir emir kuluyum, papatyanın yapraklarının ve son zamanlarda da umumi neşriyat müdürümün emrindeyim. Onlar ne derse ben de onu yapıyorum. Umumi neşriyat müdürümün 'Şunu yaz' dediği konuyu yazmamazlık edemem. Papatyalarımın bana 'olacak' dediğini 'olmayacak'a çeviremem. Ben aradaki elçiyim, beni dövmeyin istirham ederim.
Pazar akşamüzerisi, kendimizi Beyoğlu'ndan dar attık, Feriköy'deki evimize geldik. Bizim torun hemen televizyonu açtı. A, o da ne, Tayyip bey televizyonda, Almanya'da konuşuyor. Kamera bazen salonu da gösteriyor, gözlerim İsmet Berkan beyi aradı ama göremedim. Neyse, Tayyip bey, "Mevkide, makamda gözüm yok" diyor, "Başbakan olsan, cumhurbaşkanı olsan ne yazar" diyor, "Hepimiz sonunda musalla taşına yatacağız, orada da cumhurbaşkanı niyetine demeyecekler, er kişi niyetine diyecekler" diyor, "Benim boyun uzun, benim mezarım belki biraz daha büyük olur" diyor.
Allah Allah, ölüm Allahın emri ama hayattayken ölümden bu kadar çok söz etmek neyin nesi? Benim yaşım Tayyip beyden birkaç yaş büyük, ben bile ölüm fikrini aklıma getirmemeye çalışıyorum. Dünyaya kazık çakacağımız yok ama bu dünya da güzel be kardeşim, insanın canı ölmek istemiyor.
Makamda mevkide, şanda şöhrette benim de gözüm yok, daha demin söyledim, bu köşeyi yazmayı bırakmayı düşünüyorum, bana getirdiği şöhretten hiç mi hiç hoşlanmadım. Ama bir makamdaysanız onun gereğini de yerine getirmelisiniz. Bu köşeyi yazmak istemiyorum diye bu yazıyı savsaklayamam mesela. Bize büyüklerimiz böyle öğretti.
Tayyip bey de cumhurbaşkanı olmak istemiyorsa, olmaz biter. Başbakan olmak istemiyorsa, olmaz biter. Böyle bir ümitsizlik hali, boşvermişlik hali, 'Dünyada ölümden başkası yalan' hali gözlemledim ben Tayyip beyde. Almanya yaramadı galiba kendisine, bir moral bozukluğu tesbit ettim.
Tabii bu tesbitlerimi uzaktan, televizyon ekranından yaptım. İsmet Berkan bey bana katılmıyor, tam tersine Tayyip beyi çok moralli, çok neşeli görmüş, hatta Tayyip beyin bu Almanya ziyaretini bir çeşit haftasonu tatili gibi değerlendirip eşiyle başbaşa vakit geçirme fırsatı bile yarattığını söylüyor.
Tayyip beyle Emine anımın mutlu günler, saatler geçirmesi beni sadece mutlu eder, onu da söylemeden geçemeyeceğim.
Neyse lafı çok uzattım yine. Bugünkü papatyamızı 'Olmayacak' diyerek koparmaya başlıyorum.
Olmayacak, olacak, olmayacak, olacak, olmayacak... Ve son yaprak: Olacak!
Papatyalar yalan söylemez sevgili okuyucularım.