Tek tek düşen yapraklar

Erdoğan'ın bir sözü Çankaya'ya çıkacağına, diğeri çıkmayacağına işaret. Ben papatyamın yapraklarını, 'Cumhurbaşkanı olacak' diyerek koparmaya başlıyorum. Son yaprak: Olmayacak!

Muhterem Radikal okurları, sizlerle bugünden başlayarak takriben üç hafta boyunca aralıklarla birlikte olacağız. Sizlerin de çok merak ettiğinizi tahmin ettiğim Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendinin cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağı meselesine her gün o günün gelişmeleri ışığında kısaca cevap vermeye çalışacağım.
Bana bu imkânı verip sizlerle kısa bir süre için dahi olsa meşveret etme fırsatı veren Radikal gazetesinin pek muhterem yöneticileri, lafı fazla uzatmamam ve konuya her gün göbeğinden girmem için telkinlerde bulunuyorlar. O yüzden bu bir seferlik hasbıhalimizi burada kesip günün papatya falını açmaya başlayalım.
Efendim biliyorsunuz, papatya falı çok ciddi ve bilimsel bir öngörü yöntemidir. Bu yöntemin en ince noktası, tabii evvela bir papatya bulmak, sonra da papatyanın beyaz yapraklarını kopartmaya doğru soru ile başlamaktır. Misal, çıkacak diye başlarsanız bir sonuca, çıkmayacak diye başlarsanız başka sonuca ulaşırsınız.
İlk bakışta çok kolay gibi gözüken bu iş esasen büyük uzmanlık ve tecrübe gerektirmektedir. Bu mesleği, yani falcılık işini 30 yılı aşkın süreden beri yapan bir kardeşiniz olarak ben hem o uzmanlığa hem de tecrübeye fazlasıyla sahibim, büyük ustam ve babam Kemal Müneccim'in geleneğini elden geldiğince sürdürüyorum.
Bakın yine lafı uzattım, sayın Erdoğan beyefendi yerine kendimden söz etmeye başladım, hemen konuya giriyorum.
Sayın Başbakanımız dün bir demeçlerinde, "Anayasamızın amil hükümleri çerçevesi içerisinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin başlayacağı tarih ve adaylık süresi bellidir. Bu süre içinde bu seçimin nasıl yapılacağı bellidir. Biz siyasi bir partiyiz. Dolayısıyla her siyasi partinin stratejisi ve taktikleri olur. Bu stratejisini ve taktiklerini de en ideal şekilde uygular. Nitekim nasıl ana muhalefet veya muhalefet partileri bildiği her şeyi konuşuyorlarsa, kendilerine göre tavırlar belirliyorlarsa, elbette iktidar partisi olarak biz de kendi stratejimizi ve taktiğimizi uygulayacağız. Bizim asıl hedefimiz ülkemizde bir gerilim olmadan ülkemizin gelişmesine kalkınmasına odaklanmaktadır. Dün açıklanan rakamları gördünüz. Türkiye bir istikrar yakalamıştır. Türkiye bir güven ortamı yakalamıştır. Bu güven ortamını bu istikrar zeminini bu kuru gürültüye kurban edemezdik ve etmedik" buyurmuşlar. Bu cümlelerden bendeniz sayın Başbakanımızın ağırlıklı temayülünün aday olmamak şeklinde olduğu sonucunu çıkarıyorum.
Ama yine sayın Başbakanımız aynı demecinde devamla, "Şu anda sivil toplum örgütleriyle zaten görüşmelerimi yapıyorum. Teşkilatımızla ilgili alan taramasını bitirdik. Şu anda değerlendirmesi yapılıyor. Milletvekili arkadaşlarımla da öyle zannediyorum ki önümüzdeki haftadan itibaren görüşmeye başlarız. Son görüşmemizdi Merkez Karar Yürütme Kurulu ile yapacağız. Ondan sonra da adaylık müracaatları başladığı anda adımı atmış olacağız" demişler. Bu cümlelerden de aday olmayı istediği neticesine varıyorum.
Yani ilk gün zor bir fal.
Ben yine de papatyamın yapraklarını 'Olacak' diyerek koparmaya başlıyorum. Olacak, olmayacak, olacak, olmayacak... Ve son yaprak: Olmayacak!