Alaton'dan cesur öneriler, Öcalan'dan kritik mesajlar

İşadamı İshak Alaton, Kürtlerin ayrılmak isteyip istemediğinin araştırılmasını isteyerek Öcalan'ın ev hapsine alınabileceğini söyledi. Öcalan ise devlete pratik öneriler yaptığını ve seçime kadar bunların gerçekleşmemesi halinde kızılca kıyametin kopacağını ileri sürdü.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 


Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

8 NİSAN 2011 SAAT: 18.00

ANKARA


Bilgi Üniversitesi’nde dün düzenlenen ‘Barışı Kurmak’ konferansına, eski DEP Milletvekili Leyla Zana’yla birlikte konuşmacı olarak katılan işadamı İshak Alaton, “Her şeyden önce bölgeden ayrılmak istenilip istenilmediğini belirleyecek geniş kapsamlı sosyal araştırmalar yaparak, gerçek istekleri görmeliyiz. Kürtlerin gerçekten ayrılmak isteyip istemediklerini, hem kendileri ve hem de biz Türkler görmüş olacağız. Bu bizi, şiddeti kullananlar karşısında çok güçlü bir konuma getirecektir. Bunu yapan ülkeler huzur içinde yaşamaktadırlar. Mesela Kanada’daki Quebec bölgesinde ayrılmak isteyenler azınlıkta kaldı” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre silahla bir yere varılamayacağını söyleyerek sahte bir iyimserlik sunmayacağını söyleyen Alaton, “Açıkça Kürt meselesinin bugün geldiği yere silahla ulaşıldı. Bunu da biliyorum. Ancak silah bundan daha fazlasını alamaz. Silahları bırakmak şart. Şiddet devam ettikçe, elde ettiklerini hızla kaybedecekleri ortadadır” diye konuştu.
Alaton şunları söyledi: “Kürtleri teskin edecekse Öcalan ev hapsi konumuna da geçirilebilir. Parlamentonun toplumu bu fikre hazırlayacak, toplumsal zemini hazırlaması gerekiyor. Bu, toplumsal bir hazırlık icap ettiriyor.”

PKK

Öcalan; Türklere, Kürtlere, devlete ve PKK’ya ayrı ayrı seslendi. Fırat Haber Ajansı tarafından dün verilen habere göre Öcalan, Türklere “Ben devletle görüşüyorum, bu bilinmelidir. Buradaki görüşmelerde Kürt sorununun demokratik anayasal çözümünü amaçlıyoruz. Görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı belli değil. Demokratik anayasal çözümün gelişmesi demek şiddet ortamının ortadan kalkması demektir. Demokratik çözüm gelişmezse herkes kaybeder” dedi. Öcalan devlete yönelik olarak “Yürütülen görüşmelerin tarihi sonuçları olabilir. Demokratik anayasal çözüme şans vermelidir. Çünkü bu onların da son şansıdır. Çözüm gelişmezse kendiliğinden topyekûn savaş dönemi başlar. Kızılca kıyamet kopar” diye konuştu. PKK’ya “Ben burada ateşkesi sağlamıyorum. Yürüttüğüm görüşmelerde demokratik anayasal çözümü geliştirmek istiyorum. Meşru savunma herkesin hakkıdır. Seni imha ediyorsa, sen de kendini savunacaksın. Bu savunma, etkin savunma olmalıdır” diyen Öcalan, Kürtlere de şunları söyledi: “Burada yürüttüğüm görüşmeleri önemsiyorum. Olumlu sonuçları olabilir, olmayabilir de. Pratik öneriler aşamasındayız. Bazı pratik öneriler sundum. Gerçekleşirse olumlu gelişmeler yaşanabilir. Bunların bir sonuca bağlanması için seçimlere kadar bekleyeceğiz.”
Öcalan, “Buradakiler benim önderliğimi kabul ederek bu görüşmeleri yapıyorlar. Bu yeni bir aşamadır. Seçimlerden sonra zaten süreç netleşecektir. Seçimden sonra hükümet fark etmez, ister şimdiki hükümet olsun ister sonraki hükümet olsun tutumları netleşecektir. Birkaç ay var önümüzde, bu aylar demokratik anayasal çözüm için son şanstır” diye konuştu.
Öcalan’dan açıklama yapan KCK ise 15 Haziran’a kadar savunma pozisyonunun korunacağını bildirdi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada, “Bu süre boyunca güçlerimiz kendine ve savunduğu değerlere saldırı olması durumunda etkin bir biçimde savunmasını yapacak ve misilleme hakkını kullanacaktır” denildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Alaton’un önümüzdeki günlerde tartışma yaratacak sözleri, iş dünyasının bir kesimi tarafından Kürt kimliğinin açıkça kabul edildiğini gösteriyor. PKK’nın varlığının Kürt kimliğinin tanınmasındaki işlevini teslim eden Alaton, bundan sonrasının ‘siyasi mücadele’ olması gerektiğine dikkat çekiyor. Alaton’un ‘Öcalan’a ev hapsi’ konusunda söyledikleri ise iş dünyasında bir ilke karşılık geliyor.
Bugüne kadar çeşitli kereler söylediklerini derli toplu ve kategorik olarak tekrarlayan Öcalan, Ankara’ya yaptığı önerilerin iki ay içinde karşılanmasını istiyor.
Öcalan, demokratik çözümün gelişmemesi halinde olacaklara ilişkin çizdiği tabloyla bu önerilerin gerçekleşmesi yönünde baskı oluşturmaya çalışıyor.
Öcalan “Ben burada ateşkesi sağlamıyorum” sözleriyle İmralı’da görüşmelerin sürmesinin sonucu olarak TSK’nın operasyonlarının durmasının beklenmemesi gerektiğini ima ediyor.
Diğer bir ifadeyle Öcalan, “Burada görüşmeler sürerken TSK operasyon yapar, PKK da buna karşı kendini savunsun” demeye getiriyor.
Öcalan ‘etkili savunma’ sözleriyle PKK’nın önümüzdeki iki ay boyunca -Aktütün, Hantepe vs. gibi olmasa da - eylemlerinin şiddetleneceğini haber veriyor.
Yani PKK’nın TSK birliklerinin üstüne geldiği anda savunma yapma yerine kayıpları arttıracak şekilde daha başlangıçta karşı hamle yapma, operasyon kollarının pusu ve mayınla vurulması yöntemlerine başvuracağı anlaşılıyor.

.