Ankara, PKK'ya 'taarruz' arifesinde

Başbakan Erdoğan'ın bayram sonrasının 'barışın yeni miladı' olacağını söylemesi, Ankara'nın İran'ın Kandil harekâtının yarattığı fırsatı kaçırmak istemediğini ve sonbaharda Kuzey Irak'a müdahale edebileceğini gösteriyor.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

15 Ağustos 2011 Saat: 19.00
ANKARA


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki akşam Ankara’da yaptığı konumada “Bakınız unutmayın artık yine açık söylüyorum. Bıçak kemiğe dayanmıştır diyorum ve bu ülkede bölücü terör örgütü ile arasına mesafe koymayanlar da bu suça iştirak ediyorlar. Ve onlar da bunun bedelini ödemeye mahkum olacaklardır. Zira bu ülkede barışa gölge düşürenler kan dökerek özgürlükten bahsedenler kaymakamımızı kaçıranlar askerlerimizi kaçıranlar sağlık memurunu kaçıranlar bunları kaçırmak suretiyle eğer bu ülkede bizlerin teslim olacağın eyvallah edeceğimizi zannediyorlarsa bunu bizden beklemesinler. Ama açık söylüyorum. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Ne derlerse desinler, neyi söylerse söylesinler bunun faturası ağır olacaktır. Ağır olacaktır. Bu kadar açık konuşuyorum. Eğer demokrasi diyorlarsa eğer hukuk diyorlarsa bunun yeri parlamentodur. Kendi kendilerine, affedersiniz bu ülkenin şehirlerinde gayri meşru illegal parlamentolar oluşturmak suretiyle kimse bu ülkenin herhangi bir vilayetinde herhangi bir operasyon veya ameliyat yapamaz, bunu böyle bilsinler” dedi. ANKA’nın haberine göre Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: “Ben bu mübarek ramazan gecesinde ramazana hürmeten biz şu anda sabrediyoruz. Ramazan’ın bitiminden sonra bilesiniz ki bu ülkede barışın miladı bu barış ayı ile beraber, bu dayanışma ayı ile birlikte çok daha farklı olacak.”
BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ın eleştirilerine dün verdiği yanıtta “PKK’nın intikamını BDP’den almak istiyorlar. Kendilerince en zayıf nokta BDP’dir. PKK’ya güç getiremedikleri her yerde intikamını BDP’den alıyorlar” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre BDP’nin şiddet ile arasına net ve kesin bir mesafe koyduğunu söyleyen Demirtaş, şöyle konuştu: “Başbakana çağrı yapıyorum. Faşizm ile aranıza mesafe koyun aksi taktirde siz zarar görürsünüz.”
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, “DTK de BDP de bedel ödedi. DTK ve BDP temsil gücü kazanmış bir güç ve iradedir. Bu iradenin artık kabul edilmesi gerekiyor” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde Başbakan Erdoğan’ın savaş ilan ettiğini belirten Tuğluk, “Bize rest çekiyor. Biz de rest çekersek felaket olur ama biz bu resti çekmeyeceğiz. Hakkımız olanı mücadele ederek, direnerek elde edeceğiz” diye konuştu.
Eski AKP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Vatan gazetesinden Ruşen Çakır ve Semih Sakallı’ya verdiği röportajda ana dilde eğitimin temel bir sorun olduğunu söyledi. Fırat “Başbakan ‘Ret, asimilasyon ve inkârı kaldırdık’ dedi ama bence ret ve inkâr bir yere kadar kaldırıldı ama asimilasyon hâlâ devam ediyor. Bir toplumun dili yasaklanıyorsa, ana dilinizi geliştirme imkânına sahip değilseniz, bu buz gibi bir asimilasyondur. Asimilasyon ancak dil üzerindeki yasakların kaldırılmasıyla ortadan kalkar” diye konuştu.
Siirt’te dün sabaha karşı aralarında BDP il yöneticisi Tahir Cengiz’in de bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı.

AVRUPA BİRLİĞİ

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da dün RojTV davası başladı. Savunma Avukatı Bjorn Elquist, savcıların Türkiye’ye gittiğni ve yetkililerle görüşmeler yaptığını belirterek savcıların mektup yazarak Ankara’ya teşekkür ettiklerini ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre savcı Aralık 2010’da Türkiye’ye ziyarette bulunduğunu kabul etti.

PKK 

Öcalan’ın avukatlarının 27 Temmuz’dan beri müvekkileriyle görüşmek için yaptıkları 5. başvuru dün reddedildi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre İmralı Cezaevi Müdürlüğü, avukatlara önceki gün görüşmenin hava muhalefeti nedeniyle yapılamayacağını bildirdi.
Halk İnisiyatifi dün yayımladığı bildiride kadro ve sempatizanlara “Sosyal, siyasal ve askeri anlamda, başlatılan topyekûn savaş konsepti karşısında hazırlanma” çağrısı yaptı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre bildiride İran’ın Kandil harekâtına gönderme yapılarak ‘Kapsamlı bir imhanın hedeflendiği’ kaydedildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Kürt sorunuyla ilgili en kritik noktaya işaret eden Fırat’ın sözleri, sorunu çözecek biçimde hazırlanması halinde yeni anayasanın önemli bir parametresinin ana dilde eğitimin önünün açılması olduğunu hissettiriyor.
Türkiye içinde PKK birimlerine askeri, BDP/DTK kesimine adli operasyonların devam ettiği göz önüne alındığında Başbakan Erdoğan’ın sözleri, bayram sonrası Kuzey Irak’taki PKK kamplarına müdahaleye işaret ediyor.
BDP/DTK üzerine daha sert biçimde gidileceğinin de sinyalini veren Erdoğan’ın sözlerinden, Ankara’nın geniş kapsamlı bir ‘taarruz’ hamlesinin son hazırlıklarını yaptığı hissediliyor.
Halk İnisiyatifi’nin bildirisi PKK’nın bu durumun farkında olduğunu ve aynı şekilde hazırlık yaptığını gösteriyor.
Demirtaş ve Tuğluk’un sözleri, BDP ve DTK’nın Ankara’nın sert yönelimine pasif direniş göstereceklerini, diğer bir ifadeyle ‘atak’ görüntü vermeyeceklerini hissettiriyor.
Bütün göstergeler, Türkiye’nin yeni bir toplumsal sözleşme öncesinde -ve muhtemelen son kez- sosyal dokunun tahrip riskini de içeren büyük bir çatışmaya doğru gittiğine işaret ediyor.

 


YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.