Ankara ve PKK için 'test' günü

Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişin yıldönümünde PKK "Edi bese, an azadi an azadi" sloganıyla yeni bir toplumsal eylem kampanyası başlatıyor. Örgüt, aylardır süren hazırlığını bugün sokaklara dökecek. Buna bağlı olarak Ankara'nın KCK operasyonlarının etkinliği de bugünden itibaren anlaşılacak.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

14 ŞUBAT 2012 SAAT:18.00
ANKARA


İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, önceki gün 149 kişinin gözaltına alındığı KCK operasyonuyla ilgili Akşam gazetesinden Özkan Tamirak’a yaptığı açıklamada “Kırsaldan gelen talimatları KCK’ya ulaştıran iletişim ağına yönelik bir operasyondur. En uçtaki kilit isimler gözaltına alındı. Kırsal-metropol ağı çökertildi. Bu, KCK’nın sonudur. Bundan böyle belini doğrultamaz” dedi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Kürt sorununun çözümü için 7 maddelik bir paket önerdi. ANKA’nın dünkü haberine göre Demirtaş’ın önerdiği paket şöyle:
“1- Özel Yetkili Mahkemeler tümden kaldırılmalı.
2-Terörle Mücadeledeki anti demokratik hükümler ayıklanmalı.
3- Kürt sorununun çözümünde siyasi desteğe sahip özel yasa ile Barış Komisyonu kurulmalı. Barış Komisyonu bütün taraflarla açık görüşmeler yapmalı, hükümete ve Meclis’e öneri sunabilmeli.
4- İfade, örgütlenme ve basın özgürlüğü önündeki engeller kalkmalı.
5- Siyasi tutuklamalar bitmeli, Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmalı, müzakerelerde yer almasının önü açılmalı.
6- Operasyonlara son verilmeli, PKK silahlı faaliyetini durdurmalı.
7-Yeni anayasa çalışmaları esaslı, özlü şekilde hızlandırılmalı.”
Demirtaş, bunlar yapılmadığı taktirde kaotik ortamdan çıkılamayacağını ileri sürdü. 


PKK

PKK, 15 Şubat’ta “Edi bese, an azadi an azadi” (Artık yeter, ya özgürlük ya özgürlük) sloganıyla yeni bir hamle başlatacaklarını açıkladı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre örgütten yapılan açıklamada Öcalan’ın özgürlüğe ve Kürtlerin statüye kavuşmasının temel hedefleri olduğu kaydedildi.
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, 15 Şubat’ın toplumsal eylem gününe dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Karayılan, MİT’in KCK’yı yönettiği yönündeki iddialara ilişkin olarak da şunları söyledi: “Herşeyden önce Türkiye’de KCK diye örgütlenmiş bir sistem yoktur. Yani topluma açık, legal Kürt kurumlarına birkaç MİT mensubu sızdırılmış olabilir. Buna bir şey diyemem, bilmem de. Bu hiçbir şey yazmaz; sıradan, basit bir durumdur. Birkaç kişi sızmışsa bunu böyle reklam haline getirip sanki işte KCK’yi adeta MİT yönetiyor, MİT denetliyor gibi çıkarımlar elde etmek saçmalıktır. Biz devletle boğaz boğaza boğuşuyoruz; devletin en temel kurumu gelip bize bu kadar zemin mi açacak? kendimizi devletlerin istihbaratlarına karşı korumasak bu kadar ayakta durabilir miyiz?”

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Karayılan’ın MİT’le ilgili açıklaması, kuruluşa yönelik iddiaların geçerli olup olmadığına dair fikir oluşturmaya yardımcı görünüyor.
PKK tarafından gelen açıklamalar, Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiği 15 Şubat 1999’un yıldönümünün örgütün 2-3 aydır hazırlığını yaptığı ‘çıkış’ın start eylemlerine tanıklık edeceğini gösteriyor. Örgütün bugün yakalayacağı ivmeyi 8 Mart’ta yükseltmeye, 21 Mart Nevruz Bayramı’nda da zirveye çıkarmaya çalışması geleneksel görünüyor.
Ankara’nın KCK operasyonlarına hız vermesi, bu planı bilmesinden kaynaklanıyor ve hedefi, iddialı biçimde Çapkın’ın sözlerinde somutlaşıyor.
PKK’nın bugün taraftar kitlesini -KCK operasyonlarına rağmen- en az geçmiş yıllarda olduğu ölçüde harekete geçirmesi halinde ‘moral’ bulacağı göz önüne alındığında Ankara’nın sokaklara büyük bir baskı uygulamaya mecbur olduğu fark ediliyor.
O nedenle gelecek dönem açısından kritik bir tarih olan 15 Şubat’ın dikkatle izlenmesi ve analiz edilmesi gerekiyor. 


YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.