Anneler 'beyaz tülbent' bıraktı, Kuzey Irak'ta siviller vuruldu

Van Barış Anneleri İnisiyatifi, aşiret kavgalarını sona erdiren 'beyaz tülbent' bırakma geleneğini hatırlatarak "Artık kan dökülmesin" mesajı verdi. Kuzey Irak'taki bombardıman sırasında Kortek Köyü'nde sivil bir araç vuruldu, 7 kişi öldü.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

21 AĞUSTOS 2011 SAAT: 19.00

ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün Boğaziçi Köprüsü girişindeki emniyet şeridinde verdiği molada İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad ile Suriye ve bölgesel konular üzerine 37 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Terörle mücadele, terörün kökü kazınana kadar, terör bitene kadar sürecek” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Bozdağ, “Takip ettiğiniz hava operasyonları, kara operasyonlarıyla terörün inlerine dönük bir takım operasyonlar yapıldı ve bu operasyonlar bundan sonraki süreç içerisinde de ihtiyaç duyulduğu, gerek duyulduğu her an tereddütsüz yapılacak, mücadele sonuna kadar devam edecektir” diye konuştu.
Van Barış Anneleri İnisiyatifi, Çukurca’da PKK saldırısının olduğu yerde eylemi kınadı. İnisiyatif adına açıklama yapan Esmer Abi, “Hem bu saldırıyı, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’taki kamplara yaptığı hava harekâtını kınıyoruz. Saldırıda şehit edilen askerler yerine, keşke bizim cesetlerimiz burada olsaydı” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre grup daha sonra Irak sınırında 49 No’lu sınır taşına doğru yürüyüşe geçti. ’Savaşa hayır barış hemen şimdi’, ’Ne asker, ne gerilla ölmesin’, ’Asker anneleri savaşa sessiz kalma’ yazılı dövizler taşıyan kadınlar, sınıra 100 metre kala polis tarafından durduruldu. Kadınlar burada oturma eylemi yaptı. Oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapan Esmer Abi, “Eskiden aşiretler arasında kavga çıktığında kadınların beyaz başörtülerini önlerine attıklarında kavgalar dururdu. Biz de beyaz tülbentlerimizi Başbakan Erdoğan’ın önüne atıyoruz. Artık bu kan bir an önce bitmeli, tüm anneler artık ağlamamalı” dedi.

KUZEY IRAK

 Bölgesel Kürt Yönetimi, topraklarının bombalanmasına tepki gösterdi. DHA’nın dünkü haberine göre yönetimin internet sitesinde yapılan açıklamada, Türkiye’nin sınır bölgelerine yapmış olduğu hava bombardımanının dostluk hukuku ve uluslararası yasa ve anlaşmaların ihlali olduğu belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: “İçinde bulunulan mevcut durumda herkesin bölgenin içinde bulunduğu bu hassas dönemi göz önünde bulundurması gerekiyor. Ayrıca hiçbir güç bölge topraklarını komşu ülkelere karşı saldırı amaçlı kullanamaz. Bu tutum Kürt halkının çıkarlarıyla uyuşmamaktadır. Artık zaman şiddet ve savaş dönemi değildir. Barış ve diyalog dilinin kullanılması zamanıdır.”
Türk savaş uçakları dün Kandil, Haftanin, Hakurk, Sidekan ve Çoman’ı bombaladı. AFP’nin dünkü haberine göre Kalat Dizah Belediye Başkanı Hasan Abdullah, Kortek Köyü’nde sivil bir aracın vurulduğunu ve aralarında kadın ve çocukların olduğu 7 kişinin öldüğünü söyledi.
Fırat Haber Ajansı, ölenlerin dördünün çocuk, birinin kadın olduğunu duyurdu. Ajansın haberinde ölenlerin isimleri Hüseyin Mustafa, Hacı Mam Kak, Vezan Hüseyin, Zana Hüseyin, Sonya Şamal, Solin Şamal, Hunav Huzeyr olarak verildi.


PKK

PKK Dışilişkiler Sorumlusu Ahmet Deniz, AFP’ye yaptığı açıklamada Türk savaş uçaklarının bombardımanının devam ettiğini söyledi. Deniz “Türk ordusu kara harekâtının hazırlıklarını yapıyor” dedi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR


Bölgesel Kürt Yönetimi’nin açıklaması, hava harekâtlarına tepkinin düşük profilde devam ettiğini, diğer bir ifadeyle Erbil’in hem Ankara’ya hem de Tahran’a ‘sessiz’ onay verdiğini gösteriyor.
Barış Anneleri’nin hem PKK’yı hem TSK’yı kınaması dengeyi koruma tonu taşımakla birlikte bir ilke karşılık geliyor. İnisiyatifin BDP/DTK’dan çizgi olarak çok da bağımsız olmadığı göz önüne alındığında önümüzdeki dönemde daha önce benzeri görülmeyen bir tarzın sergileneceği fark ediliyor.

17 Ağustos’ta başlayan hava harekâtları dün 5. gününe girerken, ilk kez sivil kayıpların yaşanması dikkat çekti. Sivil kayıpların artması halinde Libya’da Kaddafi, Suriye’de Esad rejimlerinin sivillere yönelik saldırılarına yüksek sesle karşı çıkan Ankara’nın uluslararası planda zor durumda kalacağı hissediliyor.

Bozdağ’ın sözleri, Ankara’nın PKK’ya dönük askeri yönteme tüm hızıyla devam edileceğini gösteriyor.
Erdoğan-Ahmedinecad görüşmesinde PKK/PJAK’a karşı Türkiye ve İran’ın yürüttüğü operasyonların da konuşulması rasyonel görünüyor.
Hava harekâtlarının ısrarlı ve kesintisiz şekilde sürmesi, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu’nun doğu ve güneydoğudaki birlikleri teftişi, Erdoğan-Ahmedinecad görüşmesi ve Deniz’in açıklaması, Kuzey Irak’taki PKK hedeflerine karadan müdahalelerin bayramı beklememesinin şaşırtıcı olmayacağını düşündürüyor.


YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.