Barzani, PKK/PJAK için devrede

Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, PKK/PJAK'a yönelik Türkiye ve İran'ın harekâtlarını durdurmaya çalıştığını açıkladı. Barzani, girişimlerden bir sonuç çıkmaması halinde savaşın tarafı olmak istemediklerini de söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ


Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

6 EYLÜL 2011 SAAT: 20.00


ANKARA


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP’nin parlamentoya gelmemesinin Türkiye’de demokrasi için bir eksiklik olmayacağını söyledi. AA’nın dünkü haberine göre Erdoğan şunları söyledi: “BDP’nin parlamentoya gelmesini demokrasi açısından isabetli buluruz. Ama gelmemesi Türkiye’de demokrasi için bir eksiklik değildir. Türkiye’nin gelişen demokrasisine herhangi bir gölge düşürmez. Onların eksikliğidir. Kaybeden onlardır, ama ben çok açık, net söylüyorum: Er veya geç onlar da bu parlamentoya geleceklerdir. Olay budur.”


KUZEY IRAK

Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, “Türkiye ve İran, bizden sınırlarımızı korumamızı istiyor. Güçlerimizi sınıra gönderdiğimizde Kürtler arasında sorun çıkabilir. Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile Türkiye, İran, PKK ve PJAK ile görüşüp sorunun çözümü için çaba sarf ediyoruz. Biz çözüm için uğraşacağız fakat başaramazsak da savaşın bir parçası olmak istemiyoruz” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre Barzani “Açıkça söylüyorum. Kürtlerin haklarının tanınmasını istiyoruz. Bunun savaş ile elde edileceğine inanmıyorum. PKK ve PJAK’a savaş için destek vermiyoruz. Onların barışçıl yollarla mücadele etmelerini istiyoruz” diye konuştu.
Fırat Haber Ajansı tarafından dün verilen haberde Kuzey Irak’taki Türk üslerine son 10 gündür yoğun asker takviyesi yapıldığı ileri sürüldü. Yerel kaynaklara dayandırılan haberde Bamerne, Begova, Amediye ve Kanimasi’deki birliklere sivil araçlarla sevkıyat yapıldığı kaydedildi.

İRAN

İran Devrim Muhafızları dün yaptığı açıklamada Bölgesel Kürt Yönetimi’nin PJAK’ın ilan ettiği ateşkese açıklık getirmesi gerektiğini bildirdi. AFP’nin dünkü haberine göre açıklamada şöyle denildi: “Terörist PJAK grubu tarafından ilan edilen tek taraflı ateşkesin içeriği net olmadığından bu ateşkese aracılık eden Irak Kürdistan Bölgesi Özerk Hükümeti, en kısa sürede ateşkesin amacına açıklık getirmelidir.” Haberde Devrim Muhafızları’nın resmi tavrının ateşkes çağrısına açıklık getirilmesinden sonra açıklanacağı kaydedildi.

PKK

KCK, PJAK’ın ilan ettiği ateşkesi desteklediğini açıkladı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada İran’ın olumlu bir tavır sergileyerek güçlerini ateşkes pozisyonuna çekmesinin taraflar arasındaki sorunun çözümüne yardımcı olacağı belirtildi. KCK açıklamasında Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüşmelerinin kesilmesine tepki gösterilerek “Uygulamalar artık tüm sınırları zorlayan bir noktaya ulaşmıştır” denildi.
PKK’nın askeri kanadı HPG’nin yöneticilerinden Bahoz Erdal, bir imha konseptinin devreye sokulduğunun açık olduğunu söyleyerek “Vietnam modeline yoğunlaşıyoruz” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Almanya’da yayımlanan Yeni Özgür Politika gazetesine konuşan Erdal, medyada hakkında çıkan haberleri yanıt vermeye değer bulmadığını belirtti.
PJAK’ın askeri kanadı HRK, 3 Eylül’deki İran ordusunun saldırısında komutanlarından Simko Serhildan kod adlı Mecis Kawyan’ın öldüğünü duyurdu. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde Kawyan’ın uzun yıllar Tunceli ve Karadeniz bölgelerinde faaliyet gösterdiği ifade edildi.
Öcalan’ın avukatlarının müvekkilleriyle görüşme başvurusu dün ‘hava muhalefeti’ nedeniyle reddedildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Erdoğan’ın BDP’nin Meclis’e eninde sonunda döneceğine dair sözleri, partinin Kürt sorununun çözümüne yolu açabilecek yeni anayasa müzakerelerine katılma gerekliliğine dayanıyor.
Kawyan’ın Tunceli ve Karadeniz’de faaliyet göstermesi, PKK ile PJAK arasındaki ilişkinin doğasına işaret ediyor ve bugün Ankara ile Tahran’ın Kuzey Irak’a yönelik olarak neden ortak hareket ettiğini de açıklıyor.
KCK’nın Öcalan konusundaki açıklaması, örgütün 6 Eylül tarihli “PKK’dan intihar saldırısı sinyali” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edilen tarzda eylem yapabileceğini gösteriyor. Bahoz Erdal’ın medyada kendisiyle örgütün tepe yöneticisi Murat Karayılan arasında anlaşmazlık olduğu yönünde çıkan haberlere yanıt teşkil eden sözleri, örgütün Vietnamlıların ABD işgaline karşı uzun süreli direnişine benzer bir çizgi izleyeceğini gösteriyor.
Erdal’ın sözlerinin birkaç gün önce Duran Kalkan’ın “Dağda, ovada, şehirde direneceğiz” sözleriyle paralellik sergilemesinden örgütün askeri kanadıyla siyasi kanadı arasında bir çelişki olmadığı anlaşılıyor.
İran Devrim Muhafızları’nın açıklaması, PJAK’ın önceki günden itibaren yürürlüğe giren tek taraflı ateşkesinin bizzat Erbil’in çabasıyla olduğunu gösteriyor ve Tahran’ın PJAK güçlerinin İran topraklarını terk etmesi şartının açık olarak ifade edilmesinin peşinde olduğunu hissettiriyor.
Kuzey Irak’taki TSK birliklerine yapılan takviye, 17 Ağustos’tan beri düzenlenen hava harekâtlarının ardından karadan müdahale niyetine işaret ediyor.
Barzani’nin açıklaması, Erbil’in Türkiye/İran’ın PKK/PJAK’a karşı savaşını engellemek için son dakika girişimlerinde bulunduğunu ancak sonuç çıkmaması halinde de PKK/PJAK’a tetik çekmek istemediğini, diğer bir ifadeyle olabildiğince nötr kalmayı hedeflediğini gösteriyor.
Barzani, girişimlerin sonucuna ilişkin fazla iyimser olmayan sözleriyle Kuzey Irak’ta PKK/PJAK’a karşı Ankara ve Tahran’ın yöneliminin kesinliğini ve büyük bir çatışma döneminin kaçınılmaz olduğunu hissettiriyor.





YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.