Barzani'den PKK'ya tetik çekme sinyali

KDP Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani, Türkiye ve İran sınırlarına Sınır Muhafaza Güçleri'ni yerleştireceklerini söyledi. PKK'nın askeri kanadı HPG, tüm birimlerinin bayram boyunca eylem yapmayacağını açıkladı.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?


28 AĞUSTOS 2011 SAAT: 18.00

ANKARA


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin son operasyonlarının çok etkili ve çok sonuç alıcı olduğunu belirterek, “Sınır ötesi operasyonlar etkili, karşılığını buldu. Devam ediyor. Bu, bir yeni entegre stratejidir” dedi. Kanal 7 televizyonunda soruları yanıtlayan Atalay, “Kandil falan artık rahat yaşanılır yerler olmayacak” dedi. Kara operasyonu ile ilgili bir şey söylemenin mümkün olmadığını ifade eden Atalay, topçu ateşinin ise yapıldığını belirtti. Beşir Atalay, Kandil bölgesinde köylerin boşaltılması ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, haberlerde geçtiğini ve gördüğünü söyleyerek “Doğrusu bizim kendi çalışmamız içerisinde öyle bir görüşme, öyle bir şey yok ama oralarda kendiliğinden olan bir şey varsa o ayrı bir değerlendirme. Bazı bilgiler de alınıyor o konularda tabi” dedi. Atalay, BDP’nin bir kesimin siyasi temsilini yapmak istediğini kaydederek “O siyasi temsil önemli. Biz bu işin siyaset boyutuyla daima irtibat kurmak ve nihai çözüm için çalışmak isteriz. Dileriz onlar Meclis’e gelir ve nihai çözümde rol oynarlar” diye konuştu.
İHA ve Mazlum-Der Diyarbakır şubeleri, PKK’nın son dönemde kaçırdığı asker, memur, ve işçileri bayramdan önce serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Sınır ötesi hava harekâtlarını önlemek için ‘canlı kalkan’ olacaklarını söyleyerek Çukurca Narlı Köyü’nden sınıra yürümek isteyen gruba güvenlik güçleri dün müdahale etti. DHA’nın haberine göre BDP’le Van İl Genel Meclisi üyesi Yıldırım Ayhan, atılan gaz bombasıyla göğsünden vurularak öldü.


IRAK

Irak’ta Kadından Sorumlu Devlet Bakanı İbtihal Gassid al-Zaidy, Kuzey Irak sınır bölgelerine İran ve Türkiye’nin bombardımanlarını kınadı. Peyamner Ajansı’nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada “Türk savaş uçakları ve İran topçusu kutsal ramazan ayında Kürdistan Bölgesi’ndeki Irak sınırlarını bombalamaya devam etti, kadın ve çocukların da içlerinde olduğu ölümlere ve Kandil, Sidekan, Kasri ve diğer bölgelerde yaşayanların evlerini, köylerini terk etmelerine yol açtı” denildi. Açıklamada, uluslararası toplum ve İKÖ duruma acil olarak müdahale etmeye çağrıldı.


KUZEY IRAK

Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Berham Salih, BM Irak Özel Temsilcisi Ad Melkert’i kabulünde, İran ve Türkiye’nin bombardımanlarını kınadı ve uluslararası toplumu Kürtlere yönelik saldırıların önlenmesinde yardımcı olmaya çağrılmasında BM’nin daha büyük bir rol oynamasını istedi. Peyamner Ajansı’nın dünkü haberine göre Salih, bombardımanların sivil kayıplara ve göçlere yol açtığını ileri sürdü.
KDP Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani, PKK’nın Kürt sorununun çözümü konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 12 Haziran seçimleri sonrası için şans vermediğini ve saldırılar yaptığını belirterek, “İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan ile üst düzeyde sorunun barışçıl ve siyasi çözümü için görüşmeler yapılıyordu. PKK’nın son saldırıları bu görüşmeleri sekteye uğrattı. Biz sorunun askeri yöntemle değil, diyalog ve barışçıl siyaset ile çözülebileceğini düşünüyoruz” dedi. Barzani, BDP’nin Meclis boykotunun ise stratejik hata olduğunu söyledi. DHA’nın Rudaw gazetesine dayanarak verdiği haberde Neçirvan Barzani, İran’a karşı eylemler yapan PJAK ve Türkiye’ye karşı eylem yapan PKK’nın bu saldırıları ile Irak’taki Kürt bölgesinin çıkarlarını göz ardı ettiklerini belirterek, “PKK ve PJAK eylemleri ile komşu ülkelere saldırı için bahane veriyorlar” dedi. Barzani şöyle konuştu: “Erdoğan bu sorunu çözebilir. Ancak, Erdoğan’ın ’Türkiye’de Kürt sorunu yok terör sorunu var’ sözü yanlıştı. Silah bırakın demekle silah bırakılmıyor. Bir sürecin başlatılması lazımdır. Türkiye’nin demokratik açılım adı altındaki projesini sürdürmesi ve bu projeye sıcak bakması lazımdır. Bu süreç sonunda silah bırakılabilir.”
Fırat Haber Ajansı’nın aynı demece ilişkin dün verdiği haberde ise Barzani’nin Türkiye ve İran ile olan sınır bölgelerine Sınır Savunma Güçleri’ni yerleştireceklerini söylediği belirtildi. Haberde Barzani’nin bombardımanlar ve sınırdaki sorunların çözümü için tüm taraflarla görüştüklerini söylediği kaydedildi.
Fırat Haber Ajansı’nın dünkü bir başka haberine göre Kandil’in Pirdeşale Köyü’nde gösteri yapan ve kendilerine Kandil Halk İnisiyatifi adını veren bir grup. “Kandil bizim atalarımızın yeridir. Ne olursa olsun Kandil’i bırakmayacağız” açıklaması yaptı.

PKK 

PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, “Demokratik özerklik temelinde ve devrimci halk savaşı çizgisinde direnerek özgürlüğümüzü kazanma ve Kürt sorununu çözme kararımız kesindir” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde Kalkan, Öcalan’ın İmralı’da yürütülen görüşmelerin sonuçlarını açıklayarak siyasetin nabzının İmralı’da attığını ortaya koyduğunu ve PKK’nın 14 Temmuz’da demokratik özerklik ilanıyla Öcalan’ın bu çabalarının desteklendiği ve güçlendirdiğini ileri sürdü. Kalkan “Böylece demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü yönünde adım atma doğrultusunda AKP de iyice kuşatılmış oldu” diye konuştu. Kalkan, Kuzey Irak’a düzenlenen hava harekâtlarının ve Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürülmemesinin, sınırötesi harekâtın psikolojik ve siyasi ortamının hazırlanmasına yönelik olduğunu ileri sürdü.
PKK’nın askeri kanadı HPG, bayram boyunca tüm birimlerinin eylem yapmayacağını duyurdu.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Atalay’ın ‘nihai çözüm’ ifadesi, Ankara’nın Kürt sorununun yeni anayasa çerçevesinde çözülebileceğinin bilincinde olduğunu gösteriyor ve üstü örtük biçimde bugünkü çatışma dönemin ardından BDP’nin ‘taraf’ olarak bu müzakerede yer almasına işaret ediyor.
Al-Zaidy ve Salih’in açıklamaları hem Bağdat hem de Erbil’in Kuzey Irak’taki sivillerin ölümüne ve köylülerin göç etmelerine -Ankara’nın aksi yöndeki açıklamalarına rağmen- hava harekâtlarının yol açtığına inandığını ve sivil ölümlerin önüne geçilmesi için uluslararası toplumun Türkiye’ye baskı yapmasına çalıştığını gösteriyor.
Barzani’nin sınıra birlik yerleştirilmesiyle ilgili sözleri, girişimin zamanlamasına ilişkin taşıdığı belirsizliğe rağmen Bölgesel Kürt Yönetimi’nin PKK/PJAK’a karşı pozisyonunda ciddi bir değişikliğe karşılık geliyor. PKK’nın sınır bölgelerini kendisinin koruduğunu, diğer bir ifadeyle o bölgelerin PKK’dan sorulduğunu ileri sürdüğü hatırlandığında sınıra güç konuşlandırılması PKK ile çatışma potansiyeli içeriyor. Çünkü Barzani’nin sözleri, Erbil’in kendi topraklarından PKK’nın Türkiye’ye, PJAK’ın İran’a girişini engelleme yükümlülüğünü üstlenmesine karşılık geliyor. Somutlaşması halinde PKK’nın etrafındaki kuşatmaya Erbil’in de dahil olması anlamına gelen bu yönelim, 6 Mayıs 2010 tarihli “Barzani Ankara’nın planına dahil olursa PKK imha olur” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde alıntılanan Cemil Bayık’ın sözlerini hatırlatıyor. Bayık, 5 Mayıs tarihindeki açıklamasında Mesut Barzani’nin Ankara davetinden örgütün duyduğu kaygıyı dile getirirken şunları söylüyordu: ”Çünkü Güney (Bölgesel Kürt Yönetimi), PKK’yı imha politikalarına dahil olmadıkça PKK’yı imha edemeyeceklerini kendileri de (Ankara) çok iyi biliyor. PKK’nın imhası Güney’in imha planında yer almasına bağlıdır. Bunun için Güney’e oldukça önem veriyorlar. İmha karşılığında kendilerine birtakım siyasi ve ekonomik çıkarlar sunmak istiyorlar.”
Barzani’in PKK’nın temmuz ayının ortasında tempoyu arttırmasıyla İmralı görüşmelerini sabote ettiği yönündeki sözleri, Kalkan’ın ‘amaç’ açıklamasıyla çarpıcı bir kontrast oluşturuyor. Diğer bir ifadeyle Kalkan, PKK’nın Ankara karşısında Öcalan’ın elini güçlendirecek şekilde hareket ettiğini söylerken; Barzani, tam tersini savunuyor ve örgütü iyi giden bir süreci baltalamakla eleştiriyor.
Kalkan’ın sözleri, 18 Temmuz tarihli “Kürt sorununda U-dönüşü” ve 19 Temmuz tarihli “PKK: Öcalan’ı oyalıyorlar” başlıklı Kuzey Irak Güncesi yazılarında işaret edilen -PKK/DTK/BDP ekseninde tansiyonu yükselten hareketliliğin- “Ankara üzerinde basınç oluşturma” taktiği olduğu yönündeki analizi yeniden teyit ediyor.
PKK’nın 3 günlük bayram ateşkesi, halkın manevi değerlerine saygılı bir ‘jest’ olarak görünse de atağa kalkan Ankara’nın ‘fren’ yapmayacağının farkında olan örgütün bayram süresince yaşanacak kayıplardan sorumlu tutulmama taktiğine karşılık geliyor.



YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.