BDP, Meclis'e gitmiyor

BDP Eşbaşkanı Hamit Geylani, 1 Ekim'in uygun tarih olduğunu ancak Başbakan Erdoğan'ın 'Operasyonları durdurdum' demesi halinde Meclis'e gideceklerini söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

31 AĞUSTOS 2011 SAAT:19.00

ANKARA


AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli dün yaptığı konuşmada “Terör belasını kökünden kazıyacağız. Hiç kimsenin en ufak kuşkusu olmasın” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Canikli şunları söyledi: “Her şey masadadır. Bunları yaparken hukuk devleti olmanın gereklerinden taviz verilmeyecektir. Birilerinin söylediği gibi sorun bir bölgesel, bir etnik yapı sorunu değildir. Sorun terör sorunudur. Terörle mücadelede geçmişteki hatalar tekrarlanmayacaktır. Son derece profesyonel bir mantıkla üzerine gidilecektir. Herkes bu konuda kendi yerini belirlesin. Konuşlanacağı yeri net olarak ortaya koysun. Terörün yanında mı teröre karşı mı? Teröre yardım ve yataklık yapmakta terör suçudur ve o kişilerde onlar gibi yargılanacaktır.”
BDP Eşbaşkanı Hamit Geylani, “Avukatları Öcalan’la görüşebilseydi, ateşkes olurdu” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre Geylani, “Öcalan ile diyaloğu kesmelerinin tek nedeni savaşı tekrar istemeleridir. Avukatları gitseydi bu 30 gündür savaşın, şiddetin karşısında, benim şahsi kanaatim, Sayın Öcalan bayrama kadar ya da bayramdan 1 ay sonraya kadar ateşkes ilan edilmesi çağrısı yapardı. Bu çağrıya da PKK uyardı” diye konuştu. Geylani, Meclis’e dönmek için 1 Ekim tarihinin doğru zaman olduğunu ancak doğru zemin ve doğru şartların da olması gerektiğini söyledi. Geylani “Başbakan ‘Ben askeri operasyonları durdurdum, PKK da silahlarını sustursun. Oturacağız, konuşacağız, bir şeyler yapacağız’ dese bile yeter. Meclis’e gitmemiz için de bu yeter. Sadece ‘Ben bu operasyonları durdurdum, kimseyi öldürmeyeceğim, kimseyi bombalamayacağım’ desin, o kadar” dedi.

PKK

Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre savaş uçakları dün sabah Zagros, Metina ve Zap üzerinde uçuş yaptı. Zagros’ta uçaklardan balonlar bırakıldığı ileri sürüldü.
DHA’nın dünkü haberinde PKK’lıların Tunceli’de taksi şoförü İbrahim Ergil’i piknik alanından kaçırıp, öldürdüğü belirtildi. Haberde önceki akşam 20.00’de 3 arkadaşı ile birlikte piknik yapan Ergil’in yanına gelen 2 PKK’lının “Seninle konuşmamız lazım, duyduğumuz ve aldığımız bilgilere göre devlet ile işbirliği yapıyorsun, bu nedenle seni götüreceğiz” dedikleri kaydedildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Ankara’nın Kürt sorunuyla PKK’yı birbirinden ayıran çizgisini yansıtan Canikli’nin sözleri, PKK ile mücadelede 1990’lı yılların ‘kirli’ yöntemlerinin kullanılmayacağı mesajını yineliyor. Örgütün üstüne -Kuzey Irak’a karadan müdahale de dahil olmak üzere- sert bir şekilde gidileceğine işaret eden Canikli, önümüzdeki günlerde BDP/DTK’ya yönelik adli sürecin başlayacağını da hissettiriyor.
Geylani’nin “Görüşme olsaydı Öcalan PKK’ya ateşi kestirirdi” yollu sözleri, 29 Temmuz’da aradan çekildiğini ilan eden Öcalan’ın Ankara açısından önemini göstermeyi amaçlıyor.
Öcalan’ın “Sağlık, güvenlik ve özgür hareket alanı” şartları yerine gelinceye kadar aradan çekildiğini açıkladığı ve avukatlarının -eğer olsaydı- görüşmeyi bu koşullar gerçekleşmeksizin yapacağı açık olduğuna göre, Geylani’nin iddiasının gerçekleşmesi ihtimal dahilinde görünmüyor.
Geylani’nin açıklamalarının asıl önemli kısmını BDP’nin Meclis’e dönüş için öne sürdüğü şart oluşturuyor.
Geylani’nin ileri sürdüğü şartın, Öcalan’ın karşılanması halinde 1 haftada sorunu çözeceğini söylediği şartın aynısı olduğu göz önüne alındığında BDP’nin Meclis’e gidişi, hükümetin sorunun çözümü yönünde somut adım atmasına bağlanıyor. Oysa hükümet en son Canikli’nin ifade ettiği gibi bütün gücüyle PKK’nın etkisizleştirilmesine kilitlenmiş görünüyor.
6 Ağustos tarihli “PKK, saldırıya geçiyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde örgütün BDP’nin Meclis’e gitmesini gereksiz bulduğu yönünde yapılan tespiti teyit eden Geylani’nin sözleri, partinin başa döndüğünü gösteriyor.
Çünkü Öcalan, haziran ayında BDP’nin Meclis’e gidişini Kürt sorununun çözümü yönünde somut adımlara endekslenmesini istemişti. Ancak daha sonraki açıklamalarında dönüş şartını yumuşatmış ve en son Hatip Dicle sorununun bile daha sonra çözüleceğine dair bir mutabakat olması halinde BDP’nin Meclis’e gidebileceğini söylemişti. Keza BDP de hükümet ile görüşmeleri tutuklu vekillerin durumuna çözüm bulunması çerçevesinde yürütmüştü.
Sonuç olarak BDP, Geylani’nin ağzından TBMM’nin açılmasına 1 ay kala parlamento dışında kalacağını ilan etmiş oluyor. 


YAZARIN NOTU:


Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.