BDP'den Meclis'e dönüş sinyali

BDP'nin Van'daki yaz kampının bitişinde basına açıklama yapan Selahattin Demirtaş, Öcalan'ın 20 Temmuz'daki açıklamasına paralel şekilde Meclis'e dönme ve yeni anayasa çalışmalarına katılma sinyali verdi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

25 TEMMUZ 2011 SAAT: 18.00

ANKARA

 BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, dün Van’daki yaz kampının bitişinde düzenlediği basın toplantısında anayasa tartışmalarında aktif, öncü bir rol almak istediklerini söyledi. AA’nın dünkü haberine göre Demirtaş şöyle konuştu: “Türkiye’de yeni bir anayasa tartışması varsa eski anayasayı, darbe anayasasını tümden çöpe atalım. ‘Bu ülkeye bu anayasa uygun değil’ diyorsak bunun en önemli nedeni, gerekçesi, anayasanın tekçi zihniyetidir. Şimdi hükümet sözcüleri, özellikle Sayın Başbakan, yaptığı bütün açıklamalarda tekçilikten vazgeçmeyeceklerinin altını çiziyor. Dolayısıyla bir yandan tekçi zihniyetinin süreceğine dair ısrar, öte tarafta hükümetin ‘Yeni anayasayı yapıyoruz’ açıklaması birbiriyle çelişen açıklamalardır. Eğer tekçi zihniyet devam edecekse yapılacak anayasa yeni anayasa olmaz. Bu çalışmaya hükümet, ‘Yeni anayasa çalışması başlattık’ dememelidir. Dolayısıyla önkoşulsuz, önyargısız, kesinlikle tekçi zihniyetin aşılacağının da taahhüdü verilerek Türkiye’deki bütün toplumsal kesimleri, kendi dili, kimliği, kültürü, inancıyla Türkiye’de yaşamasının garantisi olacak bir anayasayı birlikte yapmayacaksak, kimse kusura bakmasın, ama Kenan Evren anayasasının 2011-2012 versiyonuna biz anayasa demeyeceğiz.” Demirtaş demokratik özerklik konusunda “En nihayetinde DTK’nın ilan etmiş olduğu demokratik özerkliği meşru bir hak olarak gördüğümüzü ve bu hakkın hayata geçebilmesi, anayasal, yasal güvenceye kavuşabilmesi için de bütün platformlarda, TBMM’de, önümüzdeki dönemlerde mücadelemizi, çabamızı, gayretimizi sürdüreceğimizi ifade ediyoruz” diye konuştu. Demirtaş gazetecilerin “Anayasa çalışmaları kapsamında Meclis’e gidecek misiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı: “İlk etapta çalışmalarımızı parlamento dışında yürüteceğiz. Yeminle ilgili arkadaşlarımızın görüşmeleri sürüyor.”
DHA’nın haberine göre Demirtaş önceki akşam yaptığı açıklamada ise şunları söyledi: “Başbakan PKK’ya çağrı yapsın. Bütün sorunların barış içinde çözüleceğini, anayasal çözüme açık olduğunu, şiddetin çözüm getirmeyeceğini, askeri ve siyasi operasyonlar ile PKK’nın eylemlerinin sorunları çözmeyeceğini ifade etsin. Bu çağrıya karşı PKK ille de ben askere eylem yapacağım, ille de silah kullanacağım derse biz de dahil herkesten tepki görür.”

İRAN
İran ordusunun PKK’nın paralelinde İran’a karşı mücadele eden PJAK’a yönelik operasyonları dün 10. gününe girerken, bombardımanlardan dolayı 2 Irak vatandaşının öldüğü ileri sürüldü. DHA’nın dünkü haberine göre Sidekan bölgesindeki Sinine Yaylası’na yapılan top atışında iki köylü öldü, ikisi de yaralandı.
Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre İran ordusunun Kandil’e yönelik operasyonlarında cephenin genişlemekte olduğu ileri sürüldü. PKK kamplarının bulunduğu Hakurk ve Hinere bölgesi pazar günü akşamından itibaren topçu ateşi altına alındı. İki alan arasındaki bölgeye on binlerce İran askerinin yerleştirildiği belirtildi. Ajansın aynı haberinde Kandil bölgesinde son 4 gündür ABD’ye ait olduğu ileri sürülen insansız hava araçlarının dolaştığı kaydedildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
Demirtaş’ın açıklamaları, BDP’nin 21 Temmuz tarihli “Öcalan’dan BDP’ye ‘Meclis’e dön’ mesajı” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edilen Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli açıklaması doğrultusunda Meclis’e döneceğini ve bu dönüş için hükümet kanadıyla görüşmelerin yapıldığını gösteriyor.
Demirtaş’ın bu sinyalinin yanı sıra demokratik özerkliği anayasal güvenceye kavuşturmak için TBMM çatısı altında da mücadele edeceklerini söylemesi son günlerde özellikle sokaklarda yükselen tansiyonun düşürülmesi yönünde kritik önem taşıyor. Anayasa konusunda Türkiye’nin yeni bir toplumsal sözleşme yapma ihtiyacını savunan Demirtaş, bu konuda partisinin olmazsa olmazının da tekçi zihniyetin terk edilmesi olduğunu ifade ediyor.
Demirtaş’ın Başbakan’ın PKK’ya çağrı yapması talebi de yine Öcalan’ın 20 Temmuz’daki açıklamasındaki formülün yinelenmesine karşılık geliyor ve her halükârda Kürt tarafında son sözü İmralı’nın söylediğini teyit ediyor.
İran’ın Kandil harekâtının genişlemesi, 23 Temmuz tarihli “Karayılan’dan Kürtlere dön çağrısı” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde “İran ordusunun harekâtının özellikle General Asemi’nin öldürülmesinden sonra daha ısrarlı ve şiddetli olacağı anlaşılıyor” öngörüsünü teyit ediyor ve daha da önemlisi yavaş yavaş PKK’nın da hedeflendiğini gösteriyor.
ABD, Irak ve Bölgesel Kürt Yönetimi’nin İran’ın Irak toprakları içini vurmasına bugüne kadar sessiz kalması, örgütün Kuzey Irak’tan çıkarılması konusunda Türkiye-ABD-Irak arasındaki konsensusa karşılık geliyor ve ülke içinde PKK’nın topyekûn saldırıya geçme riskini göze alması halinde Ankara’nın da fiilen bu sürece dahil olmasının şaşırtıcı olmayacağını hissettiriyor.

.