Duran Kalkan: PKK değişti

PKK yöneticisi Kalkan, eskisi gibi olmadıklarını ve ayrı devlet kurmak istemediklerini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın eski yardımcılarından Dengir Fırat, devletin Kürtlerden toplu olarak özür dilemesini istedi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

29 KASIM 2011 SAAT:18.00

ANKARA

Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, devletin Kürt halkına bir özür borcu olduğunu söyledi. Taraf gazetesinin dünkü sayısında Neşe Düzel’in sorularını yanıtlayan Fırat, “Devlet bizden toplu halde özür dilemeli. Tek tek hepimizden özür dilemeye kalksa milyonları bulur sayı” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın Dersim açıklamasının çok cesur bir adım olduğunu ancak Cumhuriyet tarihinde bunun gibi özür dilenecek yüzlerce olay olduğunu ileri süren Fırat, Türkiye’de Kürt sorununun bir vatandaşlık sorunu olduğunu söyledi. Fırat, şöyle konuştu: “Bu ülkede ikili bir sistem var. Bir, vatandaşlar var. Bir de tebaa var. Türkler vatandaş, Kürtler ise tebaa. Bu ikili sistem kaldırılırsa ortada Kürt problemi diye bir şey kalmaz. Herkes vatandaş olur ve eşitlik sağlanır.”
Prof. Dr. Ümit Özdağ, bir çok ülkede halen etnik çatışma yaşandığını ifade ederek, “Türkiye’deki henüz, etnik çatışma denilebilecek ölçülere varmış değil. Çünkü çatışma hâlâ devletle bir örgüt arasında gerçekleşiyor ama böyle devam ederse, Anadolu’nun sağduyusu hakim olmaya devam eder mi şüphelerim var. Onun için en kısa zamanda sonuca ulaşmak gerekiyor” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Özdağ, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan, “terör ve şiddet olayları kapsamında yaşam hakkı ihlallerinin incelenmesine” yönelik alt komisyon toplantısında şunları söyledi: “PKK terör eylemleriyle Türk ordusunu yenemeyeceğini biliyor ama PKK terörünün hedefi iradeyi kırmaktır. Buna ‘bitirme, tüketme savaşı’ deniliyor. Tüketme sonucunda ‘yeter artık ne olacaksa olsun. 3 tane vilayeti versek ne olacak?’ diye bir kamuoyunun oluşmasını amaçlıyor.”


PKK

PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, PKK’nın değiştiğini ve gerçekten demokratik çözüm istediğini ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Kalkan “PKK şöyle değişti: PKK eskiden de Kürt-Türk kardeşliği temelinde Kürt sorununun çözümünü istiyordu. Ama devletçi paradigmaya sahipti. PKK paradigmasal olarak değişti. Demokratik toplum paradigmasını öngördü. Devleti inkâr etmiyor ama devletin sınırlandırılarak, demokratik toplumun gelişmesini, Kürt sorununun da Türkiye’nin demokratikleşmesi ve demokratik topluma dayalı olarak çözülmesini istiyor. Devletçi, iktidarcı paradigmayı kesinlikle aştı. Milliyetçilikle, şovenizmle hiçbir bağı yoktur” diye konuştu. Kalkan şunları söyledi: “Kim başarılı olur bunu mücadele belirleyecek. Peşinen bir şey yok. AKP’nin kendine göre argümanları var. Ama PKK’nın da Kürtlerin de büyük bir gücü var. Kürt toplumu eski Kürt toplumu değil, PKK da eski PKK değil.”

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Kalkan’ın sözleri, örgütün bilinen çizgisinin yinelenmesi de olsa Barzani ve Talabani’nin Ankara-Kandil arasında arabuluculuk faaliyeti yürüttüğü bir konjonktürde anlamlı bir mesaj niteliği taşıyor.
Ajansa verdiği röportajın genelinde temkinli üslup kullanan Kalkan, sürecin nihai sonucuna ilişkin iddialı konuşmamasıyla dikkat çekiyor.
Dengir Fırat’ın Tüzel’e verdiği röportajın tamamı, Kürt sorununu tarihselliği ve bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Fırat’ın AKP parti kurucuları arasında yer aldığı ve Erdoğan’ın yardımcılığını yaptığı göz önüne alındığında bu açıklamaların bir kalemde kenara itilmesi de zorlaşıyor.
Eşit vatandaşlığa işaret eden Fırat, bütün bu toplumsal gerilimin ve çatışmanın son bulmasını sağlayacak en kestirme yolu gösteriyor.

YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.