Güneydoğu'da şiddet tırmanışa geçecek

Yüksek Seçim Kurulu'nun Hatip Dicle'nin milletvekilliğini düşürmesi, 12 Haziran seçimlerinden sonra oluşan olumlu havayı dağıttı. PKK, Kürtlere sürekli mücadele çağrısı yaparken bağımsız milletvekillerinin bugün Meclis'e gitmeme kararı alması bekleniyor.

KUZEY IRAK GÜNCESİ
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

22 Haziran 2011 Saat:18.00

ANKARA


BDP tarafından desteklenen bağımsız milletvekilleri Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin YSK tarafından önceki gece düşürülmesine alınacak tavır konusunda bugün 10.00’da Diyarbakır’da toplanacaklar.
Demokratik Toplum Kongresi(DTK), dün acil yaptığı toplantının ardından BDP’yi daha önce verilen “Bir tek eksik olsa bile Meclis’e gitmeyeceğiz” kararına uygun şekilde hareket etmeye çağırdı.
DHA’nın dünkü haberine göre DTK toplantısının ardından yapılan açıklamada şöyle denildi: “Başta AKP Hükümeti ve ana muhalefet partisi olmak üzere, bu açık provokasyonun engellenmesi ve bu kararın kesinlikle geri alınması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni duruma acilen el koymaya ve demokratik yolları açmaya davet ediyoruz. Bu kararın, acilen geri alınması ve Sayın Hatip Dicle şahsında halkımızın demokratik temsiliyetinin önünün açılması için, tüm halkımızı sivil-demokratik eylemlerini en üst düzeyde yurtsever seferberlik ruhuyla, bulunduğu her yerde en görkemli bir şekilde ortaya koymaya çağırıyoruz.”
Bağımsız milletvekilleri Ahmet Tan ve Şerafettin Elçi, DTK’nın kararının tavsiye niteliğinde olduğunu söyleyerek alınacak kararı aralarında tartıştıktan sonra açıklayacaklarını ifade ettiler.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik “Kendi tavırlarını kendileri belirleyecek. Memleketin ağzının tadının kaçırılmaması esas olmalıdır” derken AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi de hukukun üstünlüğünün söz konusu olduğunu, bu nedenle verilen kararlara herkesin saygı duyması gerektiğini ifade etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, YSK’dan veto yiyen Hatip Dicle için 2002’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için yapılan anayasa değişikliği formülünü önerdi. ANKA’nın dünkü haberine göre Batum, “Sayın Başbakan’ın hakkında kesin hüküm vardı. Ne yapıldı, anayasa değiştirildi, yasa değiştirildi, ‘Milletin seçtiği bir kişiye karşı yasalar uygulanamaz’ dendi. Doğru mu, doğru. Hatip Dicle için aynı şey işletilebilir” dedi.
CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil de Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle’nin mazbatasını aldıktan sonra milletvekilliğinin düşürülmesini hukuken ve siyaseten doğru bulmadıklarını belirtti. Tamaylıgil, 2002’de hakkında kesin hüküm olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili seçilebilmesi için yapılan yasal düzenlemenin, Hatip Dicle için de yapılması gerektiğini ifade etti.

PKK

KCK, YSK kararının Öcalan’ın geliştirmek istediği demokratik anayasal çözüm sürecine bir müdahale olduğu değerlendirmesini yaptı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada “Devletin henüz çok geç olmadan sonuçları halklarımız için ağır olabilecek bu yanlışı düzeltme sorumluluğu göstermesi gerekmektedir” denildi. Açıklamada Kürtler kesintisiz mücadeleye çağrıldı.
Öcalan’ın avukatları ‘hava muhalefeti’ nedeniyle dün müvekkilleriyle görüşmek üzere İmralı’ya gidemediler.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

YSK kararına BDP/DTK/PKK’nın tepkisi, Türkiye’nin çatışmalı bir döneme gireceğine işaret ediyor. Bağımsız milletvekilleri kararlarını bugün büyük ihtimalle Meclis’e gitmeme yönünde açıklayacakları, bununla birlikte sokaklardaki gerilimin hızla tırmanacağı hissediliyor.
Hem DTK hem PKK, Ankara’nın kararı ‘tashih’ etmesi için ‘süre tanır’ görünmekle birlikte sokakların basıncını en üst düzeye çıkarmaya kararlı oldukları da fark ediliyor.
Devletin bu hareketliliğe karşı tepkisiz kalmayacağı göz önüne alındığında 12 Haziran’da bağımsızların 36 milletvekili çıkarmasıyla birlikte çatışmasızlık yönünde oluşan olumlu havanın 22 Haziran itibariyle yerini belirsizlik, kaos ve çatışmaya bırakacağı anlaşılıyor.
Ankara’nın soruna yasal çerçevede bir çözüm bulmaması halinde çatışma durumunun kalıcılaşması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye’de barış umutlarının sönmesi için 10 gün bile yetiyor.

.