İmralı-Kandil hattı koptu, PKK saldırı sinyali verdi

Öcalan'ın avukatlarının müvekkilleriyle iki haftadır görüşemiyor olmasına tepki gösteren Kandil, "En üst düzeyde yanıt veririz" dedi. Öcalan'ın avukatları da dün CPT'ye başvurdu.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?
11 AĞUSTOS 2011 SAAT:21.00

ANKARA

Hakkari’nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde sabah saatlerinde hava hareketliliği yaşandı. Savaş uçakları Yüksekova ve Şemdinli üzerinden geçip Kuzey Irak yönüne gitti. DHA’nın dünkü haberinde Van tarafından gelen 5 savaş uçağının Yüksekova ve Şemdinli üzerinden geçerek, Kuzey Irak’a yöneldiği ve gözden kaybolduğu belirtildi.
Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde Şemdinli’ye bağlı Bozyamaç ve Bağlar köyleri kırsalında dün operasyon başlatıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği (MEYA-DER), güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen PKK’lılara karşı kimyasal silah kullanıldığını iddia ederek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. DHA’nın dünkü haberinde İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Mehmet Raci Bilici, “Dört ailenin suç duyurusunu yapacağız. Kuşkulu ölümler var. Gerçekten çatışmalarda kullanılan silah türlerinin farklı olduğu, ailelerin iddialarına göre bunların kimyasal silah olmalarının yüksek ihtimal olduğu söylendi” dedi.


KUZEY IRAK

İran ordusunun Kandil harekâtı çerçevesinde hedef aldığı Hinere ve Hakurk bölgeleri üzerinde son üç gündür İHA keşif uçuşlarının arttığı ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde İHA’ların Sideka’ya bağlı bazı köylerin üzerinde de keşif yaptığı belirtildi. Haberde Inter Press Service ajansına demeç veren bir İranlı kaynağın, PJAK’a yönelik operasyonda ABD ile ‘iyi bir koordinasyon’ sağladıklarını söylediğine dikkat çekildi.

PKK

PKK, Öcalan’ın avukatlarının müvekkilleriyle görüşme taleplerinin ‘hava muhalefeti’ gerekçesiyle reddedilmesine tepki gösterdi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde yapılan açıklamada bu durumun yeni bir saldırı konsepti olduğu ileri sürüldü. Açıklamada Öcalan’a yaklaşımın kendileri açısından en hassas nokta olduğu belirtilerek “Kendisine yönelik her türlü saldırıya karşı en üst düzeyde yanıt vereceğimizi bir kere daha kamuoyuna duyuruyoruz” denildi.
Asrın Hukuk Bürosu avukatları, Öcalan’la görüşme taleplerinin dün 4. kez reddedilmesi üzerine Avrupa İşkenceyi İzleme Komitesi’ne (CPT) başvurdular.
Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre avukat İbrahim Bilmez, görüşmelerin yapılamamasının bir devlet politikası olduğunu ileri sürerek kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı. Cezaevi müdürlüğü avukatlara 15 Ağustos pazartesi günü görüşebilmek için bugün başvuru yapmalarını söyledi.
Ajansın başka bir haberine göre PKK’nın askeri kanadı HPG, 10 Ağustos gecesi Zap bölgesinin obüs ve havan ile 1 saat bombalandığını ileri sürdü.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

TSK’nın sınır hattındaki hareketliliği ve sınır ötesine yönelimi, örgüt üzerinde askeri baskının dozunu düşürmeden sürdürülmesine karşılık geliyor.
İHA keşif uçuşlarının yoğunlaşması, 16 Temmuz’da Kandil’e yönelik başlattığı harekâtı bir süredir rölantiye alan İran’ın kuvvet yığınağının ardından yeniden saldırıya geçebileceğini düşündürüyor.
PKK’nın İmralı’da avukat görüşmelerinin yapılamamasına gösterdiği tepki, Ankara üzerinde basınç oluşturmayı hedefliyor ve görüşme izni verilmemesi halinde büyük çaplı saldırılar düzenleneceğini ima ediyor.
Öcalan’ın aradan çekildiğini ilan etmesinden sonra İmralı’da devlet heyetiyle bir görüşme olup olmadığını, olduysa ne sonuç çıktığını öğrenmek isteyen ve ona göre saldırı temposuna karar vereceği hissedilen örgütün bu açıklaması, Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla çıkış yaptığı 15 Ağustos 1984’ün yıldönümüne birkaç gün kalmasıyla da önem arz ediyor.




YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.