Karayılan: Öcalan'a tecrit varken kimse görüşme yapamaz

Hükümetin "BDP, PKK ile arasına mesafe koyarsa görüşürüz" söylemine Kandil'den yanıt geldi. Murat Karayılan, Öcalan'a uygulanan tecrit nedeniyle hiç kimsenin devletle müzakere masasına oturmayı göze alamayacağını ileri sürdü.

KUZEY IRAK GÜNCESİ


Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

28 MART 2012 SAAT:18.00
ANKARA


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Herhangi bir konu olduğunda ‘Benim yetkim yok’ veya ‘Ben bu konuda inisiyatif alamam’dan öte ‘Benim görüşüm şu’ diye kanaatini, düşüncesini rahatlıkla ortaya koyan bir BDP, parlamento çatısı altında Kürt meselesinin çözümüne daha da fazla katkı sağlar” dedi. Bozdağ NTV’ye yaptığı açıklamada görüşmelerde BDP’ye “İnisiyatif kullanın, PKK terör örgütünden bağımsız hareket edin. Kendi kararlarınızla hareket edin, eğer aklınızı ve iradenizi rehin verirseniz, o zaman sizinle oturup konuşmanın ne size ne de bir başkasına faydası yok” dediklerini anlattı

KUZEY IRAK

Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, El-Şarkiye televizyonuna yaptığı açıklamada yıllardır Kürtlere karşı büyük bir zulüm yapıldığını, ancak Kürtlerin de bir gün birleşerek müjde vereceğini söyledi. DHA’nın dün aktardığı habere göre Barzani, “Bu gerçek göz ardı edilemez. Biz de bir ulusuz, diğerleri gibi. Fars, Arap, Türk ulusundan bir eksiğimiz yoktur. Arap ulusu kaç ülkede bölünmüş. Kürdistan kaç ülke arasında bölünmüş ve hiçbir zaman Kürt devleti olmasına izin verilmedi” dedi. Barzani şöyle konuştu: “Zorla bölünenler 40 yıl aradan sonra yine birleştiler, 40 yıllık bir ayrılmadan sonra. Kürt ulusu gün gelecek birleşecek ve kendi kaderini tayin edecek. Ben şiddeti benimsemiyorum. Şiddet ve silah ile çözülecek bir mesele olarak da görmüyorum. Herkes de bunu bilmeli. Tarihten bugüne kadar Kürtlere karşı büyük bir zulüm yapılmıştır ve bu halka karşı artık insafa gelinmelidir. Herkes bir müjdeyi bekliyor. Bu müjde her an da açıklanabilir. Ama ben de bilmiyorum, ben de buna şahit olabilirim, torunlarım da. Ama bu müjde gerçekleşecek ve engellenemeyecek bir gerçektir.”


PKK

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, “PKK’ya karşı savaş, uzantılarıyla da görüşme yap” biçimindeki yaklaşımla sonuç alınamayacağını AKP’lilerin de bildiğini savundu. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Karayılan, “Her şeyden önce önder Apo ağır bir tecrit altında iken hangi Kürt siyasetçisi ya da devrimcisi gidip de Türk devletiyle müzakere yapabilir ki? Bunu hiç kimse kabul edemez ve hiç kimse göze alamaz. Burada yapılmak istenen PKK ile BDP arasına nifak tohumlarını ekmektir. Barzani’ye rol biçmek PKK ile KDP arasında çelişki yaratmaya dönük bir çabadır” diye konuştu. 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR


Başbakan Erdoğan’ın “Artık PKK ile görüşme yok, parlamentodaki uzantısıyla görüşebiliriz” açıklamasıyla paralellik arz eden Bozdağ’ın sözleri, BDP’nin PKK ile arasına açıkça ifade edildiği gibi mesafe koyması şartını vurguluyor.
Bu ‘muhataplık ilişkisi’, ilk kez David Philips’in Ekim 2007 tarihli ‘PKK’nın silahsızlandırılması, dağıtılması ve (topluma) yeniden entegre edilmesi’ başlıklı raporunda tarif edildi. Raporun hazırlanması için gerekli randevuları ayarlayan hükümet, önce bu ilişkiye hiç sıcak bakmadı. Daha sonra özellikle demokratik açılım süreciyle o yönde bazı adımlar attı ancak istenilen şart yerine gelmediği için böyle bir ilişki hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmedi.
Karayılan’ın sözleri bu ilişkinin bugünkü koşullarda neden olmayacağını temellendiriyor. İmralı’nın devre dışı bırakıldığı bir süreçte Ankara ile yapılacak her türlü temasın Öcalan’ın tecrit durumunu perçinleyeceğini düşünen Kandil, BDP şöyle dursun, kendisinin bile böyle bir ilişki içinde olmayacağını ilan ediyor.
Çatışmalı döneme girerken pozisyonların iyice ‘kemikleştiği’ fark ediliyor.



YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.