Karayılan yakalansaydı ne olurdu?

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan’ın yakalandığına dair son iki günde medyada çıkan haberler, PKK taraftarları arasında şaşkınlık yaratmak amacına dönük psikolojik harekât izlenimi bırakıyor. İran tarafından bu haberin çıkartılmasında Karayılan’ın yanıt verme çabasının, izleyeceği çizgiye bağlı olarak teknik takibe yakalanması için bir fırsat yaratacağının da düşünülmesi akla uygun görünüyor.
Son olarak bu haberin, Murat Karayılan’ın Kandil’e İran saldırılarını durdurmak için sınırdan
PJAK’ı çekip yerine PKK’yı yerleştirme önerisine Tahran’ın “Aranızda bir fark yok” mesajı olduğu düşünülebilir.
Teorik olarak Karayılan’ın yakalanması, Ankara açısından örgütün tasfiyesinde kararlı olunduğu mesajını verir ve moral üstünlük sağlar. PKK açısından ise daha çok psikolojik bir darbe oluşturur. Örgütün üst yönetiminde yer alan Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Karasu ve Ali Haydar Kaytan gibi isimlerin aşağı yukarı aynı tarihe ve tecrübeye sahip oldukları göz önüne alındığında, Karayılan’ın devre dışı kalması iç işleyişlerinde bir aksamaya yol açmaz.
Çünkü Karayılan, primus inter pares yani eşitler arasında birincidir. İsmi sayılanlar Öcalan’ın en güvendiği kişilerdir ve aralarında önemli bir görüş ayrılığının var olması ya da ‘çatlak’ oluşması, özellikle Tamil tarzı bir imha ile karşı karşıya oldukları bir dönemde çok uzak ihtimaldir.