Karayılan'dan Ankara'ya 'Öcalan'ı ararsınız' mesajı

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, Öcalan'a 6 ay görüş yasağına imkan veren kanun teklifinin Meclis'te kabul edilmesi halinde mücadelenin tüm sorumluluğunun Kandil'e geçeceğini söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

23 OCAK 2012 SAAT:18.00

ANKARA

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ROJ TV’ye yaptığı açıklamada müzakerelerin çözümün en kritik aşaması olduğunu, güveni yitirmemek gerektiğini belirterek, yapılan görüşmelerle ilgili konuşmayı hiçbir şekilde uygun bulmadıklarını söyledi. DHA’nın haberine göre Demirtaş, müzakerelerin yeniden başlaması için güven oluşması gerektiğini vurguladı. Demirtaş, Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan’ın ziyaretine çıkmayıp, cezaevi müdürlüğü kanalıyla iki cümlelik bir not iletmesinden kendi durumu ve Ortadoğu’daki durumun hassas olduğunu, yeni görüşme olmadığı anlamını çıkardıklarını söyledi. Demirtaş, Öcalan’ın Türkiye’ye tesliminin 13’üncü yıldönümü olan 15 Şubat öncesi ve sonrasında İmralı’yla ilgili en güçlü protestoların yapılması gerektiğini kaydetti.

KUZEY IRAK

Bölgesel Kürt Parlamentosu’ndan 9 milletvekili dün Şırnak’a geçerek 34 kişinin öldürüldüğü Ortasu Köyü’ne taziye ziyaretinde bulundu. DHA’nın dünkü haberine göre ailelerle tokalaşıp, başsağlığı dileyen heyet üyeleri, daha sonra ölenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Heyet adına açıklama yapan Milletvekili Sabah Beytullah, Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani başta olmak üzere tüm Kuzey Irak’ta yaşayanlar adına taziye amacıyla geldiklerini söyledi. Beytullah, “34 insanımız burada adeta kurban verildi. Burada taziyeleri belirtmek, ailelerimizin acılarını paylaşmak için geldik. Öncelikle öldürmek ve kan dökmek hiçbir zaman çözüm olmamıştır. Bu işin ancak diyalogla çözülmesi mümkün. Sorun demokratik ve barışçıl çözülmesi gerekir. Artık masaya oturma zamanı geldi” dedi.

PKK

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, ‘Öcalan’a tecrit yasası’ diye adlandırdıkları yasa teklifiyle ilgili olarak “Bu yasayı çıkarmak sonuna kadar savaş zihniyetinin egemen olması demektir. Yapsınlar, sonuçlarına katlanırlar. Özellikle bundan böyle gelişecek olan mücadele tamamen bizim sorumluluğumuz altında gelişecektir” diye konuştu. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Öcalan’ın kardeşinin ziyaretine çıkmamasını ise “Koşullar çok zorlayıcı olmasaydı, öyle konuşmazdı” diye yorumladı. Karayılan, 15 Şubat’ın Öcalan’ın özgürlüğünü temel olan mücadele biçimi için önemli bir start süreci olacağını ifade etti.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Kürt parlamenterlerin taziye ziyareti, Erbil’in Ortasu köylüleriyle dayanışma içinde olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Beytullah’ın sözleri, Erbil’in Ankara ile PKK arasında müzakerelerin yeniden başlaması için çaba sarf ettiğini gösteriyor.
Demirtaş ve Karayılan’ın 15 Şubat’a ilişkin sözleri 14 Ocak tarihli “PKK: Tarihin en büyük tehdidiyle karşı karşıyayız” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki şubat ortalarından itibaren yurtiçinde ve yurtdışında kitle hareketinin yükseleceğine dair öngörüyü teyit ediyor.
Karayılan, İmralı ile irtibatın kesilmesinin sonucu olarak kendi kararlarını kendilerinin vereceğini söyleyerek İmralı-Kandil hattının kopması nedeniyle politik çizgide herhangi bir zafiyet yaşamayacaklarını ima ediyor.
Karayılan, Ankara’ya altan alta “Öcalan’ın devrede olduğu günleri ararsınız” mesajını da gönderiyor.

YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.