Karayılan'ın müzakere söylemi

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, devletle bazı görüşmelerin 3 gün sürdüğünü söyledi. Öcalan tarafından hazırlanan 3 protokolü devlet yetkililerinin 10 Mayıs'ta Kandil'e getirdiğini ileri süren Karayılan, "İmralı ile müzakereler sürmeli" mesajını verdi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?


26 EKİM 2011 SAAT:18.00

ANKARA

Irak sınırında Şırnak’tan Hakkâri’ye kadar uzanan kesimde Kuzey Irak’tan geçişlerin engellenmesine dönük yapılan 11 barajdan ikisi tamamlandı. DHA’nın dünkü haberine göre Şırnak sınırları içinde kalan Şırnak ve Silopi barajlarında yıl sonuna kadar su tutulacak. Bu barajlar Haftanin kampından gelen PKK’lıların Türkiye’ye girişini engelleyecek. Hakkâri sınırları içinde 4, Şırnak sınırları içinde 5 barajın bir yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

ABD
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, ABD Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Büyükelçi Alexander Vershbow’un olduğu bir heyetin ikili temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gittiğini söyledi. AA’nın dünkü haberine göre Nuland, heyetin Türkiye ile ABD arasında terörle mücadelede işbirliğinin nasıl güçlendirileceğini ele alacağını ifade etti.

KUZEY IRAK
Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Kürdistan halkının referandum yoluyla bağımsızlık istemesi halinde koşullar ne olursa olsun destek vereceklerini söyledi. Alarabiya internet sitesine demeç veren Barzani, Türkiye ve İran’daki Kürtlere, mücadelelerini barışçıl yöntemlerle sürdürmeleri çağrısı yaptı. Barzani, Suriye Kürtleri ile her yönüyle dayanışma içinde olduklarını söyledi.

PKK
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, örgütün yaptığı görüşmelerde sadece MİT görevlilerinin değil hükümet yetkililerinin de olduğunu, bazı toplantıların 3 gün sürdüğünü ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı’nın Roj TV’ye dayanarak dün verdiği haberde Karayılan, Öcalan tarafından 2’şer sayfa el yazısıyla kaleme alınan 3 protokolün 10 Mayıs’ta devlet yetkilileri tarafından kendilerine getirildiğini, bunun üzerine bir toplantı yaptıklarını ve protokolleri onaylayarak yetkililere verdiklerini söyledi. Karayılan protokolleri hükümetin onaylamadığını ifade etti.
Karayılan, Çukurca saldırısında 7 kayıplarının olduğunu, Kazan Vadisi’nde ise küçük çaplı bazı çatışmaların yaşandığını ve kayıplarının olmadığını ileri sürerek “Ancak öyle kayıplarımızın yüksek olduğu boyutta hiçbir zaman bir çatışma yaşanmadı” diye konuştu.
17 Ağustos’tan beri yürütülen hava harekâtlarında toplam 20 kayıplarının olduğunu söyleyen Karayılan, “Biz sorunun demokratik yollardan, diyalogla çözülmesini istiyoruz. Bunun için İmralı’da müzakerelerin sürmesi gerekiyor” dedi.
PKK’nın askeri kanadı HPG, 25 Ekim günü Türk ordusunun Kuzey Irak’ta Ore ve çevresine 3 koldan girdiğini, daha sonra geri çekildiğini ileri sürdü. Yapılan açıklamada giren birliklere saldırı düzenlendiği, çıkan çatışmanın ardından bölgenin Kobra helikopterler, havan ve obüs toplarıyla vurulduğu kaydedildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
ABD heyetinin gelişi, Ankara’nın özellikle Çukurca saldırısının ardından istihbarat desteğinin daha etkin hale getirilmesi talebine karşılık geliyor ve muhtemelen Predator’ların devreye girmesi konusunun da masada olacağını hissettiriyor.
HPG’nin açıklaması TSK’nın Kuzey Irak’a girdiğine dair önceki gün ajanslar tarafından geçilen haberlere ilişkin 26 Ekim tarihli “TSK’dan Haftanin’e ‘yoklama’” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde yapılan tespiti teyit ediyor, yani TSK’nın küçük çaplı girişlerle zemin yokladığını ve PKK’yı tepki vermeye zorladığını gösteriyor.
Karayılan’ın sözleri Ankara-PKK görüşmelerinin aslında önemli bir eşiğin atlanması anlamına geldiğini teyit ediyor. Devlet örgütle çetin müzakereler yürütüyor ve sonunda Öcalan tarafından kendi pozisyonlarını gösteren 3 belge hazırlanıyor. Bu belgeleri yine devlet yetkilileri Kandil’e götürüyor ve onay aldıktan sonra Ankara’ya hükümete sunuyor.
Çukurca saldırısı ve TSK’nın karşı harekâtından hemen sonra kamuoyunda genel olarak bilinen bu sürecin ‘3 günlük görüşmeler’ ayrıntısıyla yeniden dile getirilmesi, kış aylarında yeni bir müzakere sürecine zemin hazırlandığını düşündürüyor.
Çünkü Çukurca saldırısıyla güç gösterisi yapan örgütün, kış koşullarını da hesaba katarak saldırı modunda devam etmeyi gereksiz bulması ve TSK’nın karşı harekâtının tamamlanmasına bağlı olarak yeniden ‘eylemsizlik’ pozisyonuna geçmenin koşullarını araması şaşırtıcı görünmüyor.



YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.