Nevruz alarm veriyor

Valilikler 18 Mart'ta Nevruz kutlamalarına izin vermedi. Geri adım atmayan BDP, kutlamaları yapmaya hazırlanıyor. Bir değişiklik olmazsa yarın özellikle Diyarbakır ve İstanbul'da sokaklar hareketlenecek.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 


Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?


16 MART 2012 SAAT: 20.00

ANKARA


İstanbul Valiliği'nden sonra dün de Diyarbakır Valiliği 18 Mart'ta Nevruz kutlamalarına izin verilmeyeceğini duyurdu. Valilik, 21 Mart'ta kutlamaların yapılmasına izin verileceğini belirtti.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, dün Nevruz kutlamalarıyla ilgili yaptığı açıklamada “"21 Mart bu sene çarşamba gününe geliyor. Valiliklerimiz değerlendirmelerini 21 Mart'a göre yaptılar. 21 Mart için başvurularda özel sakınca yok ise tertip komitesi açısından izin verdi, vereceklerdir. Ama 21 Mart'ı değiştirip, mart ayının başka bir gününde 21 Mart'ı kutlamak adıyla yapılabilecek etkinliklere de 21 Mart'ın istismarını önleme bakımından yaptıkları değerlendirme itibari ile izin vermeyecekler veya vermemişlerdir" dedi.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 18 Mart'ta Nevruz kutlamalarına izin verilmemesine ilişkin olarak yaptığı açıklamada iktidar partisinin, muhalefet partilerinin ne zaman miting, ne zaman kutlama yapacağını belirlemek isteyen bir pozisyon aldığını iddia etti. AA'nın haberine göre Demirtaş, “Her şeyden önce bu yaklaşımı kınıyorum, protesto ediyorum. Bu siyasi ahlâka da sığmayan bir karardır” diye konuştu.
Demirtaş, son 12 yılda 17-21 Mart tarihleri arasında Nevruz kutlaması ve mitinglerin yapıldığını hatırlatarak “Bu yıl değişen nedir ki? Eğer gerçekten de AKP 21'inde kutlanmasını istiyorsa, 21 Mart'ı resmi tatil yapalım” dedi.

BDP, Nevruz kutlamalarının 18 Mart'ta yapılacağını açıkladı. Demirtaş başkanlığında Diyarbakır'daki toplantıdan sonra yapılan açıklamada “Bütün illerde tespit edilen kutlama tarihlerinin değiştirilmeyeceği” belirtildi.


PKK

KCK, Kürtleri Nevruz'da 'tarihinin en güçlü katılımını gerçekleştirerek bütün dünyaya gereken mesajı vermeye' çağırdı. Fırat Haber Ajansı'nın dünkü haberine göre örgüt tarafından yapılan açıklamada “Nevruz'da olay çıkacak” haberleriyle ve yaygın gözaltılarla katılımın azaltılmaya çalışıldığı savunuldu.

PKK'nın lojistik destek sağladığı ancak farklı örgütsel yapısı olan Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK), yaptığı açıklamada Türkiye'ye gelecek turistleri uyararak “Yürüteceğimiz savaştan zarar görmemek için Türkiye'ye gelmeyin” dedi. Fırat Haber Ajansı'nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada “ “2012 yılına girerken bir kez daha belirtmek isteriz ki; Türkiye’nin her yeri bizim için bir savaş cephesi, mevcut sistem ve politikaların yürütülmesinde rolü olan tüm kurum ve kesimler hedefimiz olacaktır” denildi.


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

18 Mart'ta Nevruz kutlamalarına Diyarbakır da dahil olmak üzere izin verilmeyeceğinin açıklanmasının ardından BDP'nin kararı, 16 Mart tarihli “Erken Nevruz gerilimi” başlıklı Kuzey Irak Güncesi'ndeki analizi teyit ediyor.

Ankara'nın uluslararası camiaya 'Kürt Baharı' mesajı verilmesine engel olmaya kilitlendiği, BDP/DTK/PKK ekseninde yer alan güçlerin ise geri adım atmamaya kararlı olduğu görülüyor.

Bu durumda pazar günü devletin tüm imkanlarıyla özellikle Diyarbakır ve İstanbul'da kutlamalara engel olmak için belli bölgeleri adeta ablukaya alması ve bunun sonucu olarak ana meydanların dışında tehlikeli sonuçları olabilecek gösteri ve çatışmalar kaçınılmaz görünüyor.

Artık tam bir güç gösterisine dönüşen Nevruz'un bu şekilde kutlanmasının, manevra yapmayı tercih etmeyip cephesel çatışmayı göze alan BDP/DTK/PKK eksenindeki güçleri yasal alanın dışına iteceği, dolayısıyla hedefledikleri mesajın verilmesini engelleyeceği fark ediliyor.

Dolayısıyla pazar gününün, bahar ve yaz aylarının nasıl geçeceğine dair ipuçlarını vereceği anlaşılıyor. 

YAZARIN NOTU:
Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.