Öcalan: Cayır cayır tasfiye ediyorlar

Öcalan, son yılların en 'karamsar' açıklamasını yaparak "Gelen heyetlerle belirlediğimiz çözüme AKP ikna edilemedi. Büyük ihtimalle çözüm gelişmeyecek. Tasfiye derinleşiyor" dedi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

29 NİSAN 2011 SAAT:18.00

ANKARA

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) perşembe günkü toplantısından sonra yayımlanan bildiride, 12 Haziran tarihinde yapılacak milletvekili genel seçiminin herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadan gerçekleştirilebilmesi için, bugüne kadar alınan ve alınması öngörülen güvenlik tedbirlerinin etraflı değerlendirmesinin yapıldığı belirtilerek, “Terör örgütü ve yandaşlarının halkımızın demokratik tercihlerini serbestçe ortaya koyabilmelerini engellemeyi amaçlayan teşebbüslerin, güvenlik güçlerimizce alınacak tedbirler ile ülkesine ve demokrasiye içtenlikle bağlı halkımızın sağduyulu yaklaşımı sayesinde başarıya ulaşamayacağına olan inanç teyit edilmiştir” denildi.
Terörizmle mücadelenin bugüne kadar olduğu gibi gelecek dönemde de yalnızca güvenlik boyutuyla değil, terörü besleyen ortamın tasfiyesini de içeren kapsamlı ve çok yönlü bir yaklaşımla sürdürülmeye devam edileceği vurgulanan bildiride, bu bağlamda, toplumun ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin zedelenmemesini teminen demokrasi ve insan haklarına saygının, her zaman olduğu gibi devletin bu yöndeki çabalarının odak noktasını teşkil edeceği belirtildi. Bildiride şunlar kaydedildi: “Bu çerçevede terör örgütünün ve yandaşlarının insan hakları kisvesi altında gerçekleştirmeye çalıştıkları ve esasen halkımızın birliğini, bütünlüğünü, güvenliğini, huzurunu ve refahını hedef alan her türlü eylem ve girişimiyle mücadele edileceği ve bu kararlı yaklaşımın, milletimizden alınan güven ve destekle terör tehdidi bertaraf edilene kadar sürdürüleceği vurgulanmıştır.”
İçişleri Bakanlığı, BDP’li 5 belediyeye soruşturma açtı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Diyarbakır’da YSK kararını protesto eylemi sırasında iş makinelerinin BDP il binasının önüne getirilmesi ve çıkan olaylarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı, Büyükşehir, Kayapınar, Yenişehir, Sur ve Bağlar belediyeleri hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında mülkiye başmüfettişinin de aralarında bulunduğu bir heyet pazartesi günü Diyarbakır’a gidecek.
Sivil itaatsizlik kampanyası çerçevesinde BDP’liler tarafından başlatılan ‘sivil cuma namazları’na dün de devam edildi. Diyarbakır’daki namaz Şeyh Sait’in idam edildiği yerde kılındı.

PKK

Öcalan, “Cayır cayır tasfiye ediyorlar” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Öcalan, “Öyle anlaşılıyor ki, bu askeri ve siyasi operasyonlar durmayacak. Hatta daha büyük bir yönelime hazırlanıyorlar. Seçimlerden sonra bu operasyonları derinleştirebilirler” diye konuştu. Öcalan şunları söyledi: “Bir tasfiye politikası devrededir. Tasfiye derinleştiriliyor. Benim üzerimden bir oyalama geliştiriyor olabilirler.” Kürt sorunu üzerine çalışmalarıyla tanınan sosyolog İsmail Beşikçi’nin “Öcalan’ın tutukluluk koşullarında müzakere yürütmesi doğru değil” eleştirisine hak veren Öcalan, “Aslında İsmail Beşikçi doğru söylüyordu. Ama bu süreci götürecek kimse olmadığı için ben bu sorumluluğu üstlenmek zorunda kaldım. Benden başka kimse var mı, kim yapacak?” dedi. Öcalan şöyle konuştu: “Benim tek yapabildiğim, buraya gelen heyetle görüşmeleri sürdürmek. Ama öyle anlaşılıyor ki, bunlar inisiyatifli değil, AKP’ye belirlediğimiz çözümü kabul ettiremiyorlar, ikna edemiyorlar. KCK tutuklamalarından, operasyonlardan onlar da rahatsız olduklarını söylüyorlardı. Heyetin yetki düzeyi düşüktür, yükseltilmesi gerekir. 15 Haziran’a kadar bir ya da iki görüşme yapma ihtimali var. Somut, net yapılması gereken şeyler var, bunlar yapılmazsa zaten yapacak bir şey kalmaz.”
“Şimdi bu durumu halk, BDP, DTK, Kandil oturup değerlendirmek durumunda. Kendi kararlarını almak durumundalar. Ne yapacaklarsa kendileri bilir. Büyük ihtimalle çözüm gelişmeyecek. Hazırlıklarını buna göre yapacaklar” diyen Öcalan, Tunus ve Yemen örneğini vererek “Kendinize güveniyorsanız ben sizi tutmam” dedi.


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

MGK bildirisinden Ankara’nın, BDP/DTK’nın başlattığı ‘sivil itaatsizlik’ kampanyasını “insan hakları kisvesi altında yürütülen yıkıcı faaliyet” olarak nitelediği ve hem bu kampanyaya hem de PKK’ya karşı “kararlı mücadele” yürüteceği anlaşılıyor.
5 belediyeye yönelik bakanlık soruşturmasının da bu çerçevede değerlendirilmesinin uygun olacağı fark ediliyor.
Öcalan’ın son yıllarda yaptığı en ‘karamsar’ açıklamasından İmralı’ya giden heyet ile kendisi arasında çözüme ilişkin bir ‘anlaşma’ yapıldığı anlaşılıyor.
Geçen haftalardaki “Çözüm umudu var” söylemini terk ederek “Büyük ihtimalle çözüm gelişmeyecek, herkes kararını versin” çizgisine geçen Öcalan, 15 Haziran’a kadar bir adım atılmaması halinde kenara çekileceğine kesin gözüyle bakılmasına çalışıyor.
PKK’nın tasfiyesiyle çakışan Kürt sorununun çözüm sürecinde 30 Nisan itibariyle;

A- ANKARA’nın
MGK bildirisindeki ‘sert’ ve ‘kararlı’ söylem göz önüne alındığında;
1- BDP/DTK taraftarlarına belediye başkanlarını görevden alma ve yargılama da dahil olmak üzere geniş çaplı tutuklamaları içeren büyük bir ‘sınırlama’ hamlesini başlatacağı ve
2- Hem sınır hattında hem de ülke içinde Kastamonu ve Amasya’yı da içeren operasyonlarla PKK’nın etkisizleştirilmesi sürecine hız vereceği,

B- PKK’nın
Öcalan’ın bugünkü söylemini aylardan beri sürdüregeldiği dikkate alındığında;
1- 15 Haziran’a kadar İmralı’ya bağlılık gereği saldırı moduna geçmeyeceği, ancak misilleme eylemlerini arttıracağı ve
2- 15 Haziran’dan sonra geçen yazdakinden daha yoğun bir saldırı süreciyle eşzamanlı biçimde kentlerde kitlesel ayaklanmaları başlatmasının şaşırtıcı olmayacağı anlaşılıyor.

Bu tablo, alabildiğine çalkantılı bir döneme girmiş olan Ortadoğu’da Türkiye’nin şiddet yüklü ve son derece riskli bir sürece doğru ilerlediğine işaret ediyor.

.