Öcalan'dan BDP'ye 'Meclis'e dön' mesajı

Yumuşak ve uzlaşmacı söylemini sürdüren Öcalan, BDP milletvekillerine hükümetle mutabakat için kabul edilmesinde sorun çıkmayacak bir formül önererek Meclis çalışmalarına katılmaları mesajı gönderdi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?



20 TEMMUZ 2011 SAAT:18.00


ANKARA


AKP Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan, TBMM’yi boykot eden BDP’nin yeni anayasa çalışmalarında bulunarak, AKP’ye partner olması çağrısını yaptı. Başkan Advan, sivil toplum kuruluşlarının da bu sürece destek için BDP’yi ikna etmesi gerektiğini söyledi. DHA’nın dünkü haberine göre Advan şöyle konuştu:”Başta BDP olmak üzere tüm Kürt kesimleri ile diyaloğun geliştirilmesi ve sivil siyasetin önünün açılması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle tüm sorunların tartışılacağı ve çözüme kavuşturulacağı yer TBMM’dir. Karşılıklı önyargılardan kurtularak, yeni ve sivil bir anayasanın hazırlanması, Kürt sorunu ve diğer yapısal sorunların çözümü konusunda işbirliğine ihtiyacımız var. Bu nedenle yeni anayasal çalışmalarda BDP’nin AK Parti ile birlikte çalışıp, partner olması gerekmektedir.”


İRAN

İran ordu birliklerinin Kandil’e yönelik operasyonlarının dün 5. gününe girdiği ve Devrim Muhafızları’nın Irak sınırını geçmeye çalıştıkları bildirildi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre PKK paralelinde İran yönetimine karşı mücadele veren PJAK’ın sözcüsü Şerzad Kemanger “Sabah saat 06.45’te Devrim Muhafızları, Dola Koke ve Deşta Wezne arasında sınırı geçmek istedi” dedi. Kemanger çatışmaların 15.00’te durduğunu ancak top atışlarının devam ettiğini belirtti. Bölgesel Kürt Yönetimi Sözcüsü Kawa Mahmud da sınır geçme girişimini doğrulayarak “Irak sınırı boyunca bir sızma oldu. Sınır sorunlarını çözmenin en iyi yöntemi müzakere ve barışçıl yollardır, sivilleri bombalamak değil” dedi.


PKK

Öcalan, demokratik özerklik konusunda ilanından ziyade pratikleşmesinin önemli olduğunu söyleyerek “Aslında demokratik özerklik 2005’te ilan edilmişti. Önemli olan içini doldurmaktır. Pratikleşmedikten sonra ilan çok da anlamlı değil. Artık pratikleştirme yönünde çalışmalarını yoğunlaştırabilirler” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Öcalan BDP’nin şiddetle hiçbir ilişkisinin olmadığını söyleyerek “BDP’liler ‘Biz siyasi temsilcileri değiliz ama PKK’ya da düşmanlık yapamayız’ diyebilirler. ‘İşte gelmişiz, Meclis’teyiz, biz demokratik sivil bir partiyiz, sorunun demokratik çözümünü sağlıyoruz, yasal, anayasal çalışmalarda rolümüzü oynamaya hazırız’ diyebilirler” diye konuştu.
Devlet heyetiyle bir görüşme daha yaptığını söyleyen Öcalan “Böyle kritik ve sıcak bir dönemde bile görüşmenin sürmesi ciddidir, önemlidir. Açık ve net söylüyorum: Benim dışımda kimse silahları bıraktıramaz. Bunu görüştüğümüz devlet yetkilileri de söylüyor. Ben bu rolden kaçamam. Rolümü oynamam için gerekli pratik araçların sunulması gerekir” dedi. Daha önce Meclis’in kendisine bu konuda çağrı yapmasını isteyen Öcalan “Gerekirse Meclis acil toplanıp bu konuda görüşüp çağrı yapabilir. Veya Başbakan bir çağrı yapabilir. ‘Biz bu işin silahlarla çözülmeyeceğine inanıyoruz. Bu meseleyi demokratik, anayasal yöntemlerle çözeceğiz’ derse bir haftada hallederiz” diye konuştu.
Hükümet ile BDP arasında görüşmelerin sürmesi gerektiğini belirten Öcalan, Meclis’e dönüş konusunda şunları söyledi:”Şöyle ortak bir mutabakata varılabilir: Tutuklu vekillerin durumu bir demokrasi sorunudur, çözümü de politiktir. Biz bu sorunu anayasa ve yasaları birlikte değiştirerek çözeceğiz. İşte böyle formüle edilebilir. Hatip Dicle’nin durumu da ileride Diyarbakır’da bir ara seçimle çözüme kavuşturabilir.”
Öcalan, Silvan çatışmasına ilişkin olarak şöyle konuştu:”Demokratik çözüm gelişmezse bunun on katı da gelişebilir. Eskisi gibi sadece kırsalda da olmayabilir, şehirlerde de olabilir. Halk bir gün toplanıp Paris’te Bastil zindanına yürüdükleri gibi Diyarbakır’da da işte o tutukluların olduğu yere yürürse ne yapacaksınız? Bütün bunlar olabilir. Öfke birikimi var.”

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

PKK yöneticilerinden Cemil Bayık’ın 18 Temmuz’da İmralı’daki görüşmelerin oyalama amaçlı olduğunu söylemesinin ardından Öcalan, dün yaptığı açıklama ile görüşmelerin ciddi olduğunu vurgulaması dikkat çekiyor.
Demokratik özerklik ilanını fazla önemsemez görünen hatta 2005’e işaret ederek ilanın demokratik özerkliğin kendisi tarafından formüle edilmesiyle yapıldığını ima eden Öcalan, “Madem ilan ettiniz, içini doldurun o zaman” demeye getiriyor.
BDP’yi adeta Meclis’e dönmüş varsayarak açıklamalar yapan Öcalan, mutabakat için son derece yumuşak bir formül sunmasıyla dikkat çekiyor. Hatip Dicle konusunu tamamen zamana erteleyen ve formüle sokmayan Öcalan, düpedüz bağımsız milletvekillerinin Meclis’e dönmesine çağrı yapıyor.
Silah bırakma konusunda önünün açılması gerektiğini yineleyen Öcalan, bu konuda harekete geçmesi için daha önce Meclis çağrısını talep ederken, şimdi profil düşürerek Başbakan’ın çok genel bir açıklamasıyla yetineceğini ve bir haftada silahları susturacağını ileri sürüyor.
Öcalan’ın son derece yumuşak ve uzlaşmacı söyleminin, BDP/PKK’nın ‘maksimalist’ tutumuyla ciddi bir kontrast oluşturduğu fark ediliyor ve gözler BDP’nin bugün Van’da başlayıp 5 gün sürecek olan ‘yaz kampı’na dönüyor.

.