PKK neden sertleşiyor?

PKK yöneticisi Murat Karayılan, "Devletin çok yönlü saldırısı var. Bu saldırı sonuç üretmeyince o zaman bizi imha edemeyeceklerini anlayıp gerçeği kabul edecekler" diyerek örgütün önümüzdeki döneme ilişkin ilan ettiği sert çizginin arkaplanını açıkladı.

KUZEY IRAK GÜNCESİ
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

27 OCAK 2012 SAAT:18.00

ANKARA

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Uludere olayında 6 PKK’lının sivil vatandaşların arasında olduğu iddialarını, “Böyle bir istihbarat bilgisi yok. Birileri komplo teorileri üretiyor” sözleriyle değerlendirdi. ANKA’nın dünkü haberine göre Çelik, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Uludere talimatının Başbakan Erdoğan tarafından verildiği yönündeki iddialarına sert çıktı. Çelik, Başbakan’ın “Bu ifade hem yalan hem iftiradır. Ben böyle bir şey asla demedim. Demiyorum” sözlerini aktararak, “Böyle bir meselede de Sayın Başbakan’ın böyle bir vicdansızlık içerisinde olması söz konusu olamaz. Başbakan’ı bundan tenzih ederiz” diye konuştu. Çelik, 4 saatlik İHA görüntülerinin de 23 Ocak’ta Genelkurmay tarafından özel bir kurye ile elden Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edildiğini söyledi.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Uludere olayıyla ilgili olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurduklarını belirtti. TBMM’de dün bir basın toplantısı düzenleyen Kaplan, BDP eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak adına yapılan başvuru dosyasında olay yerinde çekilen 100’ün üzerinde fotoğrafın da bulunduğunu söyledi. Kaplan, “Bu olayı ülkemizde çözmek, aydınlatmak istiyoruz. Eğer insanlık, vicdan, insaf sınırları harekete geçerse hâlâ yapabileceğimiz şeyler var” dedi. Kaplan, ABD Büyükelçisi Ricciardone’nin olayda Predator’ların olup olmadığı yönündeki bir soruyu ‘sır’ diye yanıtlamasını eleştirirken “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda ne sır vardır ne zamanaşımı” diye konuştu.

Diyarbakır’da görülen KCK ana davasında mahkeme, savcının dün tutukluluk süreleri ile atılı suç göz önüne alınarak tahliyelerini istediği Veysi Akar, Seyithan Şen, İhsan Sevitek, Abdurahim Tanrıverdi ve Adnan Bayram’ın tahliyesine karar verdi. Duruşma 9 Nisan 2012 tarihine ertelendi.

PKK

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, Rudaw gazetesine verdiği röportajda federalizm ile özerklik arasında temel bir fark görmediklerini söyleyerek “Günümüzde dünyanın her yerinde federal sistemler ortaya çıkıyor, Kürtler bunu bir çözüm penceresi olarak görüyor” dedi. Karayılan, çözümün PKK ve Öcalan ile görüşmeden geçtiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Türk devleti bir süredir farklı kişilerle görüşüyor ve onlarla bir çözüm bulmaya çalışıyor. Ama bunu başaramadılar. Barış istiyorlarsa yol çok açık. Ne zaman bunu Türk devleti kabul edecek? Ancak imhanın imkânsız olduğunu anladığı zaman. Şimdi bize çok yönlü bir saldırı var. Bu saldırılar sonuç üretmezse, o zaman (Öcalan’a) tecride son vermek ve gerçeği görüp onu kabul etmek zorunda kalacaklar. Boyun eğme ve zafiyet, hükümeti cesaretlendirir ve o şekilde sorun asla çözülemez.”

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

KCK ana davasında 5 kişinin tahliye edilmesi, 3 yıldan sonra bir ilke karşılık geliyor. Bununla birlikte duruşmaların Nevruz Bayramı’ndan sonraya ertelenmesi dikkat çekiyor.
PKK’nın şubat ayının ilk yarısında başlatacağını ilan ettiği kitlesel hareketleri Nevruz’la birlikte zirveye çıkarmaya çalışacağı göz önüne alındığında duruşmaların ertelendiği tarih anlam kazanıyor.
Çünkü KCK ana davası, tutuklu 3 milletvekilinin de yer alması nedeniyle hem BDP hem de PKK açısından kritik bir önem taşıyor. Diğer bir ifadeyle bu davanın seyri, Kürt sorununun çözümü ve silahların susmasıyla ilgili sürecin seyriyle paralellik arz ediyor. 5 kişinin tahliye edilmesi diğer tahliyelerin işaretini veriyor ancak duruşmanın nisan başına atılması bu tahliyelerin PKK’nın hareketsizliğine endeksli olduğunu düşündürüyor.
Uludere’de 34 kaçakçının F-16’lar tarafından vurulmasıyla ilgili İHA görüntülerinin olayın üzerinden 26 gün geçtikten sonra savcılığa teslim edilişi, 4 gün gecikmeli olarak kamuoyuna açıklanmasıyla dikkat çekiyor.
BDP’nin Uludere olayını BM’den sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıması Ankara üzerinde gerçeğin ortaya çıkarılması yönünde uluslararası baskı oluşturmayı hedefliyor.
Karayılan’ın açıklamaları, örgütün Ortadoğu’daki Arap Baharı’nı Kürtler açısından avantajlı bir durum olarak gördüğünü hissettiriyor ve net bir şekilde Ankara’nın geçen yıl ağustos ortasında başlattığı ‘büyük taarruzu’na karşı mevcut pozisyonlarını değiştirmeyeceklerini gösteriyor.
Böylelikle Karayılan, örgütün son dönemde sertleşmesinin ve demokratik özerklikten çok federalizm ve referandumu telaffuz etmesinin arkaplanını da aydınlatıyor.
27 Ocak itibariyle Ankara’dan da PKK’dan da önümüzdeki dönemin çatışmasız geçeceğine dair ne yazık ki en küçük bir sinyal dahi alınamıyor.

YAZARIN NOTU:
Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.