PKK saldırıya geçiyor

KCK tarafından dün yapılan açıklamada tek taraflı ateşkeslerin sonuca hizmet etmediği belirtildi ve Öcalan'ın ileri sürdüğü "Sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme" talepleri karşılanana kadar eylemlerin durmayacağı mesajı verildi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

5 AĞUSTOS 2011 SAAT:18.00

PKK
KCK’nın dün yayımladığı bildiride “Tek taraflı ateşkesler ve bu koşullarda yapılan görüşmeler çözüm için gereken imkânları yaratmaya yetmemiştir. Bu şartlar altında demokratik çözüm gelişmeyeceği açıklık kazanmıştır” denildi. Fırat Haber Ajansı tarafından verilen habere göre KCK bildirisinde hükümetin şiddet eksenli siyaseti yeniden gündeme getirdiği ileri sürülerek bu siyasetin “görkemli direnişle sonuçsuz bırakılacağı” belirtildi. KCK bildisinde mücadelenin Öcalan’ın “Sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme” koşullarının yaratılmasını hedef alacağı kaydedildi. Bildiride şöyle denildi: “Büyük tarihi yürüyüşün başarısı için tüm gücümüzle mücadeleye yöneleceğimiz ve başarıyı mutlaklaştıran bir tarzı pratikleştireceğimiz kesindir.”

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Öcalan’ın 29 Temmuz’da aradan çekildiğini açıklamasından itibaren bir yıl öncekine benzer çevrim, -5 Ağustos tarihli “Ankara’da PKK alarmı” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki öngörüyü teyit eder şekilde- KCK’nın dünkü bildirisiyle hemen hemen tamamlanmış oldu.
Türkiye’nin şiddetli bir çatışma dönemine girdiğini netleştiren yaklaşık 5 sayfalık KCK bildirisi, özetle şunlara işaret ediyor:
1- Tek yanlı ateşkes koşulunda yapılan görüşmeler sonuç vermiyor. Örgüt bu tespitle gelecek dönemde Ankara’nın İmralı üzerinden Kandil’in elini bağlamasına izin vermeyeceğini ilan ediyor.
2- Demokratik çözüm devre dışı bırakılıyor. Örgüt böylece BDP’nin Meclis’e dönüşünün gereksiz olduğunu ima ediyor.
3- Öcalan’ın yeniden devreye giriş için öne sürdüğü “Sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme” koşullarının gerçekleşmesi temel hedef olarak alınıyor. Örgüt bu kararıyla başlayacağını ilan ettiği “görkemli direniş”in duruş şartını belirtiyor. Diğer bir ifadeyle -30 Temmuz tarihli “Öcalan’dan taktik çekilme” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde İmralı’nın aradan çekilmesinin sonucu olarak PKK’nın alacağı tavra ilişkin öngörüyü teyit eder şekilde- Öcalan’ın talepleri gerçekleşene kadar saldırı modunda kalacağının işaretini veriyor.

30 Mart’ta PKK yöneticilerinden Mustafa Karasu’nun İmralı ile yürütülen diyalog sürecinin tıkanması ve geniş çaplı askeri operasyonlarla üstlerine gelinmesi halinde kentlerde serhildan diye adlandırdıkları başkaldırı eylemleri ile gerilla saldırılarını birleştiren Devrimci Halk Savaşı sürecini başlatacaklarını açıkladığı hatırlandığında KCK bildirisinin kritik şifresi çözülüyor.
5 Ağustos itibariyle örgütün rotayı Devrimci Halk Savaşı’na doğru çevirdiği ve Türkiye’nin siyasi/askeri/sosyal planda tansiyonu çok yüksek olan bir dönem yaşayacağı fark ediliyor.