PKK'dan Kazan 'manevrası'

Genelkurmay tarafından Çukurca'nın Kazan Vadisi'nde öldürüldüğü açıklanan PKK'lılardan Malatya'ya getirilen 24'ünün fotoğrafları dün 8 kişilik heyete gösterildi. Daha önce vadideki operasyonlarda kaybının olmadığını bildiren örgüt, konuyla ilgili önümüzdeki günlerde açıklama yapacağını duyurdu.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

27 EKİM 2011 SAAT:18.00

ANKARA


Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “Normal,rutin terörle mücadelenin dışında Çukurca saldırısının üzerine Kazan Vadisi’nde yapılmış olan operasyon sona ermiştir. Ancak normal terörle mücadelemiz devam etmektedir” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Yılmaz, Kazan Vadisi’ndeki operasyonun sona ermesinin ardından bölgedeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve komutanların döndüğünü söyledi. Yılmaz, yerli üretim insansız hava aracı ANKA’nın 2012’nin ikinci yarısında devreye gireceğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, TBMM Başkanlığı’na, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. ANKA’nın dünkü haberine göre Murat Karayılan’ın MİT-PKK görüşmesi hakkında ileri sürdüğü iddiaların büyük infial yarattığına işaret eden Özgündüz, Başbakan’a şu soruları yöneltti: “Terör örgütünün önde gelen isimlerinden Karayılan’ın ileri sürdüğü iddialar doğru mudur? Bahsi geçen iddialar doğru ise bu görüşmelere hükümet adına kim ya da kimler katılmıştır? İddialar doğru ise hükümet adına görüşmeleri yürüten kişiler tarafınızdan mı belirlenmiştir?
İddiada bahsi geçen ve devlet yetkililerinin kabul ettiği protokollerde ne gibi hükümler yer almaktadır? İddiada belirtilen protokollerin 10 Mayıs 2011 tarihine denk gelmesi, başka bir ifadeyle seçime 1 ay gibi kısa bir süre kala tartışılması ve devlet yetkilileri tarafından kabul edilmesi tesadüf müdür?”
BDP, İHD ve MEYADER’in oluşturduğu bir heyet, 24 Ekim’de Malatya Adli Tıp Kurumu’na getirilen ve Çukurca’da yaşamını yitirdiği belirtilen 24 cenaze için Malatya Cumhuriyet Savcısı ile görüştü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, BDP MYK Üyesi Yıldız Aktaş, MEYA-DER Başkanı Hüseyin Kuğu, İHD Diyarbakır Şube avukatı İbrahim Çeliker’in de aralarında bulunduğu 8 kişilik heyet, başsavcı yerinde olmadığı için otopsi işleminde yer alan savcı ile görüştü. Görüşmede savcı cenazelerin PKK’lılara ait olduğunu söyledi.
Zenderlioğlu, cenazelerin kimlik bilgilerini istediklerini, ancak savcının “Cenazelerin üzerinden hiçbir şey çıkmamış. Kimlik bilgileri bizde değil” dediğini aktardı. Zenderlioğlu, kendilerine cenazelere ait olduğu ve otopsi işlemleri sırasında çekildiği belirtilen fotoğrafların gösterildiğini söyledi. 


PKK

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, yapılan görüşmelere ilişkin “Olay PKK-devlet görüşmesidir. Uluslararası alanda bu işler nasıl yapılıyorsa biz de öyle yaptık” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın Roj TV’ye dayanarak dün verdiği habere göre “Görüşmeler tamamlanmıştı. Sadece anayasa kalmıştı ama PKK süreci sabote etti” söylemlerinin doğru olmadığını ileri süren Aydar, “Bu görüşmeleri biz kesmedik. Örgütle, Öcalan ile var olan randevuları devlet iptal etti. Önceden belirlenen randevulara devlet heyeti gelmedi” diye konuştu. Tüm görüşmelere tanıklık ettiğini belirten Aydar, anayasa ve barış konseyleri için isim bile belirleyerek devlete bildirdiklerini ifade etti.
PKK’nın askeri kanadı HPG’nin Kuzey Irak’taki ana karargâhının Türkiye içindeki tüm komutanları ile bir ‘telsiz konferans’ düzenlediği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre HPG lideri Nurettin Sofi’nin yönettiği tartışmaya Askeri Konsey Üyesi Bahoz Erdal da katıldı. Erdal, sınır hattında TSK hareketliliğine ilişkin ‘savunmaya ve kamuoyuna dönük’ nitelemesi yaptı. Sofi, “Kalbimizden vurmak istiyorlarsa biz de onları oradan vuracağız” dedi.
HPG dün Kazan Vadisi’ndaki çatışmaya dönük önümüzdeki günlerde ayrıntılı bir açıklama yapılacağını duyurdu. Açıklamada şöyle denildi: “20 Ekim’den beri yoğun bombardıman yapılmakta, yer yer çatışmalar yaşanmaktadır. Alandaki kimi birimlerle bağlantımız bulunmamaktadır. Bu nedenle alanda yaşanan çatışma ve düzenlenen hava saldırıları hakkında şu anda kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapamıyoruz.” 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
Karayılan’ın önceki günkü benzer açıklamalarının ardından gelen Zübeyir Aydar’ın açıklamaları, 27 Ekim tarihli “Karayılan’ın müzakere söylemi” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde de işaret edildiği gibi örgüt kanadında müzakerelerin yeniden başlamasına dönük zemin yoklaması niteliği taşıyor.
CHP’li Özgündüz, Karayılan’ın kaldırdığı topa vurarak hükümeti sıkıştırmaya çalışıyor olsa da dolaylı olarak toplumun müzakere düşüncesine alışmasına katkı sağlıyor.
HPG’nin ‘telsiz konferansı’, ilk olarak Genelkurmay tarafından konuşmaların dinleneceği göz önüne alındığında örgütün TSK operasyonlarına rağmen iletişim kapasitesinde bir gerileme olmadığını göstermeyi hedefliyor.
İkinci olarak, Bahoz Erdal ekseninde medyada çıkan ‘haberler’e yanıt teşkil ediyor ve örgütün askeri eylem çizgisinde ‘şahin-güvercin’ ayrımının olmadığını teyit ediyor.
Son olarak Çukurca saldırısının 10 Ekim’de Hakurk’a düzenlenen hava saldırısında öldürülen 3 üst düzey yöneticiye misilleme olduğu imasıyla benzer durumlarda yine aynı düzeyde yanıt verileceği mesajını veriyor.
HPG’nin Kazan Vadisi’ne ilişkin açıklaması, Malatya’daki 24 cenazeyle ilgili sivil girişimin ardından gelmesiyle dikkat çekiyor.
Genelkurmay Kazan Vadisi’nde toplam 49 PKK’lının öldürüldüğünü, -22’si Malatya’ya getirilen, 11’inin nerede olduğu şu an için bilinmeyen- 35’inin cenazesine ulaşıldığını 22 Ekim’de duyurmuştu.
HPG ise Genelkurmay’ın bu açıklamasını 24 Ekim’de ‘senaryo’ olarak nitelemiş, kayıplarının olmadığını ileri sürmüştü. Keza Karayılan da önceki günkü açıklamasında o düzeyde bir kayıplarının olmadığını belirtmişti.
HPG’nin dünkü açıklaması, ilk açıklamadan dönüş hazırlığı anlamına geliyor ve 25 Ekim tarihli “PKK için ateşkes zamanı” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde seçenekli olarak işaret edildiği gibi örgütün ilk açıklamasının propaganda amaçlı olma ihtimalini güçlendiriyor. 


YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.