PKK'nın 2012 planı

Örgüt yöneticilerinden Cemil Bayık, 2012'nin 2011'e göre daha şiddetli çatışmalarla geçeceğini söyledi. Bayık, uluslararası güçleri sürece dahil edecek bir çizgi izleyeceklerini de ilan etti.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?


30 ARALIK 2011 SAAT:18.00

ANKARA


Genelkurmay, Uludere sınırında öldürülen 35 kişi için başsağlığı mesajı yayımladı. Yapılan açıklamada “28 Aralık 2011 gecesi sınırötesinde meydana gelen olayda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, aile yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz” denildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada ise ölülere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi ve şunları söyledi: “Şu anda idari ve adli incelemeler yapılıyor. Yaklaşık 4 saatlik bir görüntü elimizde mevcut. Bu görüntüler üzerinde gerek Türk Silahlı Kuvvetleri gerek diğer yetkililer incelemelerini yapıyor. Bu çalışmalardan sonra durum çok daha netleşecektir.”
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi binasında zaman ayarlı parça tesirli bir bomba bulundu. DHA’nın dünkü haberine göre bomba polis ekipleri tarafından imha edildi. Fünye ile imha edilen bombanın yanına içinde benzin bulunan bira şişelerinin yerleştirildiği de tespit edildi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 35 sivilin toprağa verilmesinin ardından yaptığı konuşmada “Ortada planlı programlı bir katliam vardır. Bundan sonra bundan susan ve katliama prim veren bizim adımıza şerefsiz olsun. Yılmayacağız. Çünkü haklıyız. Kendi toprağımızda özgürce yaşamak istiyoruz. Buysa suçumuz neyse bedeli öderiz, özgürlüğü kazanırız. Bu topraklar bu halkın topraklarıdır. Kendi dili ve kültürü ile yaşamak istiyor. Bu topraklarda bir Kürt katliamı daha yaşanmıştır ve bunu tarih yazmıştır” diye konuştu.
DHA’nın dünkü haberine göre Demirtaş şunları söyledi: “Bu defter burada kapanmayacak. BM’si var, uluslararası mahkemeler var. Sizi mahkum edene kadar bütün gücümüzle çalışacağız. Meydan meydan, alan alan, sizi teşhir edeceğiz.”
Bombalamada yaşamını yitiren Vedat Encü’nün annesi Mercan Encü, oğlunun ölmeden önce kendisini cep telefonu ile aradığını, uçakların bombardıman yaptığını bir çok kişinin öldüğünü 12 kişinin de yaralı olduğunu haber verdiğini söyledi. DHA’nın haberine göre Encü şöyle konuştu: “Korucubaşı ile birlikte Gülyazı Tabur Komutanlığı’na gittik. Oradaki komutan bize, yapabileceği bir şey olmadığını, insansız hava araçları aracılığıyla Malatya ve Ankara’nın görüntüleri izlediğini söyledi. Kimse bir şey yapmadı ve 12 yaralı ile birlikte oğlum da öldü. Yüreğime ateş düşürenlerin yüreklerine de Allah ateş düşürsün.”
Başta Diyarbakır, Batman ve Hakkâri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 35 sivilin öldürülmesi yaygın ve şiddetli biçimde protesto edildi.

PKK

PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, 2012 yılının şiddetli bir mücadele içinde geçeceğini ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Bayık şunları söyledi: “Bunun şiddetli çatışmalar içinde geçmesini zorunlu kılan, AKP’nin politikalarıdır. Kimse 2012 yılının farklı, yumuşak geçeceğini beklememelidir. 2012 yılı uluslararası güçlerin daha fazla içinde olduğu bir mücadele yılı olacaktır. Biz her ne kadar şimdiye dek çeşitli dış güçleri işin içine katmadan sorunu Türkiye ile çözmek istediysek de ne AKP bu konuda bir adım atabildi ne de biz AKP’yi bu noktaya getirebildik. Bu açıdan 2012 bu uluslararası güçlerin daha fazla devrede olacağı bir mücadele yılı olacaktır.” 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay’dan, öldürülen 35 kişinin PKK’lı değil sivil olduğunun anlaşılmasından yaklaşık 24 saat sonra gelen başsağlığı mesajları, herhangi bir ‘özür’ içermemesiyle dikkat çekiyor.
Diyarbakır’da bulunan bomba ve tertipleniş biçimi, Uludere olayının ardından düşündürücü bir gelişme olarak görünüyor ve akıllara “Provokasyon dönemine mi girildi?” sorusunu getiriyor.
Demirtaş’ın sert sözleri, bu olaydan sonra Ankara’ya ”İpler koptu” mesajını gönderiyor.
Mercan Encü’nün tanıklığı, bir anne olarak yaşadığı büyük çaresizliğin yerel askeri birimi harekete geçirmeye yetmediğini göstermekle kalmıyor aynı zamanda olayın aydınlatılması için önemli bir ipucu da veriyor.
Bayık’ın sözleri PKK’nın 2012’de daha önce hazırlığını yaptığına dair işaretlerini verdiği kitlesel direnişin uluslararası boyuta hitap etmesine dikkat edileceğini hissettiriyor.
Diğer bir ifadeyle örgütün gelecek yıl baharla birlikte askeri planda güçlü saldırıların yanı sıra dünya kamuoyunun dikkatini çekerek -Arap Baharı yaşanan ülkelerde olduğu gibi- sürece müdahale etmesini sağlayacak boyutta kitlesel eylemler düzenlemeyi hedeflediği anlaşılıyor.


YAZARIN NOTU:
Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.