PKK'ya tam saha pres

Hafta sonu Irak'ın 'kapısını çalan' Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Ankara'nın Kuzey Irak'a müdahalede kararlı olduğu izlenimini bırakırken, Talabani ile Barzani örgüte 'Silahlı mücadeleden vazgeç' mesajı gönderdi. ABD ise Ankara'nın Predator'ları İncirlik'te konuşlandırma talebini değerlendiriyor.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

11 EYLÜL 2011 SAAT:18.00

ANKARA


Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Bağdat’taki resmi temaslar çerçevesinde Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve Milli Meclis Başkanı Usame El Nuceyfi ile görüştü. AA’nın dünkü haberine göre Sinirlioğlu Iraklı yetkililerle görüşmelerde “Terörle mücadeledeki kararlılığımızı vurguladık” dedi. Sinirlioğlu şöyle konuştu: “Irak tarafına terörle mücadelede işbirliğimizin derinleşmesi gerektiğini ve Türkiye’nin kendini savunma hakkı olduğunu söyledim. İki ülke arasındaki ikili ilişkileri de ele aldık. Ayrıca Zebari ve Nuceyfi’yle yaptığımız görüşmelerde, bölgedeki durum ve gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye ile Irak’ın bu gelişmeler karşısında aralarındaki istişare ve eşgüdümü arttırmaları gerektiğini belirttik.”
DHA’nın dünkü haberine göre BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, özgürlük için yola çıktıklarını, devletin özgürlükleri üzerinde pazarlık yaptığını ileri sürerek “Biz bu pazarlıkta yer almayız. Savaşın olduğu bir dönemde biz Meclis’e gitmeyiz” dedi.


IRAK

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, BDP Milletvekili Leyla Zana ile Süleymaniye’de görüştü. Talabani görüşmede günümüzün silahlı mücadele ve zorbalık ile hak elde etme dönemi olmadığını, sorunların diyalog ve siyaset ile çözülmesi gerektiğini söyledi. DHA’nın dünkü haberine göre Zana, Kürt sorununun çözümü için Talabani’ye büyük bir rol düştüğünü ve Talabani’nin Kürtler için önemli bir siyasetçi olduğunu söyledi. 


KUZEY IRAK

Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani “PKK ve PJAK, İran ile Türkiye’ye saldırı için bahane vermese onlar gelip Kürt bölgesini bombalayamazlar. Biz hem PKK hem de PJAK ile sorunun diyalogla çözülmesi için görüştük, görüşüyoruz” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre Barzani “Bu sorun uçak ve topla çözülemediği gibi asker ve pastar öldürmek ile de çözülmez. Bu ancak barış ile çözülür. Eğer barış olursa biz her tarafın hizmetindeyiz. Ama savaşta ısrar ederlerse o zaman bu savaşın Kürt bölgesinin dışında, uzakta olması için elimizden ne gelirse onu yaparız, bunun dışında bir şey yapamayız” diye konuştu.

ABD

Washington Post gazetesi, ABD’nin, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde PKK’ya karşı kullanmak amacıyla Predator insansız hava araçlarını topraklarında konuşlandırma isteğini değerlendirmekte olduğunu bildirdi. 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR


Ata’nın sözleri, 1 Eylül tarihli “BDP, Meclis’e gitmiyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki öngörüyü bir kere daha teyit ediyor ve BDP’nin Meclis’e dönüşü, genel olarak Kürt sorunu çerçevesinde değerlendirmeye devam ettiğini gösteriyor.
Predator’ları konuşlandırma talebi, ABD’nin Irak’tan yıl sonunda çekileceği ve insansız hava araçlarının o tarihten sonra Türkiye’de konuşlanabileceği göz önüne alındığında Ankara’nın PKK’yı etkisizleştirmeye kısa vadeli bakmadığına işaret ediyor.
Talabani ve Barzani’nin PKK/PJAK’ın Kürt sorununun çözümü için legal kanalları kullanmasını tavsiye eden sözlerinden, Bağdat ve Erbil’in örgüt üzerinde siyasi baskıya devam ettiği fark ediliyor. Barzani’nin sözleri, Türkiye ve İran’ın Kuzey Irak’a karadan müdahalesini engellemeye çalışan Erbil’in, girişimlerden sonuç alınmaması halinde tarafsızlıkta kararlı olduğunu gösteriyor.
Sinirlioğlu’nun açıklamaları, Ankara’nın karadan müdahaleye kararlı olduğuna ve meşru gördüğü bu müdahaleye Bağdat ve Erbil’i de dahil etmek için çaba sarf ettiğine işaret ediyor.
11 Eylül itibariyle Ankara’nın örgüt üzerindeki askeri ve siyasi baskıyı arttırmaya kilitlendiği fark ediliyor. 


YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.