Şemdinli savaşı

Kara Kuvvetleri Komutanı PKK'nın Şemdinli'de saldırılara başladığı 23 Temmuz'dan beri ilk kez olarak Hâkkari'ye gitti. Aynı gün Şemdinli'deki Derecik ve Omurlu taburlarına saldıran örgüt daha şiddetli ve kapsamlı saldıracağını duyurdu.

KUZEY IRAK GÜNCESİ
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

23 AĞUSTOS 2011 SAAT:19.00

ANKARA

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu dün Hakkâri'ye giderek birlikleri denetledi. Kıvrıkoğlu, “Türk ordusu, Türk Silahlı Kuvvetleri halkın, bölgenin emniyetini sağlamakla üstlenmiş olduğu göreve devam edecektir” dedi. AA'nın haberine göre Kıvrıkoğlu şunları söyledi: “Bölgedeki faaliyetlerimiz aralıksız devam edecektir. Dünkü faaliyetlerde maalesef 5 şehidimiz vardır ama bölücü terör örgütüne de çok büyük zayiat verdirilmiştir. Birliklerimiz kahramanca karşı koymuş, gerekli her türlü önlem alınmıştır. Halkımız endişelenmesin.”

PKK
Şemdinli'deki Derecik Jandarma Taburu ile Omurlu Taburu'na dün eş zamanlı saldırı düzenlendi. DHA'nın haberine göre saat 15.00 sıralarında meydana gelen saldırıda Omurlu Taburuna uzun namlulu silah, havan topu ve roketeatarlarla, Derecik Taburu'na da uzun namlulu silahlarla ateş açıldı.
PKK tarafından 2 Temmuz'da kaçırılan AKP Gürpınar İlçe Başkanı Hayrullah Tanış, dün Kuzey Irak'ta serbest bırakıldı. DHA'nın dünkü haberine göre Tanış, İHD Van Şube Başkanı Ömer Işık, Mazlum-Der Van Şube Başkanı Fuat Değer ile iki yakınına teslim edildi.

PKK'nın askeri kanadı HPG'nın Zap lideri Azad Siser, Şemdinli bölgesinde alan kontrolünü ellerinde tuttuklarını söyledi. Fırat Haber Ajansı'nın dünkü haberine göre Siser “Devrimci operasyonların düzeyi de niteliği de artacaktır” diye konuştu.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun Hakkâri'ye gidişi PKK'nın 23 Temmuz'da Şemdinli bölgesine başlattığı saldırılar silsilesinden sonra bir ilke işaret ediyor ve hiç kuşkusuz durumun ciddiyetini teyit ediyor.
Siser'in açıklamaları, örgütün bugünkü saldırı temposunu daha da arttıracağını haber veriyor.
Kıvrıkoğlu Hâkkari'deyken Derecik ve Omurlu taburlarına yapılan saldırılar, konuyu yakından takip etmeyenler ve 23 Temmuz'dan beri gelişmeleri alternatif kaynaklarla karşılaştırmalı şekilde değerlendirme imkanlarına sahip olmayanlar açısından fazla anlam ifade etmeyebilir.
Bununla birlikte Kıvrıkoğlu'nun bölgeye gidişi, son günlerdeki diğer saldırılar bir yana bölgedeki bu iki tabura yapılan eşzamanlı saldırılar dahi örgütün alan hâkimiyeti iddiasını teyit eder niteliktedir.
Hoşa gitsin gitmesin, PKK 23 Temmuz'dan beri bulunduğu ve sürekli olarak askeri birliklere saldırdığı bölgeden peşpeşe yapılan ve hâlâ devam eden operasyonlara rağmen sökülüp atılamamıştır. Örgüt bölgedeki askeri birliklere tekrar tekrar saldırmakta, o birliklere giden takviye ve ikmal konvoylarını vurmakta ve uygun gördüğünde yol kesip kimlik denetimi yapmaktadır.
Kıvrıkoğlu'nun bölgeye gidişinin nedeni de budur. TSK önümüzdeki günlerde örgütün üstüne daha güçlü bir şekilde yüklenecektir.
Ama ne olursa olsun bu bir savaş halidir ve kamuoyu bu savaştan 'bütün' boyutlarıyla haberdar değildir.
O nedenle 28 Temmuz'da sorulan “Şemdinli'de ne oluyor?” sorusu hâlâ geçerliliğini korumaktadır.

 

YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.