Şemdinli'nin Ankara versiyonu

PKK'nın 23 Temmuz'da başlattığı Şemdinli saldırısıyla ilgili ilk kez kapsamlı sayılabilecek bir açıklama yapıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama, örgütün 'alan hâkimiyeti' iddiasını örtük biçimde teyit ediyor.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

7 AĞUSTOS 2012 SAAT:18.00
ANKARA

İçişleri Bakanlığı dün bir yazılı açıklamada yaparak “Hakkâri’de yaşanan terör saldırıları ve gerçekleştirilen operasyonlar hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi ihtiyacı doğduğu” belirtildi.
Anadolu Ajansı’nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada, PKK’nın temmuz ayının son günlerinden itibaren Hakkâri’de kaos ve karışıklık ortamı tesis etmek amacıyla yol kesme ve kimlik kontrolü yapma girişimlerinde bulunduğu belirtilerek örgüt mensuplarını etkisiz hale getirmek, bölgede huzuru ve güvenliği sağlamak amacıyla güvenlik kuvvetlerince operasyonlar gerçekleştirildiği ifade edildi.
Açıklamada güvenlik kuvvetlerinin etkinliğini arttırmak, etki alanlarını genişletmek ve alan hâkimiyetini sağlamak amacıyla ihtiyaca göre ilave kuvvetlerin bölgeye sevk edildiği bildirildi.
Açıklamada yapılan operasyonlar neticesinde kaos ve karışıklık meydana getirme çaba ve düşüncesinin alınan tedbirlerle önlendiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bölgedeki bölücü terör örgütü mensuplarını yakalamak ve etkisiz hale getirmek maksadıyla karadan ve havadan operasyonlara devam edilmektedir. Nihai sonuç alınana ve bahse konu bölge teröristlerden tamamen temizlenene kadar operasyonlara devam edilecektir.”
CHP, “Terör olayları ile Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu iç ve dış tehdit konularının görüşülmesi için” Meclis’i 14 Ağustos’ta olağanüstü toplantıya çağırdı.

SURİYE

Türk askerlerinin yaklaşık 20 araçla ve helikopter desteğinde Süleyman Şah Türbesi’ne gittiği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde askeri konvoyun önceki gece Özgür Suriye Ordusu’nun ve helikopterlerin eşliğinde bölgeye gittiği ifade edildi.

PKK

PKK’nın askeri kanadı HPG, Diyarbakır-Bingöl karayolunda 3 asker ile Tunceli’de alıkoyduğu bir müteahhidin kimliklerini açıkladı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Çukurca’da eylemlerin devam ettiği belirtildi.
DHA’nın haberine göre Şemdinli’ye 35 km uzaklıktaki Ulaşan ve Taşlıçay köyleri arasında askeri konvoya PKK tarafından mayınlı saldırı düzenlendi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

1921’den beri Türkiye toprağı olarak kabul edilen Caber Kalesi’ne değişim amacıyla da olsa karadan gönderilen askerler, Suriye’deki Kürt oluşumuna mesaj niteliği taşıyor.
PKK’nın Şemdinli çevresinde başlattığı ve Çukurca ile devam ettirdiği saldırı kampanyasıyla ilgili Ankara’dan ilk kez olarak yapılan kapsamlı açıklama bölgeye ilişkin zihinlerde oluşan tabloyu örtük biçimde teyit ediyor.
5 Kasım 2007’deki Bush-Erdoğan görüşmesinden sonra başlayan süreçte bu tarz hiçbir açıklamanın yapılmamış olduğu hatırlandığında, açıklamanın kendisi bile bölgede ‘farklı’ bir durumun olduğunu yeterince hissettiriyor.
Örneğin “Alan hâkimiyetini sağlamak için ilave kuvvet sevk edilmesi” ile “Nihai sonuç alınana ve bahse konu bölge teröristlerden tamamen temizlenene kadar operasyonlara devam edilecektir” ifadeleri, örgütün “Alan hâkimiyeti kurduk. Buradan gitmeyeceğiz” eksenli açıklamalarına karşılık geliyor.
Şemdinli’nin resmi versiyonu da önümüzdeki günlerde çok şiddetli çatışmaların kaçınılmaz olduğuna işaret ediyor.

YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.