TAK eylemlere başladı

Dışişleri Bakanlığı, Irak hükümetine Kuzey Irak'ta 7 sivilin Türk uçakları tarafından vurulmadığını bildirdi. Antalya'da plajda dün meydana gelen patlamada 2 kişi yaralandı.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?


26 AĞUSTOS 2011 SAAT:18.00
ANKARA


Dışişleri Bakanlığı, Irak hükümetine Kuzey Irak’taki PKK kamplarına yönelik düzenlenen hava harekâtı sırasında Iraklı 7 sivilin öldürüldüğü yönündeki iddiaların asılsız olduğunu bildirdi. AA’nın dünkü haberine göre Dışişleri kaynakları bölgenin havadan çekilmiş görüntülerinde vurulan hedeflerin uzağındaki bir yolda tespit edilen ve içindeki 7 sivilin öldüğü iddia edilen araç enkazının etrafında hava saldırısına işaret eden en ufak bir kanıtın bulunmadığını söylediler. Haberde 7 sivilin öldüğü yönündeki iddiaların PKK propagandası olduğu kaydedildi.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Terörün inşallah bir an önce bitirilmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Büyük bir operasyon başladı. Bayram sonunda da operasyonlar devam edecek. Terör örgütü silahı bırakıncaya kadar devam edecek” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre kara harekâtı yapılıp yapılmayacağı yönündeki soru üzerine Bakan Eroğlu, “O tür şeyler, yeri gelince açıklanır. Türkiye kuvvetli bir ülkedir. Ordumuz güçlüdür. Hükümetimiz kararlıdır. Gerekli hareketi gösterecektir. Terörle mücadele tam gaz sürecek” diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önceki akşam NTV’de katıldığı bir programda sınır ötesi harekâta herhangi bir uluslararası tepki gelmediğini söyledi. Davutoğlu Irak’taki bölgesel yönetimin PKK’yı o bölgeden temizlemesi gerektiğini, bunu yapamadıkları durumda Türkiye’nin müdahale etmeye hakkının olduğunu vurguladı.
BDP Eşbaşkanı Hamit Geylani, TBMM’ye gitmek için 1 Ekim, doğru bir zaman olarak düşündüklerini belirterek, “Ama yetmiyor, doğru zamanın doğru zemini de olmalıdır. Meclis’e ne zaman nasıl gideceğimizi yetkili kurullarımız, halkımızla danışarak tespit edecektir” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Eşbaşkan Filiz Koçali ise Meclis’e gidip gitmeme iradesinin kendi ellerinde olduğunu ifade ederek “Başlangıçta biz boykot ettiğimizde bunu bir müzakere olarak görüyorduk, ama bu müzakerelerimiz sonuçsuz kaldı. Bundan sonra kararı kendimiz vereceğiz. Ama şu anda kararımızı değiştirecek bir durum ortada yok” diye konuştu.
BDP Milletvekili Leyla Zana, bölgede son günlerde meydana gelen olaylar ve Türkiye’nin Kuzey Irak’ta PKK kamplarına yönelik hava harekâtları üzerine, aralarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Başkanı Barack Obama’nın da bulunduğu liderlere mektup gönderdi. DHA’nın dünkü haberine göre Zana, “Bütün dünya insanlığının tanıklığında, iki yüz yıllık çatışmalı coğrafya artık sükûnet beklentisi içerisindedir. Kürdistan coğrafyası ikinci bir Filistin olmamalı. Sri Lanka benzetmesi akla bile getirilmemeli. Aksi, toplumsal karmaşa ve halklar arası etnik bir savaşa dönüşür. Bu da dünya barışını ve insanlığı daha çok felakete sürükler. Beklentim ve dileğim hem vicdanınızın hem de bulunduğunuz mevkinin gereklerini yerine getirmenizdir” dedi.
Antalya’da Konyaaltı Sahili’nde dün öğle saatlerinde patlama oldu, denize girmeye hazırlanan 2 kadın ellerinden hafif yaralandı. DHA’nın dünkü haberine göre bir görgü tanığı, polise verdiği ifadede, 30-35 yaşlarında, üzeri giyinik, kirli sakallı bir kişinin patlamanın olduğu bölüme gelerek şemsiyenin altında 20 dakika oturduğunu, denize girmediğini ve ayrıldıktan 2-3 dakika sonra da patlama olduğunu anlattı.
Irak’ın sıfır noktasında bulunan Hakkâri’nin Çukurca ile Şemdinli ilçelerinde askeri hareketlilik en üst seviyeye çıktı. DHA’nın haberine göre günlerdir süren askeri sevkıyat dün de devam etti. Sabahın erken saatlerinde Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’ndan art arda kalkan Sikorsky helikopterler, bölgedeki sınır birliklerine asker ve mühimmat taşıdı. Dün öğle saatlerinde ise Van istikametinden gelen 40 zırhlı araç, kent merkezinden geçiş yaparak iki ayrı güzergâhtan Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’na gitti.

PKK

Öcalan’ın avukatları dün ‘hava muhalefeti’ gerekçesiyle müvekkilleriyle görüşmek üzere İmralı’ya gidemediler.
PKK’nın askeri kanadı HPG’nin lideri Nurettin Sofi, Almanya’da yayımlanan Yeni Özgür Politika gazetesinde önceki gün yer alan açıklamasında 14 Temmuz’dan sonra geliştirdikleri misilleme ve caydırıcı eylemlerle hükümetin planlarını deşifre ettiklerini ileri sürdü. Sofi, “Bu, hükümetin son savaşıdır” dedi.
HPG tarafından dün yapılan açıklamada da savaş uçaklarının 25 Ağustos’ta Zap bölgesini bombaladığı ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü bir başka haberinde ise uçakların dün yine Zap’ı bombaladığı ve Kandil üzerinde uçtuğu belirtildi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Geylani ve Koçali’nin sözleri, BDP’nin Meclis’e dönüşe önümüzdeki 2 aydaki gelişmelere göre karar vereceğine işaret ediyor. Boykotu, hükümet ile pazarlıkta bir manivela olarak kullandıklarını ve artık o imkâna sahip olmadıklarını itiraf eden Koçali, Bakan Eroğlu’nun işaret ettiği, yaklaşan büyük çatışmanın seyrine göre hareket edeceklerini, dolayısıyla erken bir açıklamayla ellerini bağlamak istemediklerini hissettiriyor.
Antalya’daki patlama, 21 Ağustos’ta topyekûn saldırıya geçtiğini ilan eden Kürdistan Özgürlük Şahinleri’nin (TAK) ilk eylemi olarak görünüyor.
PKK’dan destek alan ancak örgütsel farklılığı olan TAK, yayımladığı bildiride “Sivil ve turistler konusunda gösterdiğimiz hassasiyet bugünden sonra geçersizdir” ifadesini kullanmıştı.
Eroğlu ve Davutoğlu’nun açıklamaları ile sınır hattına askeri yığınak, Ankara’nın Kuzey Irak’taki PKK kamplarına karadan müdahaleye kararlı olduğunu ve bunun çok yakınlaştığını gösteriyor.




YAZARIN NOTU:

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.