Veda

Radikal Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü'nden 31 Ağustos itibariyle ayrılmama paralel olarak Ekim 2007'de Referans gazetesinde başlayan ve Ekim 2010'dan itibaren ‘radikal.com.tr’ sitesinde devam eden ‘Kuzey Irak Güncesi’ de son buluyor.

Aradan geçen 5 yıl boyunca Türkiye'nin en önemli sorunu olarak gördüğüm Kürt sorunu ve PKK ile ilgili herkese açık kaynakların gündelik olarak taranması ve anlamlı verilerin değerlendirilerek geleceğe dönük kestirimler yapılmasını esas aldım. Bilgisayar çıktıları 45 klasörü, kaleme alınan analizlerin sayısı ise 800'ü buldu.

Türkiye'de benzeri olmayan bir formatta yazı yazarken estetik kaygılarım hiç olmadı. Amacım “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesine uygun olarak konuyla ilgilenenlere derli toplu bir enformasyon kaynağı sağlamak ve yine bu temelde gelişmelerin olası sonuçlarına işaret etmekti. Yıllar boyu art arda gelen yazıları okuma sabrını gösterenlerin kolaylıkla fark edebileceği gibi yapılan kestirimlerin kısa vadede kaydettiği isabet, analizlerin geçerliliğinin kanıtı oldu.

Alışılmışın dışındaki yazı tarzı, Türkiye'de köşe yazarlığından anlaşılandan farklı olduğundan özellikle sosyal medyada kimi eleştirilere de maruz kaldı. Yapılmak istenilenin anlaşılmasını kolaylaştırmak için belli bir aşamada yazıların altına izlenen yöntemi de açıklayan ‘Yazarın Notu'nu eklemek zorunda kaldım. Buna rağmen dar ideolojik kalıplar içine hapsolmuş zihinlere fazla yardımcı olamadığımı üzülerek gördüm.

Karşılığında herhangi bir ücret almadığım yazıları, yazı işleri müdürlüğünün üzerime yüklediği görevleri yaparken hazırladım. Bunun ne anlama geldiğini en iyi gazetelerin gündelik rutinine yabancı olmayanlar bilir.

Kantarın topuzunu kaçırmamak için her yazıyı defalarca okudum. Hatta objektifliği garantilemek için çalışma arkadaşlarıma da okuttum. Gösterdikleri sabır ve yaptıkları uyarılar için onlara müteşekkirim.
Yine de yapılan hatalardan tamamen ben sorumluyum.

Olası spekülasyonları göz önüne alarak yazılarımın ‘radikal.com.tr’ sitesinde yayımlanmaya devam etmesinin önünde bir engel olmadığını ancak kişisel olarak öyle olmasını uygun bulmadığımı ifade etmeliyim.

Bitirirken, büyük bedellere mal olan bu sorunun evrensel standartlara uygun olarak çözülmesi ve toplumsal barışın kalıcı bir şekilde sağlanması için sizlere en tükendiğiniz anda bile yürüyüşünüze devam etme gücü vereceğine inandığım Kartacalı ünlü komutan Hannibal'ın sözleriyle veda etmek istiyorum:
“Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız.”

Hoşça kalın...