Çığırından çıkan üniversite tanıtımları

Bir üniversitenin televizyonlarda ve YouTube'da yayımlanan reklam filminde "451 kahraman aranıyor" sloganı kullanılıyor. Eğitim gibi ciddi bir işin son virajı olan üniversitelerin tanıtım filmleri yazık ki "böyle tanıtımı olan üniversiteden ne köy olur ne kasaba" dedirtiyor.
Çığırından çıkan üniversite tanıtımları

Bu yıl ilk kez; üniversitelerin toplam kontenjanının sınava giren aday sayısını aşması; öğrencilerin üniversiteyi değil, üniversitelerin öğrencileri kovalaması gerçeğini de beraberinde getirdi. Öğrenciyi kıymetli kılan bu kıyasıya mücadelenin yarattığı üniversite reklamları bu yıl, tabir-i caizse çığırından çıktı. Eğitim gibi ciddi bir işin son virajı olan üniversitelerin, hayatımızın tam da ortasına konan garip tanıtım filmleri en komik videolar listesine girerken, bazı üniversitelerin öğrencileri sürrealist klipler çekerek paralel tanıtım filmleri oluşturdular.

17 Temmuzun üniversite tercihleri için son tarih olmasıyla birlikte bu yılki üniversite tanıtım günleri de son buldu. Özellikle vakıf üniversitelerinin hemen hepsi, her tercih döneminde olduğu gibi bu yıl da kıyasıya bir tanıtım ve pazarlama süreci geçirdiler.

Bu yıl ilk kez; üniversitelerin toplam kontenjanının sınava giren aday sayısını aşması; öğrencilerin üniversiteyi değil, üniversitelerin öğrencileri kovalaması gerçeğini de beraberinde getirdi. Öğrenciyi kıymetli kılan bu kıyasıya mücadelenin yarattığı üniversite reklamları bu yıl tabir-i caizse çığrından çıktı. Dijital pazarlama yönünden birbiriyle savaşan, içi parlatılmış cümlelerle hayal satan üniversitelerin tanıtım filmleri bu yıl dost sohbetlerinde bol bol espri konusu olurken sosyal medyada da yankı uyandırdı.

“Sizi temin ederiz böyle bir okul görmediniz” temalı tanıtım çalışmaları sinemalarda film başlamadan önce karşımızda, köprülerde plazmalarda billboardlarda gözümüzün önünde, her film ve dizi arasında ekranlarda, YouTube'da, Facebook'ta, Twitter'da, özetle yaşama alanımızın her köşesinde hayatımızın tam da ortasında idi.

Eğitim gibi ciddi bir işin son virajı olan üniversitelerin, bazı tanıtım filmleri yazık ki birbirinden komik görüntü ve metinleriyle “böyle tanıtımı olan üniversiteden ne köy olur ne kasaba” bile dedirtti. Motosikletle mezuniyet törenine dalmak suretiyle üniversiteye kayıt yaptıran kız mı istersiniz, koridorlarda manasız ve komik danslar eden akademisyenler üzerine kurgulanmış okul filmi mi, üniversite yurdumuzda 3 priz var diyen tanıtım metni mi! Öyle ki; bazı tanıtım filmleri en komik videolar listesine girerken, bazı üniversitelerin öğrencileri sürrealist klipler çekerek paralel tanıtım filmleri oluşturdular.

Ulaşım kolaylığı için ortak noktalardan kaldırılan 'shuttle'lar, televizyon programlarındaki akademisyen paylaşımları, öğrencilerin sorularını rektörlerin sosyal medyadan cevaplaması ise doğal karşıladığımız pazarlama yöntemleri olarak bu yıl da sürdü.

Bugüne dek; kendi “SWOT” analizini yaparak bilimsel ve güvenilir sonuçlar elde eden, ve bu sonuçlarla etkin tanıtım ve pazarlama stratejileri oluşturan üniversiteler kendilerini doğru adaylara, doğru mecralarda, doğru mesaj ve yöntemlerle etkin anlatma yöntemleri geliştirirken, bugün ise sosyal ve kurumsal sorumluluk ilkelerine aykırı hareket etmesi trajedi mi komedi mi karar vermek gerçekten güç.

Bazı üniversitelerin bazı teknik gerçekleri, adaylara kendi sundukları imkanlarmış gibi lanse etmesi belki de eğitim sektöründeki pazarlama tekniklerinin de denetlenmesi gerektiğini bize gösterdi.

Bunun son örneğini, bu yıl yeni açılan bir üniversitede gördük. “Taban Puansız Giriş” sloganını pazarlama stratejisi olarak benimseyen bu üniversite , resmi internet sayfasından bu sloganına “alın teri döken herkese kapımız açık” şeklinde bir açıklama getirdi. Yazık ki bunun adı resmen adayı aldatmaktı. Zira her eğitimci ve bilinçli veli bilirdi ki; bu üniversitenin taban puanının olmamasının ardındaki gerçek sebep; bir bölümün taban puanının, önceki yıl o bölüme giren en son kişinin puanı ve sıralaması ile belirlenmesiydi. Bu durumda yeni açılmış bir üniversitenin taban puanının olması teknik olarak zaten imkansızdı.

Koç Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi ise temelinde ciddi ticari kaygılar yatan bu tanıtım ve reklam çarkında bulunmamayı tercih eden 4 üniversite oldu. Bir okulu en iyi kendi öğrencisi anlatır düşüncesiyle kendi öğrencisini 'call centerlar'ında sigortalı çalıştırarak yıllar önce bir ilke imza atan Kadir Has Üniversitesi her yıl olduğu gibi bu yıl da bu uygulamasına devam etti. Kadir Has Üniversitesi ve diğer üç üniversite kurumlarının anayasasını oluşturan akademik çalışmaları sade bir şekilde adaylarla paylaşarak veli ve adaylarda güven tazeledi.