TEOG'da neler oluyor?

Çocuklarının eğitimine kendini adayan velilerin; bir ülkenin geleceği olan gençlerin kaderini belirleyen bu denli önemli bir sınavın, yetkililerce tamamen bir şans oyununa döndürülmesine öfkesini hayal bile etmek mümkün değil.

2013 SBS sınavlarında yaptığı skandal yanlışlarla 1 milyon öğrenciye ve milyonlarca veliye ızdırap çektiren ve 2013 SBS ile ilgili yargı kararı olmasına rağmen uygulamayan Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl da geleneği bozmadı ve yeni bir skandallar zincirine imza attı.

Türk Eğitim Sistemi’nin temelini oluşturan “Liselere Giriş Sınavı”nın; TEOG’un öncesini ve sonrasını iyi planlamayan, kriz yönetemeyen, hatayı yama usulü kapamaya çalışarak daha büyük hatalara sebep olan, bir çocuğun hayatında sadece bir kez gireceği bir sınavın 120 sorusunu bile hazırlayamayan MEB çığ gibi büyüyen sorunlar yumağında kaybolurken; sistemin, daha doğrusu sistemsizliğin vermiş olduğu zarardan yine en çok öğrenciler etkilendi.

4 tane yanlış soru hazırlayıp, sonra soruları iptal edip, bunun faturasını da o dersten yanlış yapan çocuklara çıkaran, yüzlerce öğrencinin sınavını haksız gerekçelerle iptal edip geleceğini ve ümitlerini elinden alan bir eğitim sistemi. Ve hala koltuklarında oturabilen bu sistemin yetkilileri.

MEB’in, temelinde hiçbir mantık olmayan ilk adaletsiz uygulaması ilk canları yaktı bile. Bilgisayar sisteminin benzerlik ilgisi kurduğu yüzlerce dürüst öğrencinin sınav kağıdı “ikili kopya” denen bir suç adı altında kopya sayılarak iptal edildi. Öğrencilerin sağlıklı sınav ortamını sağlamakla yükümlü olan, herhangi bir kopya durumunda tutanak tutması gereken salon başkanları ve sınav gözetmenlerinin olduğu salonlarda, ortada hiçbir tutanak ve kopya iddiası yokken, muhakeme yapma imkanı olmayan bilgisayarlar yüzlerce öğrencide kopya tespit etti ve sınavlarını iptal etti. Kopya çektiği iddia edilerek sınavı iptal edilen öğrencilerin sınav oturma düzeninde birbirinden metrelerce uzakta, arada pekçok sıra ve öğrenci olacak şekilde oturuyor olması ise son derece trajikomik.

Aynı öğretmenden aynı dersi dinleyen öğrencilerin aynı yanlışı yapması kadar doğal olan bu sonucun sınav iptali ile sonuçlanması ile şok yaşayan velilerin tepkileri ise çığ gibi büyüyor. Bu noktada; aklımda onlarca cevapsız sorular var.

Sınavı haksız yere iptal olan bu çocukların haklı hukuk mücadeleleri sürerken o esnada o çocuklar dava sürecini hangi okulda geçirecek?

Bir sorunun bile bir öğrenciyi yüzlerce öğrenci üzerine çıkardığı ya da aşağı attığı bu sistemde sınavı iptal olan yüzlerce çocuğun sınav kağıdının dava süresince yok sayılmasının ve TEOG yerleştirmelerinin bu yeni sıralamayla yapılacak olmasının getireceği en doğal sonuç olan, “milyonlarca öğrencinin ait olmadığı okulda okuyacak olması” yetkililerce nasıl açıklanacak?

Sınavı haksız yere iptal olan öğrencilerden davayı kazananlar olduğunda zaman nasıl geri getirilecek ve haksız düzende yerleşmiş ve liseye geçmiş olan öğrencilerin durumu ne olacak?

TEOG skandalları yazık ki bununla da bitmiyor. Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz yıl Kasım ayında yapılan 1. TEOG sınavlarının ardından velilerin itirazı üzerine Ankara 13. İdare Mahkemesi 4 soruyu iptal etmiş, Milli Eğitim Bakanlığı ise bu gelişme üzerine, bir üst mahkeme olan Bölge Mahkemesi'nde bu karara itirazda bulunmuştu. Puanların açıklanacağı bugüne kadar üst mahkemeden yanıt gelmeyince sınav sonuçlarını açıklayabilmek adına MEB itiraz hakkından feragat etti. Ve Ankara 13’ncü İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın üst mahkemeye itirazı reddedildi ve bütün öğrencilerin puanları yeniden hesaplandı, sonuçlar da geçtiğimiz gün açıklandı.

İnsanın içini acıtan bir başka adaletsizlik burada da karşımıza çıkıyor. 4 sorunun iptal edilmesiyle puanların yeniden hesaplanmasında en kazançlı grup, bu soruları yanlış yapan öğrenciler oldu. İptal edilen sorularla hesaplanan yeni puanlara göre her sorunun değeri daha da arttı. Mazeret sınavlarında ise adaletsizliğin bir başka yüzü karşımıza çıkıyor. Mazeret sınavlarında soru iptali olmadığı için bu sınava giren adaylar çok daha şanslı. İki sınava girenler arasında eşitlik olması için mazeret sınavından da rasgele soru iptal edilmesi gerekiyor. Aslında bu bile yeni bir dava konusu olabilir.

Öte yandan 4 sorusu iptal edilen TEOG 1. dönem sınavları öğrencilerin karne notlarını ve başarı ortalamalarını da etkiliyor. Öğretmenler tarafından hazırlanan sınıf geçme defterleri ve not cetvellerinin de yaz tatilinde yeniden düzenlenmesi, ve hatta 8. sınıf öğrencilerinin karnelerinin yenilenmesi, buna bağlı olarak da 1.3 milyon öğrenciye verilen takdir, teşekkür ve onur belgelerinin de yeniden düzenlenmesi bile gerekiyor.

Profesyonel derinlikte düşündüğümüzde görüyoruz ki; birbirini takip eden hatalar zinciri, getireceği müspet ya da menfi her neticede sistemin bütününü etkiliyor ve zamanı geri getirmeyi gerektiriyor.

Çocuklarının eğitimine kendini adayan velilerin; bir ülkenin geleceği olan gençlerin kaderini belirleyen bu denli önemli bir sınavın, yetkililerce tamamen bir şans oyununa döndürülmesine öfkesini hayal bile etmek mümkün değil. Ancak esasen burada göz ardı edilen en büyük kayıp; haksızlığa uğrayan ve ülkenin geleceğini emanet edeceklerini söyledikleri bu çocukların devlete olan güvenlerini daha bu yaşta kaybediyor olmaları.