AK Parti'nin 20 milyarlık yolsuzluğu!

Kılıçdaroğlu olmamış ihalenin hesabını sorup, hükümeti suçluyor. Oysa Fatih projesinin eleştirilecek onca yönü var.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Fatih projesine çok ciddi bir itirazı var. Bu proje kapsamında alınması planlanan tablet ve akıllı tahtaların alım şeklinin yapılan bir düzenleme ile Kamu İhale Yasası’nın dışına çıkarıldığını ve en az 20 milyar dolarlık alıma şaibe karıştığını iddia ediyor. Hükümet adına konuşan Hüseyin Çelik ise ‘teknolojik özelliklerin eskimemesi adına böyle bir düzenlemeye gittiklerini’ söylüyor. Günlerdir liderlerin birbirlerine laf çarptıkları 20 milyar dolarlık yolsuzluk meselesinin özü işte bu kadar. Yani ortada henüz bir alım yok, ihale yok olsa bile 20 milyar çok abartılı bir rakam. Bir sıfırı atabiliriz ama kabul edelim 2 milyar dolar da az para değil. Kılıçdaroğlu olmamış ihalenin hesabını soruyor. Oluşmamış suç ile hükümeti suçluyor. Oysa Fatih projesinin eleştirilecek onca yönü var. Mesela ihale şartlarında yükümlü firmaların Türkiye’ye Ar-Ge getirip getirmeyeceği sorgulanabilir. Ya da Fatih projesinin içeriği hâlâ flu, pek çok açık mevcut. Üstelik bunlar paradan çok daha önemli, bir ucu ‘dindar gençlik’ tartışmalarına kadar gidebilir. Hadi geçtim Fatih projesini yahu bu ülkede hâlâ siviller askerlerin savunma harcamalarını denetleyemiyor. Üstelik son zamanlarda yayımlanan anı kitaplarında günlüklerde bu alımlarda alengirli işlerin döndüğü ayyuka çıkmış durumda. Ya da MİT’e, Emniyet İstihbarat’a örtülü ödenekten ne kadar para harcandığını, kimin neyi neden aldığını bilen de yok, soran da yok... Bütün bunlar dururken işe olmayan ihaleden başlamanın adı nedir?
Neymiş ‘20 milyar dolarlık hırsızlık!’

Sakık topu nasıl doksana attı
Herhalde bir anket yapılsa Genelkurmay’ın hazzetmediği politikacılar arasında birinci sırayı BDP’liler alır. Zaten ankete de gerek yok Genelkurmay BDP’li milletvekillerden hazzetmediğini hiç saklamıyor. İşte o BDP’li milletvekillerinin belki de en ünlüsü olan Sırrı Sakık geçen gün hükümete yönelik bir soru önergesini Meclis gündemine taşıdı. Ordu içinde sayıları 100.000’i bulan astsubayların özlük haklarından başlayıp, içhizmet kanuna kadar TSK’nın iç işleyişindeki aksaklıkları sordu. Her ne kadar böylesine bir soru önergesi ile kendi seçmen tabanından biraz tepki almış olsa da siyaseten Sırrı Sakık topu doksana taktı diyebiliriz. Siz eğer kendi iç işleyişinizi yeterince şeffaflaştırıp, aksaklıkları düzenlemek yerine kulaklarınızı yıllar boyu her türlü sese kapatırsanız böyle daha çok golleri kalenizde görürsünüz. Üstelik bu goller öyle bir yerden gelir ki bırakın duyuru yayımlayıp had bildirmeyi, ‘gık’ bile diyemezsiniz. Sırrı Sakık’ın soru önergesi hem bu anlamıyla önemli hem de BDP’nin yerel konulara takılıp kalmayan bir parti olduğunu göstermesi anlamında da öneme sahip.
Bu arada hükümet içlerinde astsubayların da itirazları olan 72 maddelik bir yasa tasarısını TBMM’ye yolladı. Milli Savunma Komisyonu Başkanı Ak Partili Oğuz Kaan Köksal ile yaptığım görüşme sonrasında edindiğim izlenim yasanın bu sınırda kalacağı şeklinde. Oysa bu hali ile astsubayların istekleri eksik olduğu kadar uzman çavuşlar ve sivil memurların da isteklerinden bihaber bir düzenleme. Cin şişeden çıktı bir kere, madem böylesine bir yasal düzenleme yapılıyor komisyon en azından astsubay, uzman çavuş dernekleri temsilcilerine de kulak vermeli. Gerçek bir düzenlemeye yakışan budur.

Ankara’da Beyaz Saray kimin için yapılıyor?
Başkanlık sistemi yeni anayasa değişikliklerini kökten etkileyecek kadar önemli. Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da bunu geçen gün konuştuğumuzda özellikle vurguluyordu. “Başkanlık sisteminin olup olmayacağı bütün anayasanın içeriğini belirleyecektir” derken sonuna kadar da haklıydı. Başbakan Erdoğan’ın ne dediğini anlamak kolay değil. Bir başkanlık sistemi için ‘olmazsa olmaz’ dediğini görüyorsunuz bir de bakmışsınız gelen olumsuz tepkiler karşısında ‘şart değil diğer maddeler ile birlikte tartışılsın’ dediğini duyuyoruz. Oysa anayasa değişkiliğinin bir numaralı maddesi bu tartışmanın sonucu ile belirlenecek ve yeni anayasa bu cevabın üzerine inşa edilecek. İnşaat denilince bu hafta yayımladığımız dipnot tablet’de ilginç bir haber var. JanetNahum mahlası ile yazan ve Ankara kulislerini iyi bilen muhabirimiz Ankara’nın ortasında 300 milyon dolarlık bir Beyaz Saray yapımının ihalesine çıkıldığı haberini yazdı. Atatürk Orman Çiftliğindeki bu başkanlık kampüsü inşaatının yakın bir zamanda başlayacağını duyurdu. Bu haber önümüzdeki anayasa değişikliği ve başkanlık tartışmaları hakkında fikir vermesi adına önemli. Siyasetçilerin farklı gündemleri olması doğal. İlginç olan bu gündemleri bizlere nasıl tıkır tıkır kabul ettiriyor olmaları. Ankara’daki Beyaz Saray haberleri doğru ise biz birbirimizle başkanlık sistemini tartışaduralım çoktan birileri başkanlık tartışmasını bitirmiş sarayını yaptırıyor. Bütün bu tartışmalar da toplumun gazını alıyor o kadar!
Tabii burada önemli bir soru daha var. Biz bu yeni anayasayı “Başbakan Erdoğan ülkeyi daha rahat yönetsin” diye mi yapacağız yoksa ‘daha demokratik bir ülkede yaşayalım’ diye mi? Yoksa asıl mesele Törkiş Beyaz Saray değil.