Fenerbahçe-polis derbisi

Bu beceriksiz polis yönetiminin, taktiğinin, emirlerin hesabını birileri verecek mi?
Fenerbahçe-polis derbisi

Türk futbolunda şike soruşturması başladığı ilk gün, komplo teorileri de havada uçuşmaya başladı. Özellikle basında belli bir kesim sosyal medyada da örgütlenerek cemaatin Fenerbahçe’yi ele geçirmek istediği üzerine bir komplo teorisi inşasına girişti. Bu komplo teorisinin geçen bir yıl içinde farklı varyasyonları dolaşıma sokuldu. Mesela ilk olarak Aziz Yıldırım’ın katıldığı savunma ihaleleri ‘meselesi’ ortaya atıldı. Bu komplo teorisine göre cemaat bu ihaleleri Aziz Yıldırım’ın almasından rahatsızdı, bu yüzden şike operasyonu düzenlenmişti. Gelin görün ki bu komplo teorisinin içi hiçbir zaman doldurulamadı. Zaten bu yüzden devamı da gelmedi... Ardından “Cemaat Fenerbahçe yönetimini ele geçirmeye çalışıyor” komplo teorisi devreye sokuldu. Bu komplo teorisi hem Fenerbahçeli köşeyazarları hem de kulüp yöneticileri tarafından açıktan yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Gelin görün ki Aziz Yıldırım dışında yönetime talip olan bırakın cemaati, neredeyse alternatif tek bir isim bile yoktu. Bu da işlemeyince bu sefer komplo teorisi “Emniyet Fenerbahçe’ye karşı” versiyonuna çevrildi. Köşeyazılarında, tartışma programlarında bu tema dolaşıma sokuldu.
Derbi günü ortamı germek için bir Fenerbahçeli çocuğun bıçaklanarak öldürüldüğü ve emniyetin ilgilenmediği yalanı üflendi. O da tutmadı. ‘Emniyet Fenerbahçe’ye karşı’ versiyonunun en son komplo teorisi biber gazlarını emniyetin içinde cemaatçi birilerinin ithal ettiği, bunları tüketip para kazanmak için Fenerbahçe stadında kullandığı şeklindeydi. Hatta İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın biber gazlarının tüplerini saydığı anın fotoğrafları olduğu yönünde iddialar bile ortaya atıldı. Bu iddia da havada kaldı.
Bu temalar son bir yıldır hem şike davasında hem Fenerbahçe kongrelerinde hem köşeyazılarında hem de televizyon programlarında işlendi durdu. Hafta sonu Fenerbahçe stadında çıkan olaylarda Fenerbahçe taraftarları ile emniyet mensubu polislerin karşı karşıya gelmeleri işte bu sistemli söylemlerin ve tutumların sonucuydu.
Bir de buna şike soruşturması kapsamında tutuklanan hemen herkesin serbest bırakılıp Aziz Yıldırım’ın ısrarla ve inatla tutuklu yargılanması eklenince gerilim iyiden iyiye arttı.
Çağlayan Adliyesi’nde her tutukluluk kararı sonrasında taraftarlar ile polis arasında çıkan çatışmalarda derbi gününün provası yapılmıştı. Fenerbahçe taraftarları polise, polis ise Fenerbahçe taraftarlarına karşı kendisini yeterince doldurmuştu. Sonrası, derbi günü yaşanan malum olaylar...
Emniyet 0 - Fenerbahçe 0
Bu atmosferde cumartesi günü aslında iki derbi oynandı. İlki Galasaray-Fenerbahçe arasındaydı. O bittikten sonra ikinci derbi Fenerbahçe seyircisi ile emniyet güçleri arasında tekme tokat ve biber gazıyla oynanmaya başladı.
Bir yanda sahada polis kovalayan Fenerbahçe taraftarları, diğer yanda Fenerbahçe taraftarını biber gazına boğan emniyet mensupları. Türkiye’den ne kadar rezil olursak o kadar iyi manzaraları.
Ben hâlâ ikinci derbinin ucuz atlatıldığına inanıyorum.
Böyle bir gerilimin ardından kan dökülmemesi bile mucize!
Bütün bu süreci bir kenara koyup işi sadece birkaç taraftarın sıradan taşkınlığına veya emniyetin beceriksizliğine indirgemek ise işin en kolay yolu.
Şike davasından rejim meselesine dönüştürülen bir süreçte gerilimin varacağı nokta zaten burası olacaktı, oldu. Geçmiş olsun! 

Biber gazı terörü
Fenerbahçe-emniyet derbisinde çıkan olaylar sonrasında Fenerbahçe tarafından 47 kişi gözaltına alındı. Emniyet tarafından gözaltını geçtim, açığa alınan tek bir kişi var mı? Yok. Oysa emniyetin biber gazını hoyratça kullandığı görüntüleri izleyince durumun vahametini çok iyi anlıyorsunuz. Kadın ve çocukların da olduğu tribüne 8 biber gazı bombası atıp önünde barikat kuran polisin kafasından ne geçiyordu acaba? Bu insanların gözyaşına boğulup bayılmalarını mı, yoksa dağılmalarını mı planlamışlardı? Olaylara karışan fanatik taraftarlar elbette cezalandırılsın ancak bir de olayların ortasında kalan kadınlar, çocuklar ve masum taraftarlar var. Onların bir kısmının can havliyle ve öfkeyle olaylara karıştığını görüyoruz. Peki bu beceriksiz polis yönetiminin, taktiğinin, emirlerin hesabını birileri verecek mi? Yani emniyet içinde böylesine gergin bir maçta kitleler nasıl yönetilir ve yönlendirilir soruşturması yapılacak mı? Hiç sanmam.

Twitter derbisi
Gergin derbinin bir diğer unutulmaz anı da Ergun Babahan’ın twitter’da Fethullah Gülen’i kastederek ‘yanlışlıkla yazdığını’ iddia ettiği küfürdü. Gelen tepkilere Babahan önce tepki gösterdi, sonra yanlışlık var dedi, ardından bir küfür patlattı. Böylece derbi gecesi Babahan, twitter’da çok konuşulan TT listesine girdi. Bu sırada cemaate yakın isimler twitter’da Ergun’u yerden yere vurdular. Today’s Zaman GYY’si yine twitter’da Babahan’ı işten attı. Ardından Babahan twitter’dan bir özür açıklaması yaptı. Cemaate yakın isimler twitter’da özrün kabul edildiğini söyledi. Fethullah Gülen’in twitter hesabından açıklama yayımlandı. Olay kapandı. Her şey birkaç saat içinde twitter’da oldu bitti! Hay Allahım yahu...