İzmir'in Expo 2020'sini nasıl sel aldı?

Expo'lara başvururken zaten bütün altyapınızı çözdüğünüzü iddia ediyordunuz. İzmir'i sel basınca Expo'yu sel aldı.

Expo bir önceki yüzyıldan beri süregelen olimpiyatlar, dünya kupası gibi küresel organizasyonlardan biri. 5 yılda bir yapılıyor. Paris’te Eiffel’in, Londra’da Kristal Palas’ın yapılma sebebi o zamanki Expo’yu kazanmaları ve bu yapıları simge olarak seçmeleriydi. Geçen yüzyıldan bu yana ülkelerin ihraç ürünlerini sergiledikleri tek organizasyon. Modern zamanlarda her ülkenin küresel bir soruna yaklaşımı ve katkısını sergilediği bilimsel bir fuara dönüşmüş durumda. İçindeki dev pavilyonlarda mimariden teknolojiye, tarihten bilime kadar büyükler için bir lunapark olarak tarif edebiliriz. Türkiye de taa Osmanlı’dan bu yana Expo’lara katılıyor. Hatta Abdülaziz bu nedenle yurtdışına çıkan ilk Osmanlı padişahı olarak tarihe geçiyor. Kazanan şehirlerde yeni iş alanları açılıyor, inşaatlar yapılıyor, şehre yeni bir kültür geliyor. Enerji ve çevre tasarrufu terbiyesi de tüm bunların bir hediyesi oluyor!

Türkiye bugüne kadar bütün bu Expo’lara katıldı, son 2 defadır aday da oldu ama ikisini de kaybetti. 2015’te Milano karşısında kaybetmişti. 2020’de ise büyük bir oy farkı ile Dubai karşısında kaybetti. Bu yarışmayı düzenleyen BİE’nin her ülkeden bir oyu var. Ne kadar oy alırsanız o kadar şanslı oluyorsunuz. Tema ve organizasyon planınızdaki vaatlere göre karar veriliyor. Türkiye, Expo 2020 yarışmasında dünyaya küresel sağlık meselelerinin çözülmesi için bir platform oluşturacağını vaat etti. Buna model olarak da Ak Parti dönemindeki sağlık reformları ve sonuçları sunuldu. Kendi modelini örnek alınacak bir başarı hikâyesi olarak anlattı. Kaybetti.

Gelin isterseniz bu kaybın arkasında yaşananlara göz atalım.

- Seçimin olduğu gün siz rakip şehirlerden birinin büyükelçisi olduğunuzu düşünün. Oylamanın yapılmasına 2 gün kala rakip şehri sel aldığına dair haberleri görseniz ne yapardınız? Ne yazık ki İzmir bunu yaşadı. Expo’lara başvururken zaten bütün altyapınızı çözdüğünüzü iddia ediyordunuz. İzmir’i sel basınca Expo’yu sel aldı…

- İşin biraz dedikodu kısmına bakalım. Bunun için filmi geriye sarmalıyız. İzmir Expo 2020 organizasyon komitesi ilk kurulduğunda İzmir’in önde gelenleri işin içindeydi. Eski Federasyon Başkanı’ndan ünlü işadamlarına kadar pek çok isim komitede canla başla çalışıyordu. Ardından ilk olarak eski İzmir Valisi ile bir çatışma yaşandı. Komitedeki ünlü isimler bu tartışma sonrasında komiteden ayrılınca, bu isimlerle gelen genç isimlerin yerine AK Parti’ye yakın isimler getirilmeye başlandı. Komitenin çalışma şekli değişti. Uluslararası bir yarışma ulusal olarak tekrar ele alınmaya başlandı. Kamu ağırlığını fazla koyunca ekip hantallaştı. Hay bin nepotizm!

- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım başta olmak üzere Sağlık Bakanı, Kalkınma Bakanı, Turizm Bakanı, Dışişleri Bakanı hatta Cumhurbaşkanı Gül Expo’nun Türkiye’ye getirilmesi için canla başla çalıştılar. Hatta bir hafta içinde Meclis’ten Expo yasası bile çıkartmayı başardılar. Haklarını teslim etmek gerekiyor.

- İzmir’in CHP’li Belediye Başkanı komite yola çıktığında yargılanıyordu. Yine de bu yarış Ak Parti ile CHP’nin beraber çalıştığı ilk proje oldu. Ancak yine de İzmir Belediye Başkanı’nın bu paranın başka projelere harcanması taraftarı olduğu konuşuldu. Aslına bakarsanız kamu öylesine projeyi sahiplenmişti ki Belediye Başkanı’nın yapacağı pek de bir şey kalmamıştı! Dannn.

- Expo 2015’te ve Expo 2020’de aynı şehir ve şehrin aynı alanı aday gösterildi. Gelin görün ki İnciraltı alanının imara açılması çok eleştirildi. Zira burası özel mülktü. “Bir şekilde hallederiz” denilerek yola çıkıldı. Kamulaştırma haritalarında büyük problemler yaşandı. 2015 başvurusu sonrası projeler revize edildi. Expo 2020 alanını bu yüzden daralttılar. Bu da bir dezavantaja dönüştü.

- Sunumlarda ‘Herkes için sağlık’ sloganı aslında hiç fena değildi. Master plan iyi hazırlanmıştı. Altında Zaha Hadid’in imzası vardı. Expo adaylığında 4 sunum yapıldı. Haziran ayından itibaren yapılan sunumlar da yarışmanın kendisi kadar önemliydi. Yine de genel olarak dramaturji eksikliği ve bütünlük sunumların hepsine yansıyordu. Bir de tanıtım filmi mevzuu var ona hiç girmeyelim.

- Expo 2020’yi kazanan Dubai’nin lobbying faaliyetleri hakkında çok iddia havada uçuşuyor. Delegelerle neredeyse birebir markaj kurulduğu söyleniyor. BİE üyelerini bir nevi Eurovision’a benzetebiliriz. Herkes komşusunu kayırıyor. Delil yok ama iddialar çok.

- Kabul edelim ki bu sefer Türkiye’nin rakipleri kuvvetliydi. Bir evvelki Expo’ya bunun gibi hazırlansak Türkiye kazanabilirdi, rakipler o zaman daha zayıftı. Dubai’nin bu yarıştaki gücünün hakkını vermek gerekiyor.

- Diplomatik gerilimler, komşularla kavgalar, dünyadaki algınız yani dışarıdan gözüken Türkiye, bilim insanlarınızı, Ar-Ge’nin durumu bu oylamanın sonucunda büyük rol oynadı. Oylanan sadece İzmir değil Türkiye’nin algısıydı.

Expo’yu kaybettik ama bu, uzun bir koşu.

Küsmemek gerekiyor.

Bunları tecrübe olarak görüp yola devam etmeli.

Tam bu noktada bir dahaki Expo için basit bir soru soralım: İzmir’de bu ısrar şart mı?